Değerli Dostlarım Bugün 23.09.2022 mübarek CUMA günüdür. Herşeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar müsamaha göstermeye HOŞ GÖRÜ denir.

    İnsanların hem dünyada hem de ahirette mutluluğunu hedefleyen yüce dinimiz İslam, toplumun düzen ve huzurunu sağlamak için insanlar arasındaki münasebetleri sevgi, saygı, kardeşlik ve hoşgörü temeline dayalı olarak düzenlemiştir.İslam’da hoşgörünün çok büyük önemi vardır. Çünkü hoşgörü; birçok kötülüğün önlenmesine, insanlarla samimi ilişkiler kurulmasına ve güzel dostlukların oluşmasına sebep olur. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki candan bir dost olur.

İnsanların fikir, düşünce ve yaşam özgürlüğünü açıkça sağlayan ve güvence altına alan bir din olan İslam, insanlar arasında gerginliği, anlaşmazlığı, birbirlerinin hakkında olumsuz konuşmayı ve hatta olumsuz düşünceyi (zan) dahi engelleyen ve yasaklayan emirler getirmiştir.Değil terör ve çeşitli şiddet eylemi, İslam, insanların üzerinde fikri olarak bile en ufak bir baskı kurulmasını yasaklamıştır:

   ALLAH masum insanların öldürülmesini haram kılmıştır Bir insanı suçsuz yere öldürmek, Kur'an'a göre en büyük günahlardan biridir:insanları haksız yere öldüren kişiler büyük bir azapla tehdit edilmişlerdir. ALLAH tek bir kişiyi öldürmenin, tüm insanları öldürmek kadar ağır bir suç olduğunu haberini vermiştir. ALLAH 'ın sınırlarını koruyan bir insanın değil binlerce masum insanı katletmek, tek bir insana bile zarar verme ihtimali yoktur. Dünyada adaletten kaçarak cezadan kurtulacağını sananlar, öldükten sonra, ahirette ALLAH 'ın huzurunda verecekleri hesaptan asla kaçamayacaklardır. İşte bu nedenle ölümlerinin ardından ALLAH 'a hesap vereceklerini bilen müminler ALLAH 'ın sınırlarını korumakta büyük bir titizlik gösterirler.ALLAH , müminlere şefkatli, hoşgörülü ve merhametli olmalarını emreder. Dünya; insanoğlunun iyi veya kötü davranışlarıyla renklenir ya da çekilmez olur. Cennete yahut cehenneme döner. Bir insan mutlu olmayı istiyorsa; davranışlarında, sözlerinde insancıllık vardır. Bireyleri içtenleştiren, mutlu eden davranışların ilkini bilindiği üzere hoşgörü çeker. Birey, bu duygu sayesinde insanların fark etmeden yaptıkları kötülükleri hoşgörüyle karşılar.

     Karşımızdaki kişinin bir hatasını gördüğümüzde onu hemen yargılamamak ona olumsuz davranmamak gerekmektedir. Çünkü hepimiz insanız ve hatalar yapabiliriz. Hiç kimse hata yapmak istemez ancak bazen başımıza olumsuz durumlar gelebilir. Önemli olan karşımızdaki kişi ile empati kurarak onun bu davranışı karşısında onu anlamaya çalışmaktır. Hoşgörülü insanlar toplumun diğer fertleri tarafından da daha çok sevilir.

  1. fikirleri yüzünden birbirine düşman bireylerin varlığı hepimizi üzmektedir. Fikir ve görüş farklılığı, iyi niyet ve hoşgörü çerçevesinde geliştiği ve yayıldığı müddetçe, düşünce dünyamıza bir zenginlik katar. Tüm insanların monoton yaşam ve fikirleri paylaşması, insan yapısına zıttır. Tabiki hepimiz farklı konularda, farklı görüşlere sahip olabilir ve farklı görüşler belirtebiliriz. Mühim olan, bu görüşlerin hoşgörü çerçevesinde belirtilmesidir.Bizim inancımızdan olsun veya olmasın, bizim gibi giyinsin veya giyinmesin, bizim gibi düşünsün veya düşünmesin tüm insanların yaşam biçimlerini anlayışla karşılamalı, onları yadırgamak yerine oldukları gibi kabul etmeliyiz. Her insan bu dünyada kendi yolunu kendi belirler ve istediği gibi yaşayabilir. Hele de bize herhangi bir zararı olmadığı takdirde insanları davranışları veya inançları yüzünden eleştirmek, onları incitecek sözler söylemek son derece yanlıştır. İsteyen istediği gibi düşünür, istediğini giyer veya istediğini yer. Bize düşen şey, onları oldukları gibi kabul edip onlara hoşgörü ile yaklaşmaktır. İnsanları yadırgamak, dışlamak bize düşmez. Her insan hata yapabilir. Hata yapanları affetmek, onları doğru yola sevk etmek ve onları hoş görmek büyüklüktür. Biz de hoşgörü içinde yaşayalım ve büyüklerden olalım.Sevgi hoşgörüyü doğurur, hoşgörü barışı doğurur.

   Hoşgörü saygılı olmak nazik olmak bazen de güler yüzlü olmaktır. Zorbalıkla bir şeyi yapmak veya yaptırmak her zaman başarısızlığa götürmektedir. Mesela bir şeyi isterken rica etmek, lütfen kelimesini kullanmak, haksız iken özür dilemek insana hiçbir şey kayıp ettirmez kazandırır. Başarıya ve mutluluğa giden yol hoşgörülü olmaktan geçer. Bu yüzden hoşgörüyü elden bırakmamalıyız. Toplumda sürekli olarak hoşgörülü bireylerin yetişmesi gerekmektedir..

Gerçek anlamda Müslümanlara mahsus olan hoşgörü, ancak Kur'an'ın emrettiği doğrultuda uygulandığında tüm dünyaya barış ve esenlik getirir. Bizi yaratan ALLAH, affetmeyi, kulunu hoş görmeyi sever. Bizler de insanları hoşgörü ile karşılarsak hem o insanların sevgisini ve saygısını kazanırız hem de ALLAH'ı mutlu edecek bir davranışta bulunmuş oluruz. CUMA mız mübarek olsun Hayırlı CUMA lar dilerim Malik BİBER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42