Sevgili Okuyucularım;

       Azerbaycan muhalefet Partisi AHCP’nin Türkiye’de Muhalefet partileri ile kol boyun olması ve bu partinin Genel Başkan Yardımcısı Seymur Hazi'n Türkiye’deki Sayısı (7) yediyi aşan siyasi partiler ile (maşallah) dirsek temasında bulunması artık aşikarlıkla görülmektedir.

Bunda ne var, diyebilirsiniz. TBM’de bulunan Millet Vekillerinden bazılarının “AB’ne” tabi bazı ülkelerde Türkiye aleyhine propaganda yapmasını nasıl tepkiyle karşılıyorsak, Azerbaycan madem kardeş ülkemiz, özelliklede Azerbaycan’ın Türkiye ve Avrupa’da  “Azerbaycan’ın İnkişafının mimarı Haydar Aliyev’in” projesi olan “Hariçte Yaşayanlarla İşüzre Devlet  komitesinin” Hariçte yapılanması Doğrultusunda Azerbaycan Dernekleri Federasyonlarının oluşumunda Ata Yurdum olan, Azerbaycan kökenli Türkü olarak aktif yer almam nedeniyle, Azerbaycan’a yönelik Dış Devletlerde yapılan aleyhte gerçeklerle bağdaşmayan propagandalara sesiz kalmam beklenemez.

     AHCP partisinin Genel Başkan Yardımcısı Seymur Hazi'n  “Polit FM yotube” kanalında canlı yayımında yaptığı açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan’ın dayanışma ilişkilerini bozmak için yaptığı açıklamanın bir bölümünde “Azerbaycan’la Türkiye  “İlham Aliyev ile R.Tayip Er doğan” ile Enerji işbirliği Projesinde yollarını ayırıyorlar” diye yaptığı konuşmaya ilaveten, “İsveç mi NATO'ya girmek istemiyor, yoksa Rusya mı tuzak kurdu? Türkiye bu tuzağa düşüyor imaları, Türkiye İsveç’in NATO üyeliği konusundaki Türkiye’den olumsuz geri bildirim ve tepki almak olduğunu söylüyor. Ama kim bunu neden istiyor. İki önemli versiyon üzerinde düşünmek fena olmazdı.” Diyor. İsveç devleti ve toplumu NATO üyesi olmak istemiyor. Üyelik görüşmeleri devam eden Rusya-Ukrayna savaşının bitmesini beklemek istiyor. İsveç'in uzun süredir devam eden AB ve NATO'dan uzak kalma politikası ulusal stratejisidir “Kremlin'in bölgede aniden saldırgan haline gelmesi ABD güvenlik politikasının dışında kalmayı savunan argümanları” derken kimleri ve hangi ülkeleri kast ediyor. Azerbaycan ve Türkiye bu düşüncelerinin nesrinde yer alıyor?

      Bununla kalmıyor, AB Parlamentosunu rüşvetle suçluyor, Ermenilerden "konyak" almakla suçluyor. Doğrumu, ona göre doğru. Lakin bu ilişkilerde Azerbaycan Cumhurbaşkanını ve Rusya Devlet başkanını da suçlarken, “Rüşvet almayı, İlham  Aliyev’e, müttefiki V.Putin öğretti” diyor.  Azerbaycan’ın meşhur “Havyarını yiyenin onunla (Konyak) içmesi gerektiği bilinmiyor mu?” diye soruyor.  Merak bu ya! Seymur Hazi  yurt dışına çıktığı zaman, acaba kimlere “Havyar” götürmüştür. Konyakla içmek için mi, yoksa başka iş için mi götürdüğü olmuştur. Merak bu ya!

     AHCP partisinin Genel Başkan Yardımcısı Seymur Hazi'n Türkiye’ye  yaptığı son ziyaretinde Maşallah hepte muhalefet partilerini ziyaret etmiş, Eski Büyük Elçi CHP eski Millet Vekilliyi yapan, Uluslararası Denizcilik Örgütü 28. Dönem genel kurul başkanlığına seçilen,1998 yılından itibaren Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için çaba ve faaliyetlerde önemli rol oynayan, 10 Ekim 2009 tarihinde iki ülke arasında Zürih’te “Diplomatik İlişkilerin Kurulması” ve “İlişkilerin normalleştirilmesi” ile ilgili iki protokolün hazırlanmasında ve imzalanmasında da görev alan. Emekli Büyükelçi Ünal Çeviközü ziyaret etmeyi ihmal etmiyor. Çevik öz bilindiği üzre, "Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiğini ifade etmesiyle  Türkiye’de yaşayan Azerbaycan Türkleri tarafından tepkileri topladığı biliniyor.

       Çeviköz, "barışın sağlanabilmesi için öncelikle Ermenistan'ın işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından askerlerini geri çekmesi gerektiğini" söylemeyi ihmal etmiyor. "Cumhuriyet Halk Partisi olarak, şehit düşen Azerbaycanlı kardeşlerimize rahmet, Azerbaycan halkına baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadesiyle açıklamasını bitirmişti. İyi güzel de, “Bu ne perhiz, Bu ne Lahana (Kelem) Turşusu.” Demezler mi?

      Dur Durak bilmiyor Maşallah Seymur Hazi, Sadet Partisi İstanbul genel merkezinde Parti Dış Politikalar Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya’yı ziyaret ediyor.İki ülke arasındaki ilişkileri ve Azerbaycan ve Türkiye'nin gelecekte Türk-İslam coğrafyasında oluşturabileceği örnekler hakkında konuştuğunu,. Bu gün Milletlerimizin ilişkilerine zarar verenler üzerine inşa edilen politikaların doğru olmadığını, vurguluyor. Kimler bu zarar verenler, kimleri ima ediyor?

     Gelecek Partisi  merkezi ile ziyaretine devam ediyor. Partinin Dış Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Türkiye'nin İran ve Rusya Olağanüstü ve Yetkili Büyükelçisi ve Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün ile görüş geçiriyor. “Saygıdeğer diplomat ve siyasetçi ile iki ülke ve partilerimiz arasındaki ilişkilerin bugünü ve geleceği hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Bölgemizi ilgilendiren konuları ele aldık ve kesintisiz iletişimin faydalı olacağı sonucuna vardık.” Diyor. Etiyen Mahçupyan’la görüştü mü? Merak bu ya!

    Son olarak, IYI Parti merkez dış politikadan sorumlu genel başkan yardımcısı, Türkiye Büyük Meclis üyesi, eski Büyükelçi Ahmet Kamil Eroza başkanlığındaki heyetle görüşüyor. Diaspora-Lobi yetkilisi “Mehmet Ali Karamemiş’le. Yapılan görüşmelerde ülkelerimiz ve partilerimiz arasındaki ilişkiler, Bölgemizde barış, refah ve kalkınmanın temel değerlerini konuştuklarını açıklıyor. Rahmetli Elçibeyle, Rahmetli Alpaslan Türkeş’in müşterek birliktelikleri vardı. 1990 lı yıllardan Elçibey taraftarı olduğunu belirterek arkasına sığındığı biliniyor. Neden MHP’yi ziyaret etmediğini merak etmekteyiz. Unutmadan söyleyeyim, İyi Parti Lideri Meral Akşener 6’lı masadan kalktı, kalktı da acaba masanın altında mı olacak, yoksa üstüne mi çıkacak bilinmiyor, bekleyelim görelim!

          Seymur Hazi'n Türkiye ziyareti esnasında daha önceler övgülere tabi tutuğu HDP lideri Selahattin Demirtaş'ın Partisinden kimlerle dirsek temasında olduğu merak ediliyor. Bu şahıs “Garo Palyan”  olabilirmi, ne dersiniz bilemiyorum. Geçmişte, Selahattin Demirtaş’ı savunması ve onun "cesaretini" takdir etmesi ile tanınan Seymur Hazi Azerbaycan halkına da hangi mesajı vermek istediği işin gizemli tarafıdır. Azerbaycan da yaşayan halkın etnik yapısı ne olursa olsun,”Biz Azerbaycanlıyız” diyorlar.

     Seymur Hazi dahil, Azerbaycan iç siyasetinde bazı muhalif siyasetçiler, Azerbaycan'daki olası değişimin ancak Türkiye'deki değişime bağlı olduğunu açıkça ifade ediyorlar. Azerbaycan muhalefetini ürküten bir konuda, Azerbaycan'ın Batı ile ilişkilerinin gelişmesi ve işbirliğinin yaygınlaşması AHCP başta olmak üzere sürekli dışarıdan destek bekleyen muhalefetin umutları yok olarak, adeta kollarını ve kanatları kırılmaktadır. Sürekli yurt dışındaki hamilerinin desteğini alamayan muhalefet, ezberledikleri nakaratları tekrarlıyorlar. “Azerbaycan'da “arzuladıkları” değişimin Türkiye üzerinden gerçekleşeceğine halkı inandırmaya çalıştıkları” izlenmektedir. Azerbaycan’ın iç siyasetine harici ülkelerden karışmaları uygun bulmadığım gibi, Azerbaycan’dan Seymur Hazi’nin Türkiye iç siyasetine karışmasını da uygun bulmamaktayım. O nedenle duyarsız kalmak istemedim.

   Bahsedilenler, Azerbaycan'da siyasi süreçleri etkileme gücünü yitiren ve deyim yerindeyse "siyasi olarak hadım edilen" AHCP yönetiminin, Türkiye'deki değişimi son bir umut olarak görmektedir. AHCP liderlerinin bu hayalini gerçekleştirmek için Türkiye'de "6'lar masasını" kazanmasına bel bağlamış olması, siyasetin bataklığında çırpınması demektir.

    Seymur Hazi'nin Türkiye ziyaretinin özünü ve gerçek hedeflerini bu noktada daha net görmek mümkündür. Yaptığı toplantılar ve dile getirdiği görüşler, Seymur Hazi'nin Türkiye ziyaretinin AHCP önderliği tarafından planlanmış bir sanki “gizli görev" gibi olsa da, “Deve kuşu kafasını kuma gömmüş misali” olaylar açıkça görülmektedir. Bu misyon’un temel amacı, HDP gibi önemli bir oy oranına sahip partinin "6'lı masa" ile işbirliğini geliştirmek ve aralarında mekik dokuma görevini yüklenmektir galiba. Partiler arasında bir pazarlık aracı haline geldiğinden ve HDP'nin desteğini "6'lı masa’ya" taşımaya çalıştığından kim senin şüphesi yok.

   Aslında Seymur Hazi'nin Türkiye'deki faaliyetlerinin gerçek nedenlerini ve vermek istediği mesajları sosyal medyadaki son paylaşımlarında net bir şekilde görmek mümkün. AHCP genel başkan yardımcısının Selahattin Demirtaş'ı neden savunduğundan ziyade neden Türkiyenin iç siyasetinde yer almaya çalıştığı düşündürücü olmaktadır.

    Bu süreç, Azerbaycan’ı ve Türkiye’yi nereye taşıyacaktır göreceğiz.

       Sağlıklı yaşayın, sağlıcakla kalın.

    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42

Haber Sabah
Manset24 Haberleri
Haber Entel