Değerli Dostlarım bugün 06.03.2026 mübarek CUMA günüdür. Bir bireyin güç ve baskı uygulanarak hayatın her alanında karşılaşabildiği fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik yönden bedensel, ruhsal ve maddi açıdan zarar görmesine acı çekmesine neden olan bireysel ve toplu hareketlerin tümüne ŞİDDET denir.
Son yıllarda şiddet ve şiddet olayları çoğalmış bireyleri fiziki ve maddi olarak tehdit eder hale gelmiştir.Öfke kontrolü olmayan sabırsız birbirine tahammülsüz insanlar olduk.Bebeklere çocuklara yapılan şiddet kadınlara yapılan şiddet trafik te şiddet, okulda şiddet,hastanede şiddet, son yıllarda artmıştır. Şiddetin hiçbir türünün kabul edilebilir bir yanı yoktur ve şiddete maruz kalan insanlar kötü durumlara düşmektedirler.Şiddetin yoğun olarak yaşandığı toplumlarda suç oranı yüksek olduğu gibi mutsuzluk da yoğundur.Şiddet gören insanların psikolojik açıdan olumsuz etkilendiği bilinmektedir.Bu insanlar zamanla içine kapanmakta toplumda varlık ve başarı gösterememektedirler.Şiddet gören çocuklar da büyüdüklerinde şiddet uygulayan bireylere dönüşmektedirler Bu nedenle herkesin şiddet konusunda hassas olması ve bunun önüne geçilmesi için sistemli bir şekilde çalışmalar yapılması gerekmektedir. Şiddetin birçok şekli olan mala zarar vermek, cinayet, yaralama, dayak,tecavüz ve rehin alma gibi faktörlerdir. Mustafa Kemal Atatürk ‘’Ey kahraman Türk kadını, sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlarda yükselmeye layıksın!’’ diyerek kadınlara verilmesi gereken önemi vurgulamış ve onlara günümüzde sahip oldukları hakların verilmesi için çalışmalarda bulunmuştur. Kadınlar toplumumuzun en değerli ve en önemli bireyleridir. Ancak bu bireylere ne yazık ki toplum içinde gereken önem ve değer verilmiyor. Gün geçmiyor ki bir kadın cinayeti, bir taciz vakası, bir yaralama haberi duymamış olalım. Kadına şiddeti en çok erkekler göstermektedir. Ne olduğunu bilmeyen erkekler, kadınları kendilerinin bir malı, bir kölesiymiş gibi görüp kendilerinde onlara her türlü kötülüğü, her türlü zulmü gösterme hakkını buluyor. Kendi yaptıklarını kadınlar yaptığında o hakkı onlarda görmüyor ve kendilerince kadınları canice cezalandırıyor hatta öldürüyorlar.
İslam dininin temel kaynaklarında kadına şiddeti tasvip eden, onaylayan ve hatta teşvik ettiği iddia edilen herhangi bir delil (ayet, hadis) yoktur.
Türkiye'mizin kendine özgü yüzyılı geçgin anane,gelenek görenek ve adetleri vardır.Toplumumuzun temel taşı ailedir ve ailemizi birbirine sıkı sıkıya bağlayan başta ahlak olmak üzere eğitim, vicdan, sadakat ve güven üzerine kurulmuştur.Çocukların ailesinden almış olduğu terbiye tüm topluma yansımaktadır.Bizler değerlerimizi maddiyat ekonomi diyerek bir köşeye bırakarak nasıl rahat yaşayayım masa başında nasıl çok para kazanırım sevdasına çocukların iyi eğitim almasını önceliklerinden çıkartarak en güzel para kazanacak fakülteye göre yaşamları ayarlanıyor.Halbuki bize önce ahlaklı terbiyeli hak yemeyen sevgi ve saygı ile büyüyen nesil gerekli.İnsanlara göre hukuk değil,hukukun üstünlüğüne göre insanlar yetiştirilmelidir. Küçük yaşlarda madde, alkol,kumar ve sigara kullanmaya yönelen çocuk ve gençler için acilen eğitim başta olmak üzere gerekli önlemler alınmalıdır şiddeti ancak ve ancak bu şekilde önleyebiliriz.
Bir ülkede kadın ve çocuklar şiddet görüyor, öldürülüyorsa o ülkenin geleceği de ölüyor demektir.İnsan onurunu zedeleyici her türlü söz de şiddettir. Sen düşünceden ibaretsin geriye kalan et ve kemiksin.Gül düşünürsen gülistan olursun, diken düşünürsen dikenlik olursun. Cumamız mübarek olsun,Hayırlı Cumalar dilerim. Malik BİBER.