2019 Mahalli İdareler Seçimi geride kalırken seçim öncesi kaleme aldığım köşe yazımda artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını seçim sonrası, insanımız demokratikleşmeyi konuşacağını belirtmiştim. 1 Nisan itibariyle kalıplaşmış klasik yöntemlerden kendimizi soyutlamamız gerekir diye yazmıştım. Evet Türk halkı taleplerini mesaj olarak hem muhalefet hem de iktidar 17 yıllık çalışma hayatını daha sağlıklı yürütebilmesi için gerekli tüm yasal düzenlemeleri yapmasını, bu düzenlemelerin bir türlü yapılmadığı, seçmenin hükümetten beklentilerinin, insan hayatını, emeği değerli kılacak olan adımların atılmasını ve çalışma hayatındaki düzenlemelerle birlikte Türkiye’nin demokratikleşmesini daha ileri medeniyetler seviyesine yükselmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasıdır.

İleri seviyede demokratik standartları yükseltecek hukuki ve siyasi reformların bir an önce yapılmasıdır. Başta Anayasa olmak üzere siyasi partiler yasası, sendikalar yasası, seçim yasaları ve toplu görüşme yasaları ileri seviyede demokratik ülkeler seviyesine gelmesini sağlamak. Referandumla getirilen Başkanlık Sisteminin hiç te istenilen şekliyle gelmediği ve gerek tüm yasal düzenlemelerin yapılmadığı gözlenmektedir.

Bunun sonucunda demokratikleşme yerine antidemokratik bir yapının oluşmasını sağlamıştır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi doğuştan sakat doğmuştur. Dünyanın hangi başkanlık sisteminde hem genel başkan hem yürütmenin başı olan bir başka ülke var mı bilmiyorum. Milletin önünde büyük engeller oluşturan anayasa siyasi partiler yasası gibi antidemokratik yasalar kalkmadan başkanlık sistemi demokrasi falan getirmez. Başkanlık sistemi kuvvetler ayrılığı prensibine dayanır. Kuvvetler ayrılığı yerine oluşturulan başkanlık sistemi ile tek seçici genel başkanın olduğu bir yapıda yürütmeyi nasıl ayıracaksınız. Kuvvetler bağımsız birbirini denetleyen güçler olmadıkça demokratikleşmeyi beklemek hayal olur. Bununda sağlamanın yolu başkanın siyasi olması, ama genel başkan olması hiç de demokratik bir olay değil. Kuvvetler ayrılığı yerine eleştirdiğimiz parlamenter sistemin fevkinde bir kuvvetler Birliğinin oluşmasını sağlamıştır.

İnsanoğlu yeryüzünde topluluklar halinde yaşamaya başladığı günden bu yana sahip olduğu şartları iyi değiştirmek adına büyük çabalar sarf etmişlerdir. İnsanoğlu neslini idame ettirmek için var gücüyle çalışmış ve toplu yaşamanın belli kurallarını hep araştırmış durmuş. Topraktan çıkardığı hammaddeleri çeşitli yöntemler deneyerek işlemiş ve değişik medeniyetler kurmuştur.

 Medeniyetler arasında farklılıklar oluşmuş ve bu medeniyetlerde yaşayan insanların zeka seviyeleri yeterli düzeydeydi. Fiziksel özellikler bakımından da birbirlerinden üstünlükleri yoktu. Özgür düşünmeyi, düşüncelerini ifade etme becerisi sayesinde farklı fikirlerin oluşması sağlanmıştır. Özgür fikirlerin doğması, geliştirilmesi, uygulanması dolayısıyla siyasal düzenler toplumların geleceğini belirleyen temel felsefeler olmuşturlar. 5 bin yıl gibi çok uzun bir süreç olmayan bir zamanda devletler kurmuşlar.

Krallıklar oluşturmuşlar kralların harcamaları çoğaldıkça vergi matrahlarını arttırmışlar bu vergilendirmeler insanları canından bezdirmiş, İsyanlar başlamış ve bu isyanlarda kendi vergileriyle alınan silahlar kendilerine doğrulduğunu görünce demokratik yöntemler aramışlar ve meclisin korunmasına ve bu meclisin her yöreden nüfusları oranında temsilciler göndermelerini sağlamışlar. Bu temsilciler kralın seçtiğin değil halkın seçtiği temsilcilerdi ve bunun adına demokrasi dendi. Ancak demokrasilerde farklı görüşler ve düşünceler ortaya çıktı bu en doğal insan hakkı demokratik bir tutumdur. İşte bugün seçmen bu seçimde bu mesajı vermiştir. Tek seçici Ankara olmamalıdır. İnsanlara kendi temsilcilerini seçme özgürlüğünü verin! Belediye Başkanları halkın en yakınında ve insanların doğudan muhatap olabileceği yöneticilerdir. İzin verin de beni yönetecek kişiyi ben seçeyim. Sen Ankara’dan benim önüme koyma ve al bunu seç deme! Yani işin kısası Türk seçmeni artık bıktı bu sulta bitsin siyaset yapma isteği olan sıradan vatandaşların önündeki engelleri kaldırsın.

Siyasi partiler yasası yapılanmasından genel başkan seçimine kadar yeniden yapılandırılsın. Ekonomide serbest piyasa ekonomisinin yanında tam rekabet ortamı sağlansın. Girdi maliyetlerini azaltacak formüller üzerinde durulsun. Tarım sektörü ivedilikle sanayileştirilsin ve tarım girdi maliyetlerin düşürülmesi konusunda devlet akaryakıt, tohum, gübre ve ilaçlardan vergi ve fonları kaldırsın. Vatandaş gelir düzeyi eşitsizliğinin asgariye indirilmesi konusunda talepkar. Bu talep değerlendirilsin. Ama önce demokrasi unutmayalım demokrasi ekonomi ile her zaman atbaşı gider.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nurettin_cak45@gamail.com 3 yıl önce

Yani okudum seninle aynı il aynı kaza ve köylü olmadan onur duydum yönetenler hatalarını düzeltmek gerektiğini bilmeliler.

Avatar
Murat Sancak 3 yıl önce

Çok isabetli bir değerlendirme yapılmış.

banner42