2023-02-14 11:36:18

DEPREMLER !

Seyfettin Ayakyay

14 Şubat 2023, 11:36

Sevgili Okuyucularım;

Bir Deprem düşünün, bir kentti yok ediyor. 7,9 şiddetinde, 20 Kmt. Derinlikte, 116.720 ev yıkıma uğruyor, 32.962 insan hayatını yitiriyor, 104.000 insan yaralanıyor, Yıkılan evler iki veya üç katlı, çoğunlukla tek katlı. Yapı malzemeleri, tuğla veya kerpiç olan, betonarme yapısı çok olmayan, ülke ekonomisi yeni, yeni ayakta durmaya çalışan, tıbbi malzemelerin ulaşımının zorluğu, insan gücünden başka kurtarma araç ve gereçlerinin olmadığı depremi Tanrı’nın gazabı olarak nitelendirildiği bir dönem, 1939 Erzincan depremi veya Büyük Erzincan Depremi diye anılan, zorlu kış şartlarının engeli, yardımların ve arama, kurtarma faaliyetlerinin güç koşullar altında yürütülmesi, ulaşım imkanların olmayışı, Mimar, mühendislerin ve TUS sorumlularının, sayılarının yok sayıldığı yapı ve denetimlerin olmadığı bir dönem. İnsanların evlerini, yurt ve yuvalarını terk ederek imkansızlıklar içinde iç göçe tabi tutulmaları halen hafızalardan silinemedi.

1939 yılından sonra 1999 yılında, Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde yaşanan, Gölcük depremi dediğimiz, 133,683 evin yıkıldığı, 17.480 insanın hayatını kaybettiği, 28.781 insanın yaralandığı 45 Saniye süren, 17 Kmt. Derinlikten gelen, Kuzey Anadolu depremini, 7,6 ile artıcı sayılarla yaşanan şiddetli deprem olarak nitelendirildi.

Bu depremlerden sonra Anadolu’da meydana gelmiş en büyük deprem diye nitelendirebileceğimiz, 06 /Ocak / 2023 Tarihin de Kahramanmaraş merkezli “ Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman, Hatay, Osmaniye ve Adana depremi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en şiddetli ve ölümcül depremini ve deprem içinde depremi yaşamış olduk. Deprem bölgesinde 350.459 personelin görev yaptığı, personelin depremin 9.cu günüde bile vaz geçmeyerek göçüklerin altından insanları kurtardıklarını, buna rağmen, 31.643 insanımızın hayatını yitirdiği depremde 80.278 yaralı. hasar tespiti olarak,120.940 bağımsız bölümün yıkık olduğu, Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı tarafındanda açıklanmış oldu. Ne acı, Türkiye’nin yardım gücü depremin on nokta bölgesine bölünmüş oldu. Yine Devlet ve milletin birlik ve beraberlik içinde olduğu görülmüştür.

Deprem sonrası ülkemizde bir seferberlik ilan edilircesine, Devlet Kurumları, Ordu kurumlar, Yerel yönetimler, gönüllü yardım ordusu oluşturdular. Başta Azerbaycan, Pakistan olmak üzere bir çok Asya, Avrupa ve Amerika ülkelerinden, Kuveyt'ten ABD'ye, Tunus'tan Yunanistan'a birçok ülkede göz yaşartan kampanyalarla, Yunan hükümetinin, arama kurtarma ekibi dışında, 80 ton tıbbi ve ilk yardım ekipmanını uçakla göndermesi iki ülke arasında esen sert rüzgar siyasi yöneticilerden kaynaklandığı, halkları arasında insani ve kültürel bağların yoğunluğu, Yunan STK'lar tarafından başlatılan yardım kampanyası iki ülkeyi birbirine daha yakınlaştırdığı, insani duyguların öne çıktığını Yunan halkının mesajı olarak göstermektedir. Yunanistan’ın “Meis” adasından, depremzedelere gönderilen yardım malzemeleri kolilerinin üzerinde "Sevgili komşu. Sizin evlerinizle beraber bizim de yüreklerimiz yıkıldı" notu yazılı olduğu görülmüştür. Bu duygular unutulmamalı.

Basın mensupları ve TV. Kanalları özellikle halkı bir vücut halinde görsel paylaşımları ile anında canlı yayın sunumları ile halkı haber rahatlılığına kavuşturmuş oldular.

Bazı TV kanallarında yorumcuların mesleki itirafları ise, düşündürücü oldu!

Eski İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Mehmet Albayrak, depreme ve binalara dair değerlendirmesinde, bulundu. Mehmet Albayrak, “Birçok canlarımızı kaybettik. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Hala enkaz altında kardeşlerimiz var” diyerek, “Böyle bir depremi bugüne kadar biz literatürde de görmedik. Çok ciddi büyüklükte bir deprem. Belki de dünya Literatürünü altüst edebilir. Türkiye olarak bizim bütün yönetmeliklerimizi tekrar revize edilmesine sebep olabilecek büyüklükte bir deprem yaşandı,” diyor.

Manisa’da Yunusemre Millet çarşısındaki yardım toplama merkezine, Deprem bölgesine gönderilmek üzere yardım kolilerini teslim ederken, yan bölmeye yardım kolisi veren 65–70 yaşlarında giyim ve kuşamı orta halli olan bey efendi benimle sohbet etmeye başladı, espirili bir tarzda, “Bak bey, bu dünya da bizlere evinizi yapacağız diyen, Mühendisle, Mimarların yaptıkları evler başımıza yıkılıyor.” “Bu dünyada Mimarların, öteki dünyada İmamların yapacakları evlerden korkuyorum.” diye söylendi.

Evet artık gerçekler gırtlağa dayandı. Türkiye olarak Deprem kurumsallığına ait bütün yönetmenliklerin Revize edilmesi, Yapılaşmada kent Planlaması, Yapı Yüklenicisi, Proje çizim ve TUS sorumlusu olanların yükümlülüklerinin, inşaat malzemelerinde standart statik uygulamaların yeninden düzenlenerek, deprem üzerinde yaşayan bir Japon kuramsallığına uygun hale dönüştürmemiz gerekmektedir. 177 saat sonunda Japon ekipleri halkımızın son ümidi bir kız çocuğunu depremde toprak altından kurtardılar. Disiplinli ve öz verili çalışmaları dikkatten kaçmamktadır.

Depremin ardından Türkiye'ye koşan arama kurtarma ekipleri on binlerce, depremzedeyi kurtardı. Sahadaki yabancı uzmanların sayısı, Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamalarda, 99 ülkenin Türkiye'ye yardım teklifinde bulunduğunu ve hali hazırda 68 ülkenin sahada arama kurtarma çalışmalarına katıldığını, Yurt dışından Türkiye'ye gelen arama kurtarma uzmanı sayısı 8 bin 600'den fazla olduğu, 15 ülkenin daha ekip göndermesinin beklendiğini ve sahadaki yabancı personel sayısının 10 bini geçeceğini açıkladı. Yurt dışından gelen ekip sayısı, “ON BEŞ BİN’e ulaştığı izlendi.

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı ise "Suriye’den ülkemize yönelik yeni bir göç dalgasının olduğuna ilişkin sosyal medyada sorumsuzca dolaşıma sokulan paylaşımlar yalan ve hayal ürünüdür. Bu paylaşımlara ve iddia sahiplerine itibar edilmemelidir." diyor.

Kaçınılmaz hale getirilen yalan haberlerle karşı karşıya kalan halkımız, duygu sömürüsü yapan dolandırıcıların kirli haber kurbanı olmaktadır. İnternet üzerinden sahte kurumsallık görüntüsüyle, açtıkları, hesap numaralarına “Deprem zadelere, AFAD’a” yardım yapmak için insanlarımıza çağrı yapıyorlar. Diğer taraftan Deprem bölgesine gönderilen yardım malzemelerinin, TIR ve araçlarının yağmalama durumuna bazı şahısların kalkıştığı haberleri halkımız üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Yaşanan bu münferit olaylar, hareketler aldatmamalı bizleri. İletişim haberi niteliğini yitirerek halk arasında erozyona neden olduğu Görülmektedir. Gerçeklerin görüntülerini sosyal medya üzerinden, gerçek dışı haberlere dönüştürerek yaygınlaştırılması tasvip edilemez. Deprem Fırsatçılarına fırsatlar verilmemelidir. Halkımız birlik ve beraberliklerini her alanda korumalıdır.

Geçmiş olsun vatanım, geçmiş olsun ülkem, geçmişler olsun Halkımız.

Sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalın.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.