Tarih: 6 Şubat 2026 - Manisa
Yer: Yunusemre Belediyesi Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı Konferans Salonu
Konu: Manisa Hataylılar Derneği tarafından düzenlenen 6 Şubat 2023 Depremlerini Anma Programı
Manisa Hataylılar Derneği başkanı sayın Aysan Soylu ve eşi Ayşen Soylu’nun daveti ile 6 Şubat 2023 Depremlerini Anma Programına katıldık.
Program öncesi bekleme alanında diğer davetliler ile tanışma ve sohbet etme imkanı bulduk. Bu arada Hatay yöresine özgü ikramları tanıma ve tatmak nasip oldu. Özellikle ceviz ve patlıcan reçeli ile kömbe favorim oldu.
Programda önce depremlerle ilgili bir sinevizyon gösterimi, ardından dernek başkanının bir konuşması oldu. Daha sonra Manisa CBÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Sezgin hocanın “Batı Anadolu’nun Başına Gelen En Büyük Felaket: MS 17 Depremi” başlıklı bir sunumu vardı. Manisa Aiagai Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Bergama Antik Kenti Kazı Heyeti Koordinatörü olan Yusuf Sezgin hoca güzel ve anlaşılır bir sunum gerçekleştirdi. Lise yıllarımızda sanat tarihi dersleri çok sıkıcı gelirdi. Özellikle sanat tarihi ve arkeolojiyi anlatan kişinin anlatım tarzı çok önemlidir. Çok bilimsel bir dil kullanıldığında dinleyiciler ve izleyiciler sıkışabilir veya hiç bir şey anlamazlar. Ama Yusuf bey yaşanmış bir hikaye anlatır gibi konuyu herkes en iyi şekilde anladı ve dersler çıkardı. Onun sunumundan aldığım kareleri ve bilgileri kendi yorumlarımı da ilave ederek sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bazı kaynaklarda MS 17 Küçük Asya Depremi diye de geçen depremde bugünkü Manisa, Sard ve Alaşehir şehirlerinde aşırı yıkıcı meydana gelmiş ve tam deyimi ile taş taş üstünde kalmamış.
Bu depremlerden bahseden bir tarihçi var Tacitus. Gaius Cornelius Tacitus (veya genel bilinen adıyla Cornelius), MS 56-120 yılları arasında Roma'da yaşamış hatip, avukat, senatör ve tarihçidir. Roma senatosundaki görevleri, Roma tarihi ve imparatorluğun kuzeyindeki Cermenler üzerine yazdığı eserleriyle tanınır. Bu tarihçinin bildirdiğine göre pek çok insanın meydana gelen bu depremlerde evlerinin altında kalarak veya yapıların devrilmelerinden dolayı kaçmaya çalışırken deprem nedeniyle oluşan büyük yarıkların içine düşerek can verdikleri anlaşılıyor. Deprem neredeyse tüm bölgenin fiziksel yapısını değiştirmiştir. Hermos Vadisi (Gediz)’nde tepeler ve dağlar aniden alçalırken ovalar yükselmiştir. Coğrafi şekiller neredeyse tümden yer değiştirmiş. Bir nevi bu bölgede sanki kıyamet kopmuş.
Antik Coğrafyacı Strabon (MÖ 64 - MS 24)
«Geographika» adlı eserinin üç yerinde 17
Depremi'nden söz etmektedir:
«...çünkü depremler günümüzde bile bu dağın (Tmolos /Bozdağ) eteğinde kurulu olan Magnesia, Sardeis ve diğer birçok ünlü kenti tahrip etmiş. ama imparator (Tiberius) onlara vergi muafiyeti vermiş ve kentleri yeniden inşa ettirmiştir».
«... orası (Magnesia) da son zamanlarda ortaya çıkan
depremler nedeniyle harap olmuştur».
«... yakın geçmişteki depremlerde kentin (Sardeis) birçok
evı yok oldu. Ama şimdiki imparator (Tiberius) bu kentin ve aynı kaderi paylaşan diğer birçok kentin yeniden ayağa kaldırılması için çok cömert yardımlarda bulundu».
Romalı ünlü tarihçi Tacitus Annales (Yillıklar) adlıeserinde bu konuya geniş yer vermiştir .(M.S. 1. yy.)Ona göre bu depremden en çok Sardeis (Salihli-Sart) ve Magnesia ad Sipyium (Manisa) kentleri etkilenmişlerdi.
Romalı Doğa Tarihçisi Plinius (Yaşlı Plinius - Plinius Maior) bu depremi Naturalis Historia adlı eserinde şöyle anlatmaktadır: “İnsan hafızasında yer eden en büyük deprem, imparator Tiberius Caesar döneminde meydana gelmiş; Asya eyaletindeki on iki kent tek bir gece içinde yıkıma uğramıştır"
Peki bu kentler hangileridir?
* Sardes (Sart-Salihli)
* Magnesia ad Sipylum (Manisa)
* Temnos (Görece Köyü_Menemen)
* Philadelphia (Alaşehir)
* Aigai (Köseler Köyü - Yunusemre
* Apollonis (Mecidiye)
* Mostene (Çobanisa)
* Hierokaisareia (Beyoba)
* Hyrkanis (Alibeyli)
* Myrina (Aliağa Yakını)
* Kyme (Aliağa)
* Tmolos (Bozdağ?)
Aslında cimriliği ile bilinen imparator Tiberius deprem bölgesine gönderdiği senatörlerden gelen bilgilerin ciddiyeti üzerine bölgeye büyük yardımlar yapmaya karar vermiştir. Bu deprem sonrası,
* 5 yıl vergi muafiyeti
* İmparatorluk hazinesinden mall
* destek
* Yeniden inşa programları
* Bazı kentlere "Caesarea" unvanı
(Sardis, Mostene, Hyrkanis, Kyme) gibi çalışmalar yapılmıştır.
Imparator Tiberius 'un MS 17 yılında, Asia eyaletındekı bırçok kenti etkileyen yıkıcı deprem sonrasında yürüttüğü yeniden inşa ve yardım faaliyetlerinin propagandası amacıyla özel sikkeler (para) bastırdığı tarihi belgelerde yer almaktadır.
Deprem sonrası bölgenin yeniden inşasına büyük destek vermesi nedeniyle bölge temsilcilerinin Sardes kentinde bir toplantı yaptıkları belirtiliyor. Sardeis te bulunmuş bir yazıtta, Sardeis 'te toplanmış olan bazı kent temsilcilerinin yaptıkları bir oylama yer almaktadır. Bu toplantıda yılım sonrası yeniden ayağa kaldırılan kentlerin temsilcileri bu Tiberius'a olan şükranlarını nasıl ifade edeceklerini tartışmışlar ve sonuçta Roma da Tiberius'un bir heykelinin dikilmesine ilişkin kararlarını oylamışlardı. Sonunda Roma’da büyük bir kaide üzerinde Tiberius’un heykeli dikilmiştir.
Buradan çıkartılması gereken dersler:
1) Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmek: MS 17 Depremi, Gediz Ovası ve Bozdağlar bölgesinde 12 kenti yerle bir eden büyük bir felaketti. Bu bölgede neredeyse 250 yılda bir büyük depremler oluşmaktadır. Bu, Batı Anadolu’nun büyük bir deprem fay hattı üzerinde yer aldığını bir kez daha gösteriyor. Bölgemizdeki şehirler, bu tür yıkıcı felaketlere her an hazırlıklı olmalıdır. Özellikle son yıllarda artan depremler, bu gerçeği tekrar hatırlatmaktadır.
2) Yapıların Depreme Dayanıklılığı: Günümüz Manisa ve çevresindeki binaların büyük kısmı, tarihi yapılar ve eski inşa teknikleriyle yapılmıştır. Bu yapılar, günümüzün artan sismik aktivitelerine dayanıklı değildir. MS 17 depremi gibi büyük bir felaketten ders çıkararak, tüm şehirlerin deprem riski göz önünde bulundurularak, binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir. Dağ köyleri ve tüm ovada yerleşilen şehirler olmak üzere bölgede tüm evler, kurumlar, binalar ve yapılar şiddetli depremlere dayanacak şekilde yeniden inşaa edilmelidir.
3) İleriye Dönük Yeniden İnşa ve Yardım Politikaları: Depremler sonrası Tiberius’un bölgeye yaptığı yardımlar, sadece maddi değil, aynı zamanda psikolojik destek sağlamıştır. Bugün de benzer bir yaklaşım benimsenmelidir. Deprem sonrası, sadece binaların inşası değil, afet mağdurlarına moral ve destek sağlanması da çok önemlidir. Yalnızca fiziksel değil, toplumsal olarak da yeniden inşa edilmesi gereken bir süreçten geçiyoruz. Deprem olduktan sonra bölgeye yapışacak yardımlar yerine deprem riski yüksek olan bu bölgeye kentsel dönüşüm için ayrıcalıklar tanınmalıdır.
4) Tarihten Ders Almak: MS 17 Depremi’ni anlatan sunumdan çıkarılacak en önemli ders, hazırlıklı olmanın ve deprem bilincini artırmanın hayati önem taşıdığıdır. Bu büyük felaketin ardından inşa edilen şehirler, insanın doğa karşısında ne kadar kırılgan olduğunu ama aynı zamanda birleşerek, yardımlaşarak yeniden ayağa kalkabileceğini göstermektedir. Bu tarihi belgeler eşliğinde ilkokuldan başlayarak tüm toplumu içine alacak şekilde farkındalık eğitimleri verilmelidir.
Batı Anadolu’nun tarihinde en büyük felaketi oluşturan MS 17 Depremi, sadece geçmişin değil, geleceğin de önemli bir dersidir. Manisa, Salihli, Alaşehir ve çevresindeki antik kentlerin yaşadığı bu büyük felaketi hatırlayarak, bölgedeki yapılar ve toplum için önlem alınması gerektiği bir gerçektir. Tıpkı Roma İmparatoru Tiberius’un bu felakete karşı verdiği tepki gibi, bizler de büyük felaketlere karşı hazırlıklı olmalı, gerekli önlemleri alarak güvenli bir geleceği inşa etmeliyiz. Tarihi bu şekilde okumak gerektiğini düşünüyorum. Sıradan tarihi kronolojiyi anlatmak yetmez. Oradan çıkarılacak dersleri düşünmek gerekir.
Bu vesile ile programın düzenlenmesinde emeği geçen başta dernek başkanı olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Konuyu en güzel şekilde izah eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin Hocamıza şükranlarımı sunuyorum. Kendisi ile daha önce bir program yapmıştık ve bize Aigai Antik Kenti’nde yaptıkları kazı çalışmaları ve kent hakkında bir sunum gerçekleştirmişti. Bir gün bir otobüs ile o tarihi antik kente gezi düzenlemeyi planlıyoruz. Yusuf hocadan bize bizzat rehberlik edeceğinin de sözünü almıştık. İnşallah Bahar aylarında Antik Aigai Kentine bir gezi yapmayı planlıyoruz.
İstiklal Marşımızın yazarı Üstad Mehmet Akif Ersoy’un sözleri ile bitirelim yazımızı;
Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? “Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
Dr. Muzaffer Yurttaş
6 Şubat 2026 / Manisa