2018-02-26 11:38:25

II. Milli Şeflik, 15 Temmuz’un Provası: 28 Şubat “Milli Şef”

Zekeriya Yıldız

26 Şubat 2018, 11:38

1938 yılında Atatürk’ün ölümünden hemen sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin ikinci cumhurbaşkanı olarak seçilen İnönü, cumhurbaşkanlığının yanı sıra CHP Genel Başkanlığı’na da getirildi. CHP’nin 26 Aralık 1938’de toplanan I. Olağanüstü Kurultayı’nda partinin değişmez genel başkanı seçilerek Millî Şef unvanını almıştı.

Kendisine “ Milli Şef” lakabını yakıştırarak bu ülkeyi yıllar yılı tek başına idare etmişti İsmet İnönü. “ Açık oy, gizli tasnif” yapıldığı bir demokrasi ülkesi olarak tarihe kayıt düşen İnönü yönetimi… Paranın üzerinden Atatürk resimlerini sildirip, yerine kendi resimlerini bastıran… O dönemlere ait bugün bile İstanbul Sahaflar çarşısında bulabileceğiniz İnönü resimli posta pulları…

 Adolf Hitler'e ithafen onlarca taltif ve hayranlık dolu sözler…

Adolf Hitlerin künyesi, “ Führer'in” Türkçe karşılığının “ Milli Şef” olduğunu bilmeyenler…

“Milli Şef İnönü” zamanını;

“Türkçe Ezan dayatması”…

Açlık ve ekmek karneleri…

“Tarım ürünlerinin büyük bölümüne devletçe el konulduğundan, özellikle Trakya köylerinde açlıktan ölenler…

Depo olmadığı için tren yolu kenarlarında çürütülen buğdaylar…

O dönemde türeyen vurguncu ve stokçular…

 “İstiklâl Mahkemeleri”; “Sanığın idamına, şahitlerin bilahare dinlenmesine” diye verilen idam kararları…

Yıl 1947, Isparta /Senirkent’te, “Köylüye öyle “işkenceler yapılır ki; “dayak” en hafifidir... Köylüye “dışkı” da yedirilmişti… Hatta, başlarındaki “şapka” alınmış, o şapkanın içine “işemeleri” istenmiş, sonra da işedikleri şapka, başlarına geçirilmişti…

Bazı köylüler yere yatırılmış, üzerlerine binilmiş ve bir “eşek” gibi dolaştırılmıştı.

Milli şef emri ile tüm bu despotluklar…

Hitler’i aratmayan faşistlikler…

"Millî Şef despotizmi”nin çok örnekleri var, saymakla bitmez ki…

2. Milli Şeflik 28 Şubat

Bu miras yediler değil miydi; “Yasalar böyle kardeşim… Örtüyü yasaklayan biz değiliz ki… Biz yasalar ne diyorsa onu uyguluyoruz. Ortada anayasa var, yasalar var, genelge ve yönetmelikler var. Herkes yasalara göre hareket edecek!” diyenler…

Böyle diye, diye, yüzbinlerce insana kan kusturdular... Böyle diye diye, nice genç kızın istikballerini katlettiler… O … Sezer’in “kamusal alan” ucubesine sığınıp, nice insana zulmettiler…

Üzerinden tam 21 yıl geçti 28 Şubat Post Modern darbesinin. 28 Şubat 1997’de dokuz saat süren MGK toplantısıyla, Refahyol hükümetinin düşürülmesi için düğmeye basılmıştı. Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden biri başlamış oldu. Binlerce insan irticacı diye fişlendi. Başörtüsü nedeniyle öğrenciler, öğretmenler okullarından atıldı. Toplumun her kesiminden inançlı insanlar işlerinden edildi, kumpas kuran mahkemeler aracılığıyla hapislere tıkıldı. 'İrtica' paranoyası üzerinden kadın, erkek, çocuklara zulmedildi. Seçilmiş hükümet, karanlık güçlerin oyunlarıyla düşürüldü.

El konulan bankalar ve hortumlanan milyar dolarlar…

28 Şubat sürecinde devlet adamlığı çizgisini hiç terk etmeyen dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan…

Şubat 1000 yıl sürecek" diyenler…

Ve tarih sahnesinden silinenler…

28 Şubat mağdurlarının dosyalarında FETÖ'cü hakimlerin imzası vardı… 21 yıl geçti! Bugün bu darbe ile birçok gerçek ortaya çıktığı halde; hala darbenin mahkûm ettiği yüzlerce Müslüman suçsuz yere cezaevlerinde tutulmaya devam ediyor…

Yine biliyoruz ki; bu iktidar içerideki çocuklarını unutmaz!...

28 Şubat ve İmam Hatipler

28 Şubat, İmam Hatip Liselerinin de kapısına birer birer kilit vuruluyor ve “irtica” başlığı altında akla hayale gelmedik din düşmanlığı yapılıyordu.

Sadece İmam Hatipler hedefte değildi. Diğer yüksek ve ortaöğretimlerde de mütedeyyin öğretmen ve öğrenci avcılığı yapılıyordu.

Hatta okullardan Fatih Sultan Mehmet, Kanuni, Yavuz, II. Abdülhamid gibi Devleti-i Aliye’nin sultanlarıyla birlikte, İstiklal Marşımız Şairi Mehmet Akif’in fotoğrafları da indirilmişti…

28 Şubatın finali olan 15 Temmuz, sinsi ve pervasız darbe planı tarihimizde devletimize yapılmış ilk ihanet değildi. 15 Temmuz hain FETÖ belasını da çok Şükür atlattık…

Batılıların, Türkiye’den parça koparmak ve daha sonrasında ülkemizi esaret altına almak için besledikleri terör örgütleri… Allah’ın izniyle milletimizin büyük desteği ve ordumuzun gücüyle onların tepesine, tepesine binip, “Zeytin Dalı Harekatı” ile onları oralardan da temizleyeceğiz…

Anadolu insanımızın bir sözü vardır: “Harun’un düzeni mi, Karun’un düzeni mi” derler ya. “Karun gider Harun kalır” diye de ilave ederler…

Kelime-i Tevhid sancağının bayraktarı bu aziz milletimizin irfan ve hikmet merkezli inancı sayesinde;

Karunlar Def Olup Gitmiş…

Harunlar Gelmiştir…

Allah’a Emanet Olunuz. Selam ve Dua İle...

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.