Leyleğin ömrü lak lak’la geçermiş. Büyükşehir yasası yıllar önce mecliste görüşülüp kabul edilmiş ve 30 il Büyükşehir yasası kapsamına girmişti. Günümüze gelinceye kadar tam 5 yıl geçti.

Büyükşehir uygulamalı katı bir Ankara merkeziyetçi bir yapıyı şehir merkezci bir yapıya dönüştürmekten öteye gidemedi. Yerelleşme demokratikleşmeyse o zaman nasıl bir demokratikleşme diye yeniden oturup konuşmamız gerekir. Köy statüsündeki yerleşim yerleri sözde mahalle oldu ama o mahallelere yatırım yapacak alt yapıyı oluşturacak mercii (kamu idaresi ve makam için kullanılan terim) yine Büyükşehir’in insiyatifine veriliyor. Mahalleleri koyun bir kenara ilçelerin kaderinin tayini de Büyükşehir’lerin insiyatifine terk ediliyor.

İlçe belediye gelirlerinin yarısına yakını da Büyükşehir insiyatifine terk ediliyor. Kanalizasyon ve su ilçelerin ana artel yolları Büyükşehir’in tasarrufuna kalıyor. Ancak kesilen her su, patlayan her kanalın sorumlusu ilçe belediyeleriymiş gibi vatandaş Belediye Başkanına hesap sorar oldu. Bu aksayan yönleri tespit ettik ve tüm milletvekillerimize anlatmaya çalıştık. Vekillerimizin tümü bunların giderilmesi konusunda çalışacaklarını söylediler ve tüm halkımızın talepleri doğrultusunda hareket edeceklerini hatta il binalarında basın toplantıları ile ellerinden gelen yasal düzenlemeleri ivedilikle yapacaklarına söz verdiler. Söz verdiler de ne yaptılar bir bakalım. Bu merkeziyetçi yasanın virgülüne bile dokunmadılar. Bu yasal düzenleme için bir önerge dahi vermediler. Biz biliyorduk çünkü; vekillerimiz önerge verme konusunda ne gruba danışabiliyor, ne de meclise sunabiliyor. Manisa’ya gelince konuşuyor olmalarını da anlamak mümkün değil. Manisa’nın sorunu değil bu sorun ülkenin sorunu bu konuda herkesin sus pus olması ilginç ilçe belediye başkanları mutsuz iş yapamaz ve elleri kolları bağlı konumuna geldiler. Bu ucube yasa ile halkımıza olan bağlarımız koparıldı diyorlar. Her ilçenin iki belediye başkanı oluyor biri Büyükşehir’in diğeri ise asıl seçilmiş gerçek başkan ama tam bir hantal yapı oluşmuş ve bu yapı maliyetleri bir hayli yükseltiliyor olması da ayrı bir külfet olduğunu dahi göremeyecek kadar gözlerimizi kısmış. Sadece körler sağırlar birbirini ağırlar misali gelen kendi partilisinin yanına gidip orada sohbet, muhabbet sonrasında ne varsa hallederiz sözleri orada söylenip orada kalıyor. Kimler neler söyledi hepsini biliyoruz. 

Türkiye her bakımdan son derece dinamik bir ülke. Çok hızlı bir şehirleşme süreci yaşıyoruz. Örneğin 1938’de ülkemiz şehir nüfusunun toplam nüfusa oranı %23 iken günümüz %80 civarındadır. Yani 72 milyondan fazla insanımız şehirlerde yaşamaktadır.

Şehirleşme ekonomik olduğu kadar sosyal ve kültürel anlamda da çok önemli bir konuma getiriyor. Birey bu ihtiyaçlarını karşılamak adına şehirdedir. Yoksa hiç kimse doğduğu ve çocukluğunun geçtiği toprakları terk edip şehre göç etmez. O nedenle şehirlerimiz ülkemizin fotoğraflarıdır. Bu fotoğraflar tüm dünya tarafından izlenmektedir. Yerel seçimler, genel seçimlerden çok daha önemli olduğunun bilincinde olmamız gerekir diye düşünüyorum. Çünkü yerelde doğrudan muhatap olabileceğimiz yöneticilerimiz seçiyoruz. O nedenle ben bu Büyükşehir yasalarının tekrar gözden geçirilerek soyut kavramlardan soyutlaşmış somut önerilerle tekrar gündeme taşınmasını istiyoruz.

                                                                                    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42

Haber Sabah
Manset24 Haberleri
Haber Entel