Diyetisyen Hatice Nur Ege Uyardı: “Kontrolsüz İftar İnsülin Direncine Zemin Hazırlayabilir”
Ramazan ayı yalnızca aç kalma süreci değil, aynı zamanda vücudun metabolik olarak yeniden yapılanma dönemi. Ancak uzmanlara göre bu süreci avantaja çevirmek ya da sağlığı riske atmak tamamen iftar ve sahur sofralarında yapılan tercihlere bağlı.
Diyetisyen Hatice Nur Ege, uzun süreli açlık sonrası yapılan ani ve yüksek glisemik yük içeren beslenmenin ciddi metabolik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Ani Yükselen Kan Şekeri Risk OluşturuyorGün boyu düşen kan şekeri seviyesinin, iftarda şerbetli tatlılar, beyaz ekmek ve rafine karbonhidratlarla hızla yükseltilmesi pankreası yoğun insülin salgılamaya zorluyor.
Bu ani yükselişin ardından gelen hızlı düşüş ise:
Reaktif hipoglisemi
Halsizlik ve uyku hali
Artmış yağ depolanması
Uzun vadede insülin direnci
gibi sonuçlara yol açabiliyor.
Doğru Oruç Açma StratejisiUzman önerisine göre ideal iftar planı şu şekilde olmalı:
1–2 adet hurma ve su
Ilık bir çorba
En az 5 dakika mola
Bu kısa ara mideyi ana öğüne hazırlıyor, vagal yanıtı dengeliyor ve kontrolsüz kalori alımını azaltıyor.
Ana öğünde ise:
Izgara kırmızı et veya balık
Zeytinyağlı sebzeler
Ev yapımı yoğurt veya ayran
Karabuğday ekmeği
öneriliyor.
Karabuğdayın düşük glisemik yükü sayesinde kan şekerinin daha dengeli seyrettiği, içerdiği lif ve biyoaktif bileşenlerle kardiyovasküler sağlığı da desteklediği belirtiliyor.
Şerbetli Tatlılara DikkatRafine şeker ve beyaz un içeren tatlıların kan şekerini hızla yükselttiğini belirten Ege, bu dalgalanmanın uzun vadede:
Trigliserid artışı
Kilo alımı
Karaciğer yağlanması
riskini artırabileceğini vurguladı.
Sahurda En Büyük Hata: Beyaz Un ve Trans YağSahurda tüketilen poğaça ve böreklerin genellikle beyaz un ve margarin içerdiğini hatırlatan Ege, margarin içeriğindeki trans yağ asitlerinin LDL kolesterolü artırdığını ve kardiyovasküler risk oluşturduğunu söyledi.
Sahur için önerilen dengeli tabak ise:
Yumurta
Peynir
Ceviz veya zeytinyağı
Bol yeşillik
Karabuğday ekmeği
Bu kombinasyonun gün boyu daha dengeli bir glikoz profili sağladığı ve tokluk süresini uzattığı ifade ediliyor.
“Ramazan Kilo Alma Ayı Değildir”Diyetisyen Hatice Nur Ege, Ramazan’ın doğru planlandığında metabolizmanın dengelenmesi için önemli bir fırsat olduğunu belirterek şu mesajı verdi:
“Önemli olan aç kalmak değil; doğru besinle, doğru yöntemle ve bilinçli tercihlerle oruç açmaktır. Soframız ya metabolik yük oluşturur ya da şifa kaynağı olur. Tercih bizimdir.”
Ramazan’da sağlıklı bir denge kurmak, hem ibadetin hem de beden sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor.
HABER:LEYLA ERDOĞAN



