Bir şehrin kaderini değiştiren şey yalnızca yatırımlar değil, o yatırımları yönlendiren vizyondur. Bu açıdan bakıldığında, Yılmaz Büyükerşen’in belediye başkanlığı döneminde ortaya koyduğu yaklaşımın, Türkiye’deki tüm yerel yöneticiler için adeta bir ders niteliği taşıdığı açıkça görülmektedir.

I M G 20260426 W A0022

Eskişehir, bu vizyonun somut karşılığıdır. Şehir yönetiminin nasıl yapılması gerektiğini anlamak isteyen herkesin gidip görmesi gereken bir örnektir. Gençlere hitap eden sosyal ve fiziksel alanlar, şehrin nefes almasını sağlayan düzenlemeler, kamusal alanların yaşanabilir hale getirilmesi… Bunların hiçbiri tesadüf değildir.

I M G 20260426 W A0024

Odunpazarı bölgesinde tarihi konakların korunarak turizme kazandırılması, atıl durumdaki yapıların restore edilip yaşayan mekânlara dönüştürülmesi bu vizyonun en somut örneklerindendir. Bir zamanlar işlevini yitirmiş bir yapının bugün insanların dolup taştığı bir restorana dönüşmesi, doğru bakış açısının neleri mümkün kılabileceğini gösterir.

I M G 20260426 W A0021

Eskişehir aynı zamanda bir üniversite şehridir. Yüz binlerce öğrencinin bu şehirde kalmayı tercih etmesi, yalnızca eğitimle değil; sosyal yaşamla, erişilebilirlik ile ve şehirle kurdukları bağ ile ilgilidir. Öğrencilerin ders çalışabileceği, sosyalleşebileceği ve kendini ait hissedebileceği alanların varlığı, bu başarının temel nedenlerinden biridir.

Şehrin basınla kurduğu ilişki de dikkat çekicidir. Ayrım gözetmeden tüm basın kuruluşlarına eşit yaklaşım sergilenmesi, iletişimde şeffaflık ve kapsayıcılık anlayışının bir yansımasıdır. Bu yaklaşım, Eskişehir’in tanıtımını güçlendiren önemli bir unsurdur.

Porsuk Çayı’nın şehre kazandırdığı kimlik ile başka şehirlerdeki benzer doğal unsurların değerlendirilme biçimi karşılaştırıldığında, farkın temelinde yine vizyon olduğu görülür. Aynı şekilde üniversite ile şehir arasındaki güçlü entegrasyon da bu bakış açısının bir sonucudur.

I M G 20260426 W A0023

Kısacası, şehir yönetimi yalnızca bütçe meselesi değil; bir bakış açısı meselesidir.

Bugün bazı örneklerde ise, düşük maliyetle kazanılabilecek değerlerin yerine, yüksek maliyetli ama tartışmalı projelerin tercih edildiği görülmektedir. Tarihi veya mevcut bir mekânın, kamu kaynağı kullanılmadan restore edildiği iddia edilse bile, kullanım ve temsil biçimi üzerinden tartışmaların sürmesi, kamuoyunun takdirine bırakılması gereken bir konudur.

Sonuç olarak; şehirleri dönüştüren şey, beton değil vizyondur. Eskişehir bu gerçeğin yaşayan bir örneğidir.