Sevgili Okuyucularım;


       Birileri, birilerine göz kırpmaya başladı yine!

      Hindistan’ın mevcut konumunu korumak için ABD'ye mi, yoksa Çin ve Rusya'ya mı göz kırpacağını beklerken, peş peşe karşılıklı uçakların düşürüldüğünü izlemekteyiz.  Hindistan ve Pakistan arasında kangren halini alan Keşmir sorunu iki ülke arasında değil Dünyanın artık Nükleer savaşın eşiğine geldiğinin farkına varamayışının gaflet uykusunda olduğunu göstermektedir.

     Birileri ellerini ovuşturmaya başlamıştır bile. İki nükleer silah sahibi eski düşman Hindistan ve Pakistan, Keşmir'de hakimiyet çanağını kanla doldurmakta olduklarını, çok tehlikeli bir krizle savaşın kapılarını sıcak temasla açmış oldukları görülmektedir.

    Artık kimse Güney Asya'da bir nükleer savaşın patlayabileceğini fark etmek istemiyor galiba.

    Bir süre önce Hindu Hindistan, Müslüman Pakistan ile arasındaki Keşmir ve birer çatışma bölgesi olan sınır gerginliklerinin barışçıl yaklaşımları, barıştan yana iki ülke arasında çözümüne ilişkin umut ışığı veriyordu. Ne oldu bu gün karşılıklı hava sahalarında uçaklar düşürülmeye başlandı!

    Hindistan dünyanın en fazla gelişen ülkelerinden biri halindedir.

   Çin ve Rusya ile birlikte uluslararası ilişkileri ele alıyor, ilişkilerin demokratikleşmesini teşvik ediyor, çok kutuplu bir dünya düzenini savunuyordu.

   İran nükleer sorunu, Afgan meselesi, Suriye ihtilafı, İsrail-Filistin ihtilafı derken Hindistan, Pakistan Uluslararası beklenmedik nükleer savaşın ani ve hızlı müsebbibi olacaklar galiba!

    Rusya ekonomik açıdan büyük bir enerji tedarikçisi, Çin ile Hindistan yüksek talebe sahip büyük enerji tüketicileri oldukları bilinmektedir. İşbirliği hareketinde Rusya – Çin – Hindistan üçlü çok güçlü de başarı elde ettiler.

    Olay burada başlıyor; ABD, stratejik özerkliğini korumak için Hindistan'ı göz kırparak, Pakistan üzerinden Çini kontrol etmeye çalışmaktadır.

     ABD’e Çin ile doğrudan savaşmak yerine, Himalaya bölgesinde Hindistan ve Çin arasında bir savaşı körükleyerek  başarı elde etmeye çalışmaktadır. ABD’nin gerçek amacı, Hintli bazı sivil toplum ve medya kuruluşları aracılığı ile kin ve öfkeleri körükleyerek Çin’le savaşı organize etme amacındadır.

 Hindistan'ın Çin ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini bozmayı hedeflemektedir.

        ABD emperyalizminin "Enformasyonel Emperyalizm"e dönüşme cabası, gelişmiş ve istikrarlı ülkelerin de emperyal küreselleşmeyle henüz bütünleşmemiş istikrarsız devletlerin,  ABD ekonomisine yatırım yapmalarının sağlanması hedeflenmektedir.

    Neden mi Nükleer savaş körüklemesi yapılıyor sorusunun cevabı galiba, “ Yıldız Savaşları"  ivmesiyle Amerikan patentli kapitalizm oyununda, Çin ve Rusya'yı yenmeyi amaçlıyor olmasıdır.

     Geçmişteki,  Soğuk Savaş ortamında Orta Doğu'da Arap Milliyetçiliğinin Sovyetler Birliği yanlısı tutumu ve 1979'da Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesi, Müslümanlarla ABD’nin dış politikasında ilişki zorunlu ve önemli bir unsur haline gelmişti.        Sovyetler Birliği ise Müslüman coğrafyada anti-emperyalist, Batı karşıtı, bağımsızlıkçı ve milliyetçi grupları destekleyerek etkin olmaya çalışmaktaydı, ABD, İslamcı grupları doğrudan ve dolaylı şekilde etkileyerek ve Sovyetler Birliğine karşı destek vererek bir "Yeşil Kuşak" oluşturmuştu. ABD istihbarat birimi CIA Yeşil kuşak, mücahitleri ekonomik açıdan besleyerek, silahlandırarak eğitiyor ve Sovyetleri Afganistan'dan püskürtmek için savaşa sürüyordu.

    ABD’nin Yeşil kuşağının Lideri Usame Bin Ladin ABD'nin "Yeşil Kuşak" projesindeki önemli liderdi! Sovyetler Birliği dağılınca,  Soğuk Savaş sona erince. Afganlı mücahitleri ve cihatçıları ABD gözünden çıkartarak, kullandıkları mendil gibi kenara atarak Dünya kamuoyuna önceden besledikleri unsurları tehdit unsuru olarak gösterdiler. Bu gün PKK – PYD -  DEAŞ aynı konumdadır.  ABD Projesinin  "iyi Müslümanları", iş bitimi sonrasının "kötü Müslümanları" olarak görülmeye başlanacak.

   Hatırlayanınız var mı? Bilemem; Osmanlının son dönemlerinde  “Eziyeti zemheri başım, kaymağı Keşmir gudeş” derlerdi. Anlamı “Ben burada bin bir zahmetle kazanıyorum, Kaymağını Keşmir de k.. yavruları yiyor” demek anlamındaydı. Osmanlı Türk Halkı bin bir sıkıntı çektiği dönemde söylemişler bu sözü.

   Şimdi Kardeş dediğimiz Müslüman Pakistan Nükleer savaş kışkırtma projesinin içine itilirken ne yapmamız gerek diye düşünmeye başladık bile!

    1947'den beri Hindistan ve Pakistan bölünmüş Keşmir'e dört savaş düzenlediler..

     Hindistan Keşmir'in üçte ikisini kontrol ediyor, Pakistan ve Çin geri kalanını. Keşmir dünya için kanayan bir yara, 1980'den beri Müslüman Keşmirliler, Baskıcı Hint işgaline karşı sürekli silahlı isyanda bulunuyorlar. Bugüne kadar çoğu Müslüman olmak üzere yaklaşık 70 bin sivil hayatını kaybetmiştir.

      Emperyalist güçlerin, yeni savaşlara gebe bölgenin küçümsenemeyen iki gücü, Hindu Hindistan, Müslüman Pakistan için hazırladıkları Nükleer savaşa kimleri, hangi devletleri ortak edecekler dersiniz,

     Bekleyelim, görelim. Sağlıklı yaşayın, sağlıcakla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42