Öne Çıkanlar Olaylara karışan 16 taraftar hakkında işlem başlatıldı 43R onaylı renkli cam Yerel yönetim ve merkezi yönetim idareleri MHP Yunusemre İlçe Başkanı Buğra Çelikkanat FETÖden meslekten ihraç edilen öğretmen tutuklandı

Özdağ; Örgütlü toplumlar demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır
 Sağlık Sen Manisa Şubesinin Genişletilmiş İl Divan Toplantısı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcıları Semih Durmuş ve Himmet Bayar’la Memur Sen Manisa İl Temsilcisi Mehmet Emin Sofuoğlu’nun katılımıyla Soma’da yapıldı. Sendika yöneticilerinin ve üyelerinin örgütlü bir toplum olarak gerçekleşen İl Divan Toplantısında bir araya geldiğini kaydeden Özdağ, “Örgütlü toplumlar demokrasinin vaz geçilmez unsurlarıdır. Bir ülkede gerçek demokrasi varsa orada örgütlü toplumlar vardır. Örgütlü toplum problemlerini, beklentilerini ve çözüm önerilerini mutlaka sunar. Meşru zeminlerde hakkını almak için her türlü mücadeleyi yapar. Bu hakkını aramak için meşru zeminlerde sokaklara çıkar hak arar, paneller düzenler, sesini ve sözünü yükselterek hakkını alır” dedi.

EMPERYALİSTLER TÜRKİYE’NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMİYOR

Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa İrgat’ın selamlama konuşmasıyla başlayan programda söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerinde yine tek başına iktidar olacağını ifade etti. Siyasetçilerin sadece politikayla uğraşan kimseler olmadığını kaydeden Özdağ, “Sendikacılar, kanaat önderlerini de siyasetçi olarak kabul edebiliriz. Siyasetçiler toplumun nabzını tutan paratonerlerdir. Türkiye’de darbeli yıllarda siyasetçi olmak çok zordu. Türkiye 1950’li yıllarda çok partili hayata geçti. Çok partili hayat ‘Yeter söz milletin’ denilerek Menderes’le başladı. Türkiye yol üstünde bir bağ ve çok güzel bir sevgili. Bu nedenle tüm egemen güçlerin, emperyalistlerin gözü Türkiye’de. Biz Türkler bu topraklara Allah’ın taktiri olarak geldik. Batı Dünyası biz Türklere çok kızıyor. Çünkü İslam’ı yaydık, Hristiyanlığı Dünya dini yapmadık ve dolayısıyla onların sömürmelerine mani olduk. Gitmiş olduğum birkaç ülkede bunu açıkça ifade ederek, “İstanbul, Anadolu Türklerin elinde olduğu sürece size düşmanlığımız devam edecek” dediler. Dedikleri gibi emperyalist batı dünyası sürekli bizimle mücadele ediyor. Önce Menderes seçimde demokrasiyle geldi. Demokrasilerde tüm senaryoları halk yazar. Rolleri halk dağıtır ama bizim ülkemizde hep darbeciler dağıttı, sermaye ve medya patronları dağıttılar, iktidara ortak oldular. Bu ülkede Adnan Menderes, Turgut Özal, Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu siyaset yapmayacak ta kim yapacak? Haksız sermaye sahipleri, şantajcı medya patronları mı, vesayetçiler mi yapacak? Bu memleketin değerlerine uzak olan insanlar mı yapacak? Siyasetçileri sürekli korkutmak istediler bu ülkede. Ben 12 Eylül darbesini yaşayan ve idamla yargılanan bir kişi olarak yıllar sonra acılarıma annelik yapan şehirden Milletvekili olarak parlamentoya gittim. Gittiğim parlamentoda darbeleri ve muhtıraları araştırma komisyonu üyesi oldum. Orada Sayın Recep Tayyip Erdoğan konuşmayı benim yapmamı istedi. Ben o konuşmayı yaptığım gün kelimelerin dudaklarımda kahramanlaştığını hissettim” dedi.

EGEMEN GÜÇLERE MEYDAN OKUYAMAYANLAR SÜRÜNMEYE MAHKUMDUR

“Darbe olduğunda hürriyetimiz elimizden alınmıştı ama şimdi Türkiye’de demokrasi neşet etti” diyen Özdağ, “Siyasetçileri kim korkutursa siyasetçi onların sesi, tercümanı, sözcüsü olur. Bu nedenle siyasetçi sadece iki şeyden korkmalı. Bunlar sandık ve Allah. Ama siyasetçi Türkiye’de hep darbecilerden, sermayedar ve medya patronlarından korktu. Halbuki siyasetçi korkusuz olmalı. Demirel ‘Allah kahretsin şu emperyalistleri Türkiye’yi idare etmek isteyenlere hiçbir şey yapmıyorlar ama yönetmek isteyenlere her şeyi yapıyorlar’ diyordu ve ekliyordu, ‘Ne zaman yönetmek istesem partimden adam ayırttılar, ekonomik kriz çıkarttılar, ya da darbe yaptılar.’ Özal’a’da, Erbakan’a, Muhsin Yazıcıoğlu’na da aynısını yaptılar. Bu topraklarda bağımsız yaşamının bedeli vardır. Biz bu toprakları idare etmeyeceğiz, yöneteceğiz. Yönetmek için de örgütlü toplum olacağız, bağımsız siyasetçiler olacağız, yerli ve milli siyasetçi olacağız, korkusuz olup meydan okuyacağız. Emperyalist egemen güçlere meydan okumayanlar her zaman bu topraklarda sürünmeye mahkumdurlar” dedi.

SİYASETÇİLER YERLİ VE MİLLİ OLMALI

Türkiye’de yıllarca yerli vatan evlatlarının, değerli insanlarının siyaset yapmadığını kaydeden Özdağ, “Hep bu ülkede idare etmek isteyenlere siyaset yaptırılmak istendi ve öyle oldu. Ama son yıllarda direnen insanlar çıktı. Daima direnenler kazanır. Ben hep haksızlıklara, yanlışlara, darbecilere ve de emperyalistlere meydan okudum. Şimdi de parlamentoda meydan okuyoruz Türkiye düşmanlarına ve iş birlikçilerine. Mecliste çıkardığımız yasalarda da meydan okuyoruz. Eğitim sistemiyle 4+4+4’ü çıkartırken kimse yanımızda değildi. Kuran’ı Kerim, Siyeri Nebi yani Peygamberimizin Hayatı ve Osmanlıca Türkçesi bizim dönemimiz seçmeli ders oldu. Osmanlıca Türkçesinin seçmeli ders olmasına ilişkin kanun teklifini ben vermiştim. Başörtüsü de bizim dönemimizde serbest bırakıldı. Bunu Recep Tayyip Erdoğan’dan, AK Partiden başkası yapamazdı” diye konuştu.

GEÇMİŞTE CUNTACILARLA YAPAMADIKLARINI ŞİMDİ TERÖRLE YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR

7 Haziran genel seçimlerinde birinci parti olmalarına karşın tek başına iktidar olamadıklarını belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Türkiye’de çok partiler iktidar oldu ama muktedir olamadılar. Muktedir olmayı sadece AK Parti başardı. Bu nedenle tek başımıza iktidar olmaya devam etmek istiyorduk. AK Parti dönemlerinden önceki iktidarlar her zaman iktidarlarını medya ve sermaye patronlarıyla, cuntacılarla paylaştılar. Ama biz iktidarımızı sadece milletle paylaşmak istedik. İktidarınızı sadece milletle paylaştığınızda başınıza sürekli belalar geliyor ama direnmek zorundasınız. 7 Haziran genel seçimlerinde yüzde 41 oy aldık ama bence başarılıydık. Çünkü bir yandan paralel yapı, bir yandan PKK, bir yandan vesayetçiler bir yandan da emperyalist egemen güçler ve taşeronlarıyla, sermayedar ve şantajcı medya patronlarıyla mücadele ettik. HDP’nin barajı geçmesi için her yolu denediler. HDP’nin barajı aşmasını istemelerinde başka bir proje vardı. Geçmişte Menderes ve arkadaşlarına ne yapmışlarsa aynısını yine yapmak istediler. Kısmen başardılar yüzde 13 oy aldı HDP. Gayeleri AK Partiyi tek başına iktidar yapmamak Anayasayı değiştirtmemekti. Anayasayı referanduma götürtmemekti. Tek başımıza iktidar yapmamaktı. Peki bunu neden yapmak istediler? Çünkü tüm yatırımları yarım bırakmak istediler. Türkiye’nin güçlü ülke olmasını istemediler. Şimdi aynı şekilde 7 Haziran’da tek başımıza iktidar olamadığımız gibi 1 Kasımda da olamayalım diye çalışıyorlar. Geçmişte darbecilerle, işadamlarıyla, medya patronlarıyla yapamadıklarını şimdi bize terörle yapmak istiyorlar. PKK, KCK, DHKPC, TİKKO ile yapmak istiyorlar. Bunlar egemen güçlerin eli olan örgütler. Bunlar ne Kürtlerin ne de Müslümanların temsilcisi” diye konuştu.

TÜRKİYE AK PARTİ İLE GÜNEŞ GİBİ DOĞACAK

Özdağ sözlerine şöyle devam etti; “Beni 2011 yılında Manisa’da AK Parti’den 5. Sıra Milletvekili Adayı olarak gösterdiklerinde ‘AK Parti Manisa’dan 5 Milletvekili çıkartamaz’ demişlerdi. Ben de ‘En az 5 Milletvekili çıkartacağız Manisa’dan’ demiştim. Mezheplerimizi, cemaatlerimiz, ekollerimiz ayrı olabilir. Dağın eteğinde yollar birbirine uzaktır ama zirveye yaklaşıldığında yollarda birbirine yaklaşır. Şimdi hep birlikte Büyük Türkiye ülküsüne koşuyoruz. Özgür ve zengin Türkiye ülküsüne koşuyoruz. Koşmaya da devam edeceğiz. 2011 yılında 4 saat uyudum geri kalan zamanda seçimlere hazırlanmıştım ve Manisa’dan 407 Bin oy almıştık. 7 Haziran seçimlerinden önce Babam sürekli 1. Sıra Adayı olacağımı söylüyordu. 3. Sıradan Milletvekili Adayı oldum. 6 saat uyudum 18 saat çalıştım ve 340 Bin oyla 4 Milletvekili çıkardık. 7 Haziran seçimlerinden sonra tekrar seçim kararı çıktı Sayın Başbakanımız Manisalıların ve teşkilatlarımızın teveccühüyle 1. Sıradan aday gösterdi. Babamın duası kabul oldu. Bununla beraber MKYK Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı oldum. Şimdi 1 Kasım öncesinde egemen güçlere, paralel yapıya karşı el ele çalışma zamanı. Süper ülke Türkiye için ağrı dağının tepesine kartopunu çıkardık. Şimdi 1 Kasım’da inşallah o kartopunu yuvarlayacağız. Tüm yatırımlara aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Özgürlüklerin, fikir, inanç ve teşebbüs hürriyetinin alanını genişletmeye devam edeceğiz. Güneş gibi doğacağız. Tüm mazlum milletler, Türk Dünyası, Balkanlar, Araplar, Afrika’yı 1 Kasım sonrasında tek başına iktidar olacak olan AK Parti hükümetini ve güçlü ülke Türkiye’yi bekliyor. İnşallah bunu başaracağız”  

Gerçekleşen İl Divan Toplantısından önce AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcıları Semih Durmuş, Himmet Bayar, Memur Sen Manisa İl Temsilcisi Mehmet Emin Sofuoğlu, Sağlık Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa İrgat ve sendika üyeleri Soma Şehitliğini ziyaret etti.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42