Kim olduğunu dahi bilmediğim, sözde bir köşe yazarının; Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz’ın Manisa’daki sanayi alanlarından bihaber olduğunu ima eden bir yazıyla karalama politikasına yöneldiğini üzülerek okudum. Kaleme alınan bu yazıdan, yazarın konuyu bilmediği ve birilerinin yönlendirmesiyle hareket ettiği çok net anlaşılıyor.
Oysa Manisa’da herkes bilir ki Mehmet Yılmaz, uzun yıllardır TSO’nun çeşitli kademelerinde görev almış; Bülent Koşmaz ile birlikte bu kurumun içinde yetişmiş, sanayicilerimizin yakından tanıdığı ve sevdiği bir isimdir. Odaya bağlı üyelerin sorunlarını Türkiye genelinde en hızlı şekilde çözmesiyle bilinen bir yöneticidir.
“Çok konuşur” derler; evet, doğrudur. Ama çok da iş yapar, açık sözlüdür ve dürüsttür.
Mehmet Yılmaz bu şehrin yapılanmasını da sanayisini de çok iyi bilir. Hatta sanayisini, birçok kişiden daha iyi bilir. Adını ilk kez duyduğum bu sözde köşe yazarı ise, Yılmaz için Manisa’da yalnızca tek bir organize sanayi varmış gibi ifadeler kullanıyor.
Sayın yazar, Muradiye Organize Sanayi’nin kuruluşunda en büyük emeklerden birinin Mehmet Yılmaz’a ait olduğunun bile farkında değilsiniz. Anlaşılan Manisa’ya yenisiniz. Yazınızdan, bu konular hakkında hiçbir bilginizin olmadığı açıkça görülüyor.
Mehmet Yılmaz, Muradiye Organize Sanayi’nin yönetiminin oluşmasında önemli rol oynamış, büyük gayretler sarf etmiştir. Biz bunun doğrudan tanığıyız.
Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzde 99 doluluk oranına ulaştığını söylüyor Sayın Yılmaz. Bu doğru değil mi?
“Yatırımcılar sıra bekliyor” diyor. Evet, sıra bekliyor; ancak arsa yetersizliği nedeniyle yatırımcı gelemiyor. Bu da doğru. Arsa üretiliyor ama bin metrekare sanayi arsası için 12–13 milyon TL talep ediliyor. Girdi maliyetlerinin tavan yaptığı bir ekonomik ortamda, bu kadar pahalı araziyi hangi sanayici karşılayabilir?
Bunun yanında nitelikli iş gücü ve yüksek yatırım maliyetlerinin de ciddi sorunlar olduğunu dile getiriyor Sayın Yılmaz.
Peki siz hiç “Yerli ve yabancı yatırımcılar neden Manisa’ya gelmiyor?” diye kafa yordunuz mu, sayın kalem?
Söyleyeyim: Bugün belki de dünyanın en pahalı sanayi arsalarını üretiyoruz. Üstelik Sanayi Sicil Belgesi olanlara dahi yapı izni verilmediği yönünde söylentiler var. Bu nedenle sanayicinin Manisa’ya yatırım yapmaktan vazgeçtiğini biliyor musunuz?
Bugün Manisa’da 12–13 milyon TL’ye satılan sanayi arsalarının, Denizli Çardak’ta 4 milyon TL olduğunu; Konya’da ise çok daha ucuz fiyatlara bulunabildiğini biliyor musunuz?
Bunları araştırın, ondan sonra kalemi elinize alın, bay kalem.
Herkes benim odalara karşı duruşumu bilir. Ancak bu sistemi değiştiremiyorsak, sistemin içindeki doğru insanları “tukaka” etmenin de bir anlamı yok. Mehmet Yılmaz’ı Manisa yıllardır tanır. Bugüne kadar bir yolsuzluğunu duyan oldu mu? Varsa çıksın, belgesiyle konuşsun.
Belgesi olmayanların bugün Mehmet Yılmaz’a karşı bir linç politikası yürütmeye çalıştığını görüyorum.
Hayırdır beyler? Arı kovanınıza çomak mı soktu Sayın Yılmaz?
Ben onu bilirim; hep yapar.
Fazla uzatmayacağım. Devamı gelecek haftaya…