Değerli Dostlarım Bugün 29.08.2025 mübarek CUMA günüdür. İlim öğretmek ahlak öğretmek,ceza vermek besleyip büyütmek, ıslah etmek, gözeterek yükseltmeye TERBİYE denir.
Terbiye, insanın davranışlarının yanı sıra, düşünce dünyasını ve kalbini de şekillendirir. Bu yüzden bireyin hem iç huzurunu hem de toplumsal uyumunu sağlayan bir süreçtir.Terbiye etmek yetiştirmek demek olup insanın gelişmesi, büyümesi anlamlarına gelir. İnsan, doğası gereği hem yaratmaya hem yıkmaya meyilli bir varlıktır. Ancak onu yıkıcılıktan uzaklaştırıp yaratıcı, yapıcı ve topluma faydalı bir birey haline getiren güçlerin başında terbiye gelir. Terbiye, sadece görgü kurallarını öğrenmekten ibaret değildir; aynı zamanda insanın iç dünyasında, davranışlarının derinliklerinde, niyetlerinin arka planında şekillenen bir ahlak, bir bilinç, bir öz disiplin meselesidir.
Çocuk vatanın ve milletin geleceğidir. Aile toplumun mihenk taşıdır.Ailenin yetiştireceği ve vereceği terbiye hem çocuk için hem de toplum için çok önemlidir. Devletin çocuk için aileye vereceği destek ve katkı toplumun geleceği içinde çok önemlidir. Son yıllarda toplum olarak hergünümüz trafikte şiddet, hastanede şiddet,okulda şiddet, kadına şiddet,sporda şiddet, işyerinde mobingle geçiyor velhasıl terbiyesizlik tavan yapmış AR damar çatlamıştır. Şiddetin panzehiri nitelikli eğitimdir. Okul açmakla eğitim seviyesi yükselmez ama okullara atanacak liyakat sahibi öğretmenler eğitimin kalitesini yükseltir. Şiddete karşı Polis ve bekçi alımı tabiki yapılsın ama öğretmen 3 misli daha fazla alınsın çünkü şiddetin çözümü eğitim, terbiye, ahlak,kültür, vicdan ve saygıdır. Bunu da tabiki ancak öğretmenler sağlayacaktır. Ailesinden ve okulundan terbiye alan çocuğun alkolle, uyuşturucu maddeyle,hırsızlıkla, gaspla,cinayetle, kavgayla kısacası şiddete eğilimi olmaz çünkü temeli sağlam atılmıştır
Terbiye; hem bireyin kendisine karşı olan sorumluluklarını, hem başkalarına karşı tutumlarını, hem de yaşadığı toplumla kurduğu ilişkileri düzenler. Bu yönüyle terbiye, hem içsel bir disiplin hem de sosyal bir etkileşim biçimidir. Günümüzde eğitim sistemi ne yazık ki sınav odaklı olması nedeniyle öğrencileri ahlaki gelişimden uzaklaştırmakta, sadece başarı odaklı bireyler üretmektedir. Halbuki bir bireyin bilgiyle donanmış olması, onun erdemli bir insan olduğu anlamına gelmez. Aksine, terbiyeden yoksun bir bilgi, potansiyel bir tehlike haline gelir. Okullarda sadece bilgi değil, aynı zamanda ahlaki değerler, empati, sorumluluk ve öz saygı gibi terbiyeye dair unsurlar da müfredatın ayrılmaz parçası haline getirilmelidir.
Toplumsal hayatta terbiye, bireylerin birbirine karşı saygılı, adil ve ölçülü davranmalarını sağlar. Terbiyeli bir toplum, çatışma yerine diyalogu, hakaret yerine nezaketi, baskı yerine anlayışı tercih eder. Terbiye; toplu taşımada yaşlıya yer vermek, trafikte sabırlı olmak, kuyrukta beklemeyi bilmek, çöpü yere atmamak topluluk içinde yüksek sesle konuşmamak, cep telefonu ile yaptığı konuşmanın çevreyi rahatsız etmemesi, iş yerinde veya insanların toplu olduğu yerlerde kokulu yiyecekler yememek gibi küçük ama anlamlı davranışlarda kendini gösterir.Toplumu ayakta tutan şey, sadece yasalar değil, aynı zamanda terbiyedir. Çünkü her davranış yasayla düzenlenemez; bir insanın gözünden utanması, kalbinden çekinmesi gerekir. İşte bu noktada terbiyenin içselleştirilmiş ahlaki gücü devreye girer.
Bilgi tek başına bir erdem değildir; o bilgiyi nasıl kullandığımızı belirleyen ise terbiyedir. Bu nedenle, yeniden terbiye kavramı üzerine düşünmek, birey olarak kendimizi sorgulamak ve hem ailede hem okulda hem de toplumda terbiyeyi yeniden inşa etmek bir zorunluluk haline gelmiştir. Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü söz yürekten gelir dilden çıkar.CUMA mız mübarek olsun. Hayırlı CUMA lar dilerim.Malik BİBER