Kamu kesiminde “israf” denilince ilk makam araçlarının gündeme gelmesi israfla köklü bir mücadelenin yapılmadığı şeklinde anlaşılabilir.

Kaynak israfı, enerji israfı ve insan israfı…

Ve başını alıp giden lüks…

Bütün bunlar göz önüne getirilmeden israfı önlemek boş bir hayal olur.

Makam aracı israfı

Türkiye’de kiralama usulü hariç devlete ait 193 bin adet otomobil, minibüs ve otobüs gibi resmi araç bulunduğu yazılıyor. Türkiye resmi araç sayısıyla dünyanın en zengin ve gelişmiş ülkelerinden Almanya ve Japonya’yı 20’ye katlıyor. Bu lüks araçların çoğu da hizmet yerine makam aracı olarak kullanılıyor. Böylesi büyük bir israfa rağmen bu da yetmiyormuş gibi, binlerce araç kiralama yoluna gidiliyor.

Devlet müdür unvanını almış hemen herkese makam aracı ve lojman tahsis etmiş durumda. Bu israf önlenmeli. Türkiye bu kadar zengin bir ülke mi?

Bu araçların şoför, akaryakıt, yağ, bakım gibi giderleri göz önüne alındığında astronomik bir israfın içinde yüzüldüğü ortaya çıkıyor.

Nüfusu Bize yakın olan Almanya 10 bin adet resmi araçla kamu hizmetlerini karşılayabiliyor, bize ise 193 bin araç yetmiyormuş… Acaba Almanya vatandaşına daha az veya eksik hizmet mi sunuyor?

İsrafı önlemek istiyorsak, araç ve lojman israfına son nokta konmalı.

Ya misafirhaneler?

240 bine yaklaşan devletteki lojman ve misafirhane saltanatına ne demeli?

Peki ne olacak?

Böyle geldi, böyle gitmez…

“Allah israf edenleri sevmez.”

Selam ve dua ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42

Haber Sabah
Manset24 Haberleri
Haber Entel