2017-09-18 12:33:43

“Görev Senin Öğretmenim”

Zekeriya Yıldız

18 Eylül 2017, 12:33

Öğretmenim zil çaldı… Buyurun, çocuklar size emanet…
Öğretmenler; sizler bilgiyi, yarının yetişkinlerine aktarıyorsunuz. Değerlerimizi siz
öğretiyorsunuz, öğrencilerin zihinsel ve duygusal olarak gelişmesine, bu büyük değişime
ayak uydurmasına öncülük ediyorsunuz. Her şey unutulur ama hayatımıza dokunan
öğretmen asla unutulmaz. Onun için, sizin öneminiz – değerlisiniz.
“Grev senin öğretmenim”
Değerli öğretmenler, Yeni öğretim yılında öğrenciler ile kucaklaştıracağınız çok önemli
değerler vardır. Ben bunlardan yalnız biri olan tarih şuurunun önemini sizlerle paylaşmak
istiyorum.
Tarih şuuru, devletin öğretmenler aracılığı ile öğrencilere kazandırması gereken çok önemli
bir değerdir. Hele de geleceğimiz olan öğrenciler için…
Tarih şuuru nedir? İyi bilirsiniz…
Bu sorunun cevabını insanın şuur- bilinç kaybı durumunda başına gelecekleri düşünerek
vermesi yerinde olur.
Kişi bilincini kaybederse;
Yolunu kaybeder, dostlarını kaybeder, düşmanlarının kim olduğunu unutur, tüm
zenginliklerini yitirir.
Bilgilerini unutur, tecrübelerinden faydalanamaz hale gelir.
İşte tarih şuurundan yoksun insanlar ve milletler de aynı kayıpları tarih sahnesinde
yaşarlar.
Bu yüzden tarih öğreneceğiz, tarihimizi öğreneceğiz.
Her insanın bir geçmişi vardır ve bu geçmişi bilmek bizi ileriye götürür. Bir geçmişe sahip
olduğumuzu bilmek tarih şuurudur. İnsanın kendisini tarihsel bir varlıkmış gibi görmesi
tarih şuuru ile alakalıdır.
Toplumsal Hafıza: Toplumsal hafıza dediğimiz şey kimlik ve kültür ile alakalıdır. Kişilerin
hafızaları ne kadar önemli ise toplumların hafızaları da o derece önem taşır. Toplum
bireylere göre daha geniş ve önemli bir yapıdır. Toplumsal hafızanın korunması çok
önemlidir. Toplumsal hafıza korunduğu takdirde o toplum ayakta kalarak varlığına devam
edecektir ve durmadan ileriye gidecektir. Eğer ki bir toplum, hafızasını kaybederse kimliğini
kaybetmiş olur. Kimliğini kaybeden bir toplum ise varlığını yitirmiş olacaktır.
Tarih bir milletin şuurudur. Aynı zamanda tarih, bir milletlerin hafızasıdır. Hafızasını
kaybeden insan nasıl dünyasını - dengesini kaybeder, başkalarına muhtaç hale gelirse
milletlerde aynıdır. Tarih şuurunda esas amaç; milletler ecdatlarının yaptıklarına sahip
çıkarak onları ders alıp yaşatmasıdır.
Yaşanan birçok üzücü olaya ve verdiğimiz şehitlere rağmen, yaşadığımız 15 Temmuz darbe
kalkışması, ülkemiz için yeni bir tarih şuurunu oluşturacak fırsat yaratmıştır. Bunun heba
olmaması, başka kanallara çevrilmemesi, parçalanma veya bölünmeye meydan vermemesi
için elimizi çabuk tutmalıyız.
15 Temmuz’da toplum, aileler ve çocuklar şiddetli bir travma yaşadı. Yaşanan olaylar,
insanların duygu, düşünce, kanaat, beklenti ve hayalleri üzerinde ciddi sorgulamalar
meydana getirdi.
Artık, hiç bir şey 15 Temmuz öncesindeki gibi değil. Devlet, millet, ezan, bayrak, vatan ve
daha birçok kavram yeni anlamlara, tanımlamalara ve algılara dönüştü bile.
Ancak burada dikkatle üzerinde durmamız gereken şey, yeni tanımlamaların hangi dil, algı
ve değerler üzerinden yapıldığıdır.
Öğretmenler, okullar açıldı. Öğrencilere yaşananlar nasıl anlatılmalı. Birlik ve beraberlik
ruhunu yüceltecek, nasıl bir dil ve üslup kullanmalı?
İnsanları meydanlara indiren temel değerlerden hangisi öncelikli olmalı?
Çok iyi bilinmelidir ki!
Türkiye Türkiye’den ibaret değildir. Yaşadığımız topraklar, bilinen sınırların ve şahısların
çok üstündedir. Edirne’den başlayıp Türkiye Kars’ta bitmez. Saraybosna, Kırım, Kudüs, …ve
Buhara’dan başlar. Mazlumların, gariplerin ve İslâm kalmakta ısrar eden bütün İslam
coğrafyalara uzanır.
İslam coğrafyasının geleceği Türkiye’dir. Bu konuda tekrar tarih yazacak olan bu
gençlerimizin sağlam bir milli şuur ile bağımsız bir düşünce içerisinde ülkesine hizmet
etmeleri gerekir.
Bu ülkenin geleceği olan gençlerin, beyni ve iradesi herkese teslim edilmez!
Görev senin öğretmenim! Selam ve Dua…
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.