Nerelisin? Sorusuna verecek cevap bulmakta zorlanır bazen insan. Mesela benim doğum yerim Kula, büyüdüğüm yer Turgutlu, Alaşehir’de uzun süre başhekimlik görevinde bulunduğum için çoğu kimse Alaşehirli diye bilir. Salihli’de çalışırken siyasete kulaç açtık ve milletvekili seçilmek nasip olduğu için Salihlili diyenler var. Nasrettin Hoca’ya sorulmuş, nerelisin diye, daha evlenmedim demiş. Benim de eşimin annesi Demircili, babası Selendili. O nedenle Selendili ve Demircili de oluyorum. Şu an Manisa merkezde ikamet ediyorum. Kısacası ben Manisa’nın pek çok ilçesindenim. Benim “nerelisin?” Sorusuna cevabım, nereli olmamı istersin?” diye bir soru İle başlıyor ve sonra “Manisa sevdalısıyım” şeklinde oluyor. 

“Nerelisin?” diye sorusuna cevap verdiğinizde, genellikle ardından, “aslen nerelisin?” sorusu gelir. Sohbet gerekli ise verilecek cevap uzun olabilir. Ama kısa kesmek gerektiğinde nüfus cüzdanında "doğum yeri" ibaresinin altındaki kenti söylemek yeterli olacaktır. Zira “baban nereli ise sen de oralısın" ya da "insan doğduğu değil; doyduğu yerdendir" vb şekillerdeki açıklamalar devam eder gider.

Aslında bu sorunun amacı, Yunus’un “Gelin tanış olalım” cümlesinde gizlidir. Tanışmak ve muhabbete giriş için sorulur genelde bu soru. Büyüdüğün ve doğduğun kültür üzerinden bir analiz yapma amaçlı da olabilir. Ya da kendisi ile ortak bir özellik bulmaya çalışmak da olabilir. 

Serdar Tuncer’in bu soruya cevabı “Nerelisin? dedim, “yaralıyım” dedi sarıldık. Hayati İnanç üstat, nerelisin sorusuna “Bayram namazında nerede olmak istersen oralısın” diye cevap veriyor. Oğuz Atay “Nerelisin?” diye sordu. “Yaralıyım” dedim. “İçinden mi?” dedi. “İçimden” dedim, diye derin ve anlamlı bir şekilde cevaplıyor soruyu. 

Nerelisin? Sorusuna Ahmed Arif; "Sevdalıyım." Nazım; "Umutluyum." Zarifoğlu; “Vicdanlıyım."Tezer Özlü; “Yaralıyım."Oğuz Atay; "Azaplıyım." Azer Bülbül; "Belâlıyım." diye karşılık veriyor. 

Hangimiz bu sorularla muhatap olmuyoruz ki? Ülkemizde memleket önemli. Niçin? Çünkü insan kaç nesil gitmezse gitmesin memleket kültürünü üzerinde taşır.  Üç nesil Erzurumluların evine gidiverelim ayran aşı yeniyor mu yenmiyor mu? Hayatında hiç Trabzon'a gitmemiş bir anne ve babası Karadenizli delikanlının düğününde Karadeniz havasını neden çalıyoruz o zaman? Hangi Şanlıurfalı kendinden geçmez Urfalıyam Ezelden'i duyunca? Gitmesek de gelmesek de memleketimizin yemek kültürünü, belli etmemeye çalışsak da konuşma kültürünü ve şivesini, futbol maçı sonuçlarına bakarken bile memleket takımımızın galip gelmesinin hazzını üzerimizde taşıyoruz. Âşık Veysel bir dörtlüğünde memleket hasretini ne güzel dile getiriyorum. “Kokuyor burnuma Sivralan köyü, Serindir dağları, soğuktur suyu,  Yâr mendil göndermiş yadigâr deyi, Gözünün yaşını sil deyi yazmış” 

Nereli olursanız olun, yeter ki “sevdalı” olun. Yeter ki “gayretli” olun, yeter ki, “hülyalı” olun. Milli, yerli, seviyeli, terbiyeli, ahlaklı, edepli olun. En önemlisi muhabbetli ve güler yüzlü olun. Selam ile kalın. 

Dr. Muzaffer Yurttaş
14.04.2022 - Manisa

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42