Konuşmasında geri dönüşümün yalnızca bir çevre meselesi olmadığını, aynı zamanda ekonomik kalkınma açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Aydın, kullanılan hemen her maddenin geri dönüşümünün mümkün olduğunu, geri dönüştürülemeyen atıkların ise çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konuda toplum olarak çok daha duyarlı olmamız gerektiğini özellikle örneklerle anlattı.
Aydın’ın verdiği örnekler, konunun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Doğaya bırakılan sıradan bir pet şişenin doğada yok olmasının çok uzun yıllar alabildiğini hatırlatan Aydın, bazı plastik türlerinin 400-500 yıl, pillerin yaklaşık 300 yıl, kâğıdın ise birkaç ay içinde doğada çözündüğünü belirterek, her atığın çevre üzerindeki etkisinin farklı olduğunu söyledi. Buradaki temel meselenin, insanlığın kısa sürede tükettiği ürünlerin doğa tarafından çok uzun sürede yok edilebilmesi olduğunu vurguladı. Yani biz birkaç dakikada tüketiyoruz, doğa ise bunun bedelini yüzyıllar boyunca ödüyor.
Geri dönüşümün yalnızca çevreyi korumadığını, aynı zamanda doğal kaynakların israfını da önlediğini belirten Aydın, örneğin bir ton atık kâğıdın geri dönüştürülmesiyle 16-17 ağacın kesilmekten kurtulabileceğini söyledi. Bunun yanında geri dönüşüm sayesinde üretim süreçlerinde daha az enerji harcandığını, maliyetlerin düştüğünü ve sera gazı salımının da önemli ölçüde azaltılabildiğini ifade etti. Özellikle enerji tasarrufu açısından geri dönüşümün ülke ekonomisine büyük katkı sunduğunu dile getirdi.
Aydın, gelişmiş ülkelerin geri dönüşümden ciddi gelirler elde ettiğine de dikkat çekti. Almanya’nın bu alanda yıllık milyarlarca dolarlık gelir sağladığını, Türkiye’nin ise potansiyeline rağmen çok daha geride kaldığını belirtti. Bu durumun, geri dönüşüm sektörüne yeterince stratejik bir alan olarak bakılmadığını açıkça gösterdiğini söyledi.
Türkiye’de geri dönüşüm sektörünün hak ettiği değeri göremediğini üzülerek ifade eden Aydın, bu alanın adeta “üvey evlat” muamelesi gördüğünü söyledi. Özellikle Manisa’da organize sanayi bölgelerinde geri dönüşüm sektörüne yeterince yer verilmediğini, bu alanda faaliyet göstermek isteyen girişimcilere uygun alanların tahsis edilmediğini belirtti. Oysa geri dönüşümün artık küçük çaplı bir iş değil, başlı başına önemli bir sanayi kolu olduğunun anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasının sonunda geri dönüşümün sadece bugünü değil, yarını da ilgilendiren bir mesele olduğunu belirten Aydın, daha temiz bir çevre, daha güçlü bir ekonomi ve daha yaşanabilir bir gelecek için toplumun her kesiminin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Çocuklara, gençlere ve üniversite öğrencilerine bu bilincin mutlaka kazandırılması gerektiğini ifade eden Aydın, duyarlılığından dolayı Prof. Dr. Cüneyt Yenal Kesbiç’e, ayrıca konuşmayı dikkatle dinleyen ve sorularıyla katkı sunan öğrencilere teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
HABER: LEYLA ERDOĞAN