Her yıl 19 Mayıs geldiğinde, tarihimizin en kritik dönüm noktalarından birini yeniden hatırlıyoruz. 1919’un o karanlık günlerinde, Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, sadece bir kıyıya ayak basmadılar; Türk milletinin küllerinden doğuşunun ilk kıvılcımını yaktılar. İtilaf Devletleri’nin işgali altında ezilen, umudunu yitirmiş bir vatanı, “Ya istiklal ya ölüm” kararlılığıyla ayağa kaldırmanın başlangıcıydı bu tarih.

19 Mayıs 1919, Kurtuluş Savaşı’nın fiili başlangıcıdır. Mustafa Kemal, Osmanlı hükümetinin resmî göreviyle Samsun’a gönderilmişti ama o, bu görevi milletin bağımsızlığı için bir fırsat olarak değerlendirdi. Samsun’dan Havza’ya, oradan Amasya’ya uzanan yolculuk, kısa sürede Erzurum ve Sivas Kongreleri’yle milli iradenin örgütlenmesine dönüştü. Atatürk’ün Nutuk’u bu tarihle başlatması tesadüf değildi; o gün, Türk milletinin kaderini kendi ellerine aldığı gündü.

Bu bayramı Türk gençliğine armağan etmesi ise Atatürk’ün vizyonunun en güzel yansımalarından biridir. “Bütün ümidim gençliktedir” diyen bir lider, Cumhuriyet’in bekçiliğini, geleceğin mimarlığını gençlere emanet etti. 1935’te “Atatürk Günü” olarak başlayan kutlamalar, 1938’de Gençlik ve Spor Bayramı’na, 1981’de ise “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” adını aldı. Spor vurgusu boşuna değil; sağlıklı, disiplinli, güçlü bir gençlik, hem bedenen hem zihnen dimdik ayakta duran bir milletin teminatıdır.

Bugün bu tarihi adımın 107. yılını kutluyoruz. Törenler, spor etkinlikleri, yürüyüşler ve anma programlarıyla Türkiye’nin dört bir yanı coşuyor. Ama asıl mesele, bu coşkunun ötesinde bir sorumluluktur. Gençlerimize düşen, sadece bayramı kutlamak değil; Atatürk’ün mirasını, cumhuriyet değerlerini, bilimde, sanatta, sporda, teknolojide ilerlemeyi içselleştirmektir. Günümüzde dijital dünyanın hızına kapılan, bazen tarihinden kopma riskiyle karşı karşıya kalan gençlik, 19 Mayıs’ın ruhunu yeniden keşfetmelidir: Eleştirel düşünme, vatan sevgisi, birlik ve azim.

Atatürk’ün gençliğe hitabesi hâlâ kulaklarımızda: “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” Bu vazife, her dönemde yeniden yorumlanmalı. Teknoloji üreten, adaleti savunan, doğayı koruyan, bilimi kuşanan bir gençlik, hem Atatürk’ü en iyi şekilde anmanın hem de Türkiye’yi yarınlara güçlü taşımanın yoludur.

19 Mayıs, sadece geçmişe bir selam değil; geleceğe atılmış cesur bir adımdır. O adımın izinde yürüyen, cesaretiyle üreten, emeğiyle geliştiren tüm gençlerimizin bayramı kutlu olsun. Atatürk’ü rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷

Kalın sağlıcakla,