Bir partiyi iktidara talip bir güç odağı yapan kişilerden önce söylemleri, idealleri, yani yapmak istedikleridir. Kişiler, yöneticiler, bu söylemleri benimsemişse ve söylediklerini yapma konusunda halkta bir kanaat oluşturmuşsa değerlidir. Bu nedenle yeni dönemde partileri iktidara taşıyacak söylemler şunlardır:
- Basın ve akademik özgürlüğün tesis edilmesi ve bu özgürlükleri sıkı bir güvenceye alınmasına yönelik uygulamalar,
- Adil, tarafsız ve bağımsız bir yargı düzeninin (tepeden yerele) tesisi için atılacak adımlar, 
- Adaletsiz uygulamara yol açan ceza, ceza muhakemesi vb yasalarda hızla değişiklikler,
- Siyasal partiler yasasında ve mevcut parti yapılarında daha demokratik ve çoğulcu önlemler,
- Seçim sisteminin adil hale getirilmesi ve burada yerelin iradesinin merkeze yansımasına yönelik tedbirler,
- Meclis iç tüzüğüne ilişkin olarak meclisin özgürce ve milletvekillerinin kendi iradesini yansıtabilmelerine yönelik atılacak adımlar,
- Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, daha sıkı güvenceye alınmasına yönelik uygulama ve tedbirler,
- Diyanet teşkilatının toplumun tüm kesimine hizmet sunması ve herkesimini kucaklaması yönünde değiştirilmesine yönelik atılacak adımlar,
- Milli Eğitim sisteminin, bu sistemin sağlıklı ve çağdaş işlemesi için mali imkanlarının bütçeye ek yük getirmeden arttırılmasına yönelik reform düzeyinde atılacak adımlar,
- Milli Eğitim’de eğitim çeşitliliğinin arttırılmasına yönelik yine kamu bütçesine yük getirmeden atılacak adımlar,
- Tarım reformu ve planlaması, bunun için kurulacak kurumlar ve yapılacak uygulamalar,
- Yoğun nüfuslu şehirlerimizden işsiz veya işinden memnun olmayan kesimin tenha bölgelere planlı dağıtımın yapılması, böylece şehirlerimizin rahatlatılması ve hizmet sunumunun arttırılması, 
- Belediye bütçe ve özkaynaklarının devlete yük olmadan arttırılması,
- Kültürel ve sportif etkinliklerin tabana ve mahallelere yayılması için atılacak adımlar, 
- Üniversite reformunun sağlanması, 
- Sanayi anlayış ve yöntemimizin modern sanayi düzenine hızla adaptasyonunun sağlanması, 
- Kanun yapma tekniğinin, meclis denetiminin ve hesapsorulabilirlik ile hesapverilebilirlik imkanlarının geliştiştirilmesi  ve güvenceye alınması...
- Ekonomik kurumlarının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlayıcı düzenlemeler ile bu kurumlarının etkin çalışmasını sağlayacak imkanlara kavuşturulması...
- Vergi reformu ve vergi toplayan kurumların ve yöntemlerinin yeniden tesisi,
BÜTÜN BU KONULARDA TEKNİK KONULARDA ALT PLANDA NELER YAPILABİLİR KONUSUNDA KAFA YORAN VE ÇÖZÜMLER ÜRETEN BİRİ OLARAK Türkiye’nin her anlamda yaşanabilir çağdaş bir ülke olmasının ve herhangi bir partinin de iktidara gelmesinin (iktidarda kalmasının) bu başlıklardaki söylem ve eylemleri olduğuna inanıyorum.
Artık eski şarkıları tekrar edenin değil, yeni bir şarkı besteleyip söyleyenin rağbet göreceği bir dönemdeyiz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ALİ KEMAL AYDIN 2 hafta önce

Sevgili İSMAİL Bey. Bizler VATAN + MİLLET +ÜLKE Olarak olumsuzlukların gerekçesine azınlık olarak minimum seviye tarafından algılana bildiğini ifade edebilirim. Bu düşüncem TİCARET + SİYASET + GENEL Yaşam dâhilinde geçerli olduğunu ifade edebilirim. 1 - Bakmak ayrı bir özellik. 2 – Görmek görebilmek ayrı bir ayrıcalıklı özellik. Bu özelliklere Hâkim olabilenler. 1 – Sorgulama kültürüne özelliğine ve güzelliğine sahip olurlar. 2 – Sahiplenme kültürüne özelliğine ve güzelliğine sahip olurlar. = Süreç içerisinde KALİTE Kavramı hâkimiyeti hayata geçer düşüncesindeyim. SİZ varsanız BİZ varız… SELAMLAR – SAYGILAR……..

banner42