Öne Çıkanlar Top Muay Thai sporcusu Rabia Ercan CHPnin Manisa adayları belli oldu Albayrak Cennet elması

TÜRKİYE'DE PARTİ PROGRAM/BEYANNAMELERİNDE  BELEDİYE HİZMETLERİ BAĞLAMINDA ŞİDDET OLGUSU

1. Partiler, seçim beyanname ve programları incelendiğinde, belediye hizmetleri bağlamında şiddet ve suçla mücadele üzerine hiçbir faaliyet öngörmemişlerdir. Oysa son 30 yılda terör, uyuşturucu, fiziksel şiddet, cinsel suçlar ve diğer türlerinde olmak üzere Türkiye'nin en büyük sorunu şiddettir, suçtur.

2. Parti programlarında şiddet genel bir olgu olarak yer almamıştır. Bütün siyasi parti programları analiz edildiğinde, şiddetten anladıkları daha çok kadına şiddettir. Oysa her yüz cinayet olayında ölenlerin 90'ı erkek 10'u kadındır; bu tabloda cinayete kurban giden her yüz insandan 90 erkeği yok mu sayacağız. Bilimsel araştırmalara göre ailede çocuklara fiziksel şiddet uygulamada anneler babalara göre %10 daha fazla fiziksel şiddet uyguluyor ve yine kadınını öldüren erkekleri de başka kadınlar yetiştiriyor. Doğrusu, her tür şiddete karşı sosyal politikalar geliştirmektir. Toplum olarak her tür şiddete karşı uğraşı vermektir. Şiddetle sivil bir seferberlik içinde bütün canlıları dahası her şeyi yani eşyayı bile şiddetten korumaktır.

3. Şiddetli Sivil Mücadele politikalarından söz edilmediği, daha yüksek cezalar verilmesinin savunulduğu. Türkiye özellikle cinsel suçlarda bütün Avrupa ülkeleri arasında en sert cezalar öngören bir ülkedir. O zaman cinsel suçların önlenmesinde farklı yolları da devreye sokmak zorunluluğu vardır.

4. Şiddetin azaltılması/önlenmesi için, sistematik bir süreç olarak önleyici rehberlik, koruyucu

     hukuk ve onarıcı adalet vurgusu yapılmadığı. Şiddeti, suçu daha ortaya çıkmadan önlemek gerekir. Bunun için önleyici rehberlik ve koruyucu hukuk projelerinin, dahası sosyal politikalarının devreye sokulması gerekir. Bunun nasıl olacağına dair Vakfımızın bilimsel araştırma ve uygulama modelleri vardır.

5. Türkiye'nin şiddete/suça maruz kalanlarla ilgili bir TEMEL MAĞDUR KANUNU bulunmadığına 

     dair vurgunun olmadığı,

6. Önemli bir konu olan, Şiddetle Sivil Mücadelede kurumlar kuruluşlar arasında eşgüdümün önemine yer verilmediği, STK'ların bu alanda önemli işlevleri olabileceğinin vurgulanmadığı,

Sonuç olarak, BÜTÜN siyası partiler;

Şiddet ve suç bağlamında programlarını, seçim beyannamelerini yeniden gözden geçirmeli; mahalli hizmetlerde şiddetle, suçla sivil mücadeleyi en önemli sosyal görevleri arasına koymalıdırlar. Şiddetin maliyeti çok yüksek olmaktadır. Sadece bir şiddet türü olarak PKK terörüne son 35 yılda 55 bin insan kurban gitmiş; ve sadece bu terör örgütü ile güvenlik boyutunda mücadeleye bir trilyon dolar harcama yapılmıştır. Yani bir PKK sorunumuz olmasaydı, ülkemizin ekonomik gücü bugün olduğunun yaklaşık 3 katı daha fazla olabilirdi.

Genel tabloya bakıldığında sadece 2017 yılında cumhuriyet Başsavcılıklarında kayda giren şiddet/suç dosya sayısı 8 milyon 479 bin 555'tir. Hukuk mahkemelerindeki 4 milyon dava dosyası da bu sayılara dahil değildir.

Ülkemizde gerçek anlamda, şiddet uğrayan insan sayısının (çocuk, kadın, yaşlı, erkek …) tam ne kadar olduğunu bilemiyoruz. Sadece adalete yansıyan sayılar bile ürkmemiz için fazla bile.

34 yılını şiddet ve suç araştırmalarına veren 50'den fazla bu alanda bilimsel eser üreten HEGEM, gönüllü olarak isteyen tüm kurumlara/siyasi partilere bu yönde bilimsel destek vermeye hazırdır.

Bilimsel bilgi kullanabildiği zaman işe yarar. Şiddet meselesinde "SON BİR OLAY" ya da "SON BİRKAÇ OLAY" üzerinden ilgi duymak, yaklaşmak, hüküm kurmak doğru değildir. Toplumlarda ŞİDDET/SUÇ dinamik bir süreçtir. Devamlılığı, canlılığı olan bir olgudur.

Özellikle son 5 yılda dünyada ve ülkemizde yaşanan krizler, yeni nesillerde, dahası tüm toplumda sosyal travmalara yol açtı. Yeni belediye başkanlarının ilk işi kendi mahallerinin sosyal risk haritasını çıkartmak, Sosyal Araştırmalar ve Sosyal Projeler Merkez ya da akademilerini kurarak orada yeterince farklı bilim disiplinlerinden uzmanlığı bulunan kişileri; özellikle sosyologları görevlendirmek olmalıdır. Türkiye'nin 81 iline yönelik bilimsel araştırmalarımız ve her ile uygun etkin hizmet modellerinin neler olacağına dair bilimsel raporlarımız var; bunlardan yararlanılabilir.

Şiddet/suç, merkezi politikalar yanında, yerelin hassasiyet göstermesi, mahalli idarelerin şiddetle sivil mücadeleye sahip çıkması ile azaltılabilir, önlenebilir.

Mevlana'nın deyişi ile; "Kuru duayı bırakalım, ağaç istiyorsak tohum ekelim."

Anahtar Kelimeler:
TÜRKİYEDE PARTİ PROGRAM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42