HASAN BARIN 3.06.2026 23:43:00 Her savaş, o savaşta kendisi için savaşanlar olduğu için savaşmayanlardan oluşan kendi zenginlerini oluşturur.

İlk önce iğneyi, bizden olmadığı halde bizden görünenlerden kaynaklı, kendimize batıralım.

Çanakkale Savaşı öncesi iki savaş gemisi alıp savunmamız güçlenecek diye elinde avucundakini veren halk bir yana, bir de;

Yaşasın savaş başlayacak, orduya bol miktarda tahıl lazım, fiyatlar artacak diye sevinen, savaş başladığı zaman da amacına ulaşıp parasına para katan, çoğu Yahudilerden oluşan, İstanbul’daki gayrimüslim tüccarlar vardır.

Şimdi sıra çuvaldızı batırmada:

John Kennedy, Vietnam’ı işgal eden ABD askerlerini çekmenin planlarını yaptığı sırada Dallas’ta Lee Harvey Oswald tarafından milletin gözü önünde suikastla öldürülür.

Oswald yakalanınca konuşacak, arkasındaki esas güç belli olacak diye düşünülürken, Kennedy’i öldüren Oswald’da gece kulübü işletmecisi (ne alakaysa) Jack Rubby tarafından öldürülerek Kennedy cinayeti iyice karmaşıklaştırılır.

Kennedy’in öldürülmesinden birkaç saat sonra onun yerine geçen Johnson, Kennedy’in kısa süre sonra fiiliyata sokacağı planının aksine, Vietnam’da savaşa devam kararı alır.

Böylece 7.5 milyon ton, bilmem kaç milyon mermi imal eden, geneli Siyonist ve Siyonist ortaklarının milyarlarına milyar katmalarının yolu açılır.

Bu arada savaşta ölen ölür;

Kolsuz, bacaksız, tecavüze uğramış, öksüz, yetim, Vietnam Sendromu diye adlandırılan psikolojik rahatsızlık ta dahil, artık ne şekilde kalmışsa, kalan kalır!

Gelelim tarihin biraz bu tarafına;

Norman Schwarzkopf’u tanır mısınız?

Tanıyanların affına sığınarak tanıtayım:

Resmi kaynaklara bir milyon insanın öldüğü, yüzbinlerce çocuğun ana babasız kaldığı, binlerce kadının tecavüze uğradığı, hedef sapma payı iki metre olduğu söylenen, Tomahawk füzesi dâhil en yeni teknolojik silahların kullanıldığı 1. Irak Savaşı vardı ya;

İşte o savaşın koalisyon kuvvetlerinin ABD komutanı!

Koca cüssesinden ve Irak’taki sözde başarısından kaynaklı ünü birleştirilerek “çöl ayısı” unvanını alan kişi.

Aranızda, ne alaka diyenler olabilir.

Biraz bana doğru yaklaşın, dinleyecekseniz alakayı anlatayım:

Schwarzkopf’un adı savaş esnasında o kadar anıldı ki ataları olan İngilizlerin “reklamın iyisi kötüsü olmaz, reklam reklamdır.” sözünü doğrularcasına, koca dünyaya mükemmel bir şekilde isminin reklamını yaptı.

Savaş sonrası isminin reklamını paraya dönüştürmeyi hesap eden “çöl ayısı” savaştan bir yıl sonra besteller’e (en çok satan kitaplar listesi) giren "It Doesn't Take a Hero" (Kahraman Olmaya Gerek Yok) adlı kitabını çıkardı, programlara katıldı, danışmanlık yaptı.

Kahraman olmaya gerek duymadan, ölürken bir faydası olmasa da çok zengin birisi olarak 2012 yılında öldü.

Milyonlarca insanın ölümüne sebep olduktan sonra ölümüne yakın günah çıkarır gibi birkaç çocuğa ve hayır kurumuna yardım etmesi onu kurtarır mı bilmem de, öleli 14 sene olmuş ayılığından eser kaldığını hiç sanmam!

Tarihin kadrajını en yakın zamana, ABD, İsrail-İran savaşına çevirelim!

Savaştan önce, Ha bugün başlayacak, ha yarın; savaş başladıktan sonra da, ha bugün bitecek ha haftaya, Hürmüz kapandı, açılacak, denirken; petrol de, altın da, gümüş te, borsalardaki zikzak hareketleri de hepimizin malumu.

Peki, bu zikzak hareketlerinin önceden haber alındığındaki doğacak kazançları düşünebiliyor musunuz?

Düşündüyseniz;

Bu bilgileri birinci ağızdan öğrenebileceğiniz en baştaki ağız varsa etrafınızda, bir de bu kazancı düşünün.

Savaş başlamadan al ucuzken altını, savaş başladı sat altını. Hürmüz kapandı altının fiyatı düştü al altını. Açılacak söylentisini yay, sat altını.

Bu benzer orantıyı diğer ekonomik materyallerin alış satışlardan da kazanacaklarınla orantıla, devasa bir oran çıkacak!

Daha bitmedi!

Bu çıkan devasa parayı, birinci ağızdan muhtemelen ilk senin duyduğun babanın verdiği nokta atış tüyolarının çok itici gücü olan değer çarpanı ile çarp, çıkacak sonucu bul, bulabilirsen!

Benim matematiğim yetmedi!

Kimden mi bahsediyorum, Trump’ın oğlu olan kendi adını taşıyan, diğer normal insanlara göre Jr. Donald Trump’tan!

Yukarıda verdiğim matematiği hesap edemedim diye üzülmeyin, çünkü kimse hesap edememiş.

Sadece tahmin etmişler.

50 milyon dolarcık olan serveti, milyarlarca dolarcık oluverdiği tahmin ediliyormuş.

Bu gelirler sadece savaştan mı?

Trump amcanın her gittiği yerde neden leblebi gibi Boeing uçağı sattığını merak ettiniz mi?

Trump’ların Boeing firmasının hisse senedine sahip desem!

Her Boeing sattığında hisse senetlerinin değeri artıyor diye de eklesem. Herhalde başka şey söylememe de gerek kalmaz.

Ne güzel dimi?

Satışları imzalatan Trump, kazanan Trumplar.

İran savaşında füzeler bittiği için hızlı bir şekilde füzeler üretilsin diye, bilmem kaç yıllık anlaşmayla siyonist silah şirketlerine bir gecede verilen trilyonlarca dolardan bahsedeyim mi?

Bence gerek yok!

Sonuç olarak;

Birkaç kişinin ultra zenginliği için,

Milyonlarca ölüm…

Ölümden beter ölüm…

Barut kokulu yaşamlar!

Ama sonun sonu da ölüm!

Milyon, milyar dolarcıkların da olsa!

Toprağın altına girdikten belirli bir süre sonra, besin zincirinde yer alacak, mikroskobik bir organizma oluyorsun o kadarcık!

Mezar taşını; senin sattığın silahı kullanan askerin, düşmanından korunmak için siper olarak kullanmayacağını da kimse garanti edemez!

Tabii ki o zamana kadar o da kaldıysa!

Sağlık, huzur, saygıyla; en önemlisi ise

İnsan kalın!