Sevgili Okuyucularım;

   Cem evlerinin var olma Statüsü mücadelesinin en yoğun olduğu yer ülkemiz olmalıdır.

Yalınız Cem Evlerinin mücadelesi mi,  İslamiyet içinde farklı inançsal ibadet yöntemlerinden bir tanesi de  Kars ve yöresine 1913 yıllarından başlayarak 1927’li yıllar arasında İravan Hanlığı, Gümrü topraklarından Muhacir olarak gelen Azerbaycan asıllı Türk ailelerin Kars- Iğdır yöresi Türkiye topraklarına gelen Caferilerin  (ŞİÎ) mezhebine tabi olanların inançsal ibadetlerini yaşatma mücadeleleri oluşturmuştur.  1930 la 1952 Yıllarında ibadetlerini Selçuklu döneminden kalma camilerinde Sünni iştihatına uygun yürütmeye çalışmışlardır. 1930 la 1952 yılları arasında ibadetlerini uygulamada rahatlık hareketlerinin akabinde 1952 Yılında; Merhum Hacı Ahunt Malik 1889 yılında Simdi Erivan'da kalan OKÇUOGLU Köyünde Dünyaya gelen, Hatice hanımdan doğma Ruşen efendi oğlu olarak, o dönemde Birlik ve Beraberliyi muhafaza etmek, mezhepler arasında ki birliktelik olgusunu  gerçekleştirmek ve aynı zamanda EHLIBEYT  (ŞİÎ) mezhepsel Kültürünü Bilmeyenlere anlatmayı kendisine görev edinmiş.

 Ahunt Malik.  Sosyal, siyasal ve kültürel Faaliyetlerine Ağırlık verdi ve Türkiye’de ilk EHLIBEYT Camisi olan “KARS YENI MAHALLE Camisi'nin Temellerini attılar ve iki yıl zarfında çok zor şartlarda bitirerek 1952 yılında ibadete açtılar. Caminin bitimiyle Merhum  Ahunt Malik Işıklı çeşitli idari hukuku mücadeleler vererek,  Kültürel yönde  EHLIBEYT kültürünü yaymak ve Ehlibeyt camilerinin yaygınlaşmasını başardı.  Geçmişte mevcut Diyanet ve hükumetler kurulan Şiî camilerini diğer Sünni camilerinden farklı görerek kurulan bu EHLİBEYİT CAMİLERİNE hiçbir yardım ve katkı yapmamışlardı.

Ülkemizde 91 Bin cami bulunmaktadır. 91 Bin Camilerin 61 Tanesi Caferi iştihatının (Şiî Caferiye Ehlibeyit Camileri) Caferi  mezhebinin inançta Sünnilik ten çok aleviliye yakın olduğu nokta Hazreti Ali ve 12 İmam konusudur.

     ŞİÎ -  CAFERİ  EHLİBEYİT ibadeti Alevi felsefesine yakın fakat Alevilerden farklı olarak, Mescit ve Camilerde  namaz kılma ve cenazelerini Camilerden kaldırma gelenekleri olmuştur.

   O dönemlerde Aleviler ibadetlerini kapalı bir şekilde yürütmekteydiler. 1950  sonrası kırsal yerleşimden kentlere doğru yerleşime başlayan aleviler Osmanlı dönemi hariç, ilk olarak Ankara ocak köy kalkınma derneği adıyla, 1957 de İstanbul da “ Divriği kültür  derneği” adıyla örgütlenmeye başlıyorlar. 1963 yılında Ankara da” Hacı Bektaş veli turizm ve tanıtma derneği” adıyla devam ediyorlar.

        Alevi toplumuna dayatılan bütün olumsuzluklara karşı ne yazık ki güçlü bir karşı duruş sergileyemiyorlardı. Alevi Toplumu örgütsüz olması neticesinde karşı duruşu ortaya koyamıyor. Gereken güç ve birlikte olmadığı, yani örgütsüz olduğu için günden güne asimle ediliyordu.  Bazı bölgelerde dışlanıyor, kimliği sakıncalı, kuşkulu ve yasakmış gibi algılanıyordu. Alevi inancına inanan Aleviler üzerindeki baskılardan sıyrılarak; Sayın Cumhurbaşkanı T. Erdoğan’ın sık, sık kullandığı ifade benzeri olan Hacı Bektaş Velinin deyimiyle “Bir olmak, diri olmak, iri olmak“ yani örgütlü olmak” Aleviler için hayatiyet arz ediyordu.  Aleviler doğru bir şekilde, özüne uygun bir şekilde bir araya gelip kurumlarını yaratmaya başladılar. Günümüzde Federasyona dönüşmüş  konumdadırlar

     “Hak Muhamet, Ya ali” inancıyla, Muhammet Mustafa A.S. hadisinden yola çıkarak “Ben İlimsem İlmin Kapısı Ali’dir” söylemi ile Caferiliğin inancı Hz. Ali yolu ile “İlim irfan Yuvası” nitelendirdikleri Cem Evlerini kurdular. Cem Evleri statüsünün kabulü ve esasları halen genişletilmemiş dar yasa tepsisinde tutulmaktadır.  

   AB Ülkelerinde Kiliselerin oluşumuna baktığımızda ; Avrupa ülkelerinde başta, Almanya’da 8 bin, Fransa’da 9 bin kilise olduğu belirtilmektedir. Bunlar Kamu yararına çalışır sivil Toplum Kuruluşları olarak kabul edilmektedir. Kilise Papazlarına her hangi bir ücret devlet tarafından ödenmemektedir. Kilise giderleri halk tarafından gönüllü organize ile toplanan bağışlarla karşılanmaktadır. Yasal Sosyal Kültürel faaliyetlerinin önü açık tutulmaktadır.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu bundan 30 yıl önce Dernek statüsünde kurdukları,(eingetragener Verein e.V.) Almanya’da daha sonra kendine özgü bir inanç toplumu olarak kabul edildi (anerkannte Religionsgemeinschft ). Sivil toplum hareketi olarak Almanya Parlamentosunun onayıyla Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu verdiği mücadele sonucunda “Körperschaft des Öffentlichen Rechts”, yani “Kamu Tüzel Kişilik Statüsü nü” elde ettikleri görülmektedir.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), daha önce Hamburg eyaletiyle 2012’de, Aşağı Saksonya eyaletiyle 2013’de, Bremen eyaletiyle de 2014’de ve son olarak geçen yıl Rheinland-Pfalz eyalet hükümetiyle "Hak Eşitliği Anlaşması" imzalamıştı. Almanya'nın nüfus yoğunluğu açısından en büyük eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti hükümetinin aldığı karar, diğer eyaletlere kıyasla Alevilik inancını anayasal güvence altına alarak bir adım daha ileriye taşıyor.  "Hıristiyan kiliselerinin ve Musevilerin anayasal olarak hangi hak ve yetkileri varsa, Aleviler de aynı haklara sahip olmalarını sağlayan, " Kararını alıyor.”  Alevileri temsil eden örgütler, ekonomik anlamda kilise kurumlarının faydalandığı fon ve mali ayrıcalıklardan faydalanabilecek.

   KAZANIMLARI;  -Kiliselerin sahip olduğu tüm anayasal haklara ve yetkilere sahip olmak.

  -Bir inanç ve kamu kurumu olarak devletle eşit göz hizasında olmak                                                     -Devletin bir Partneri statüsünde olmak.                                                                              -Özerk ve bağımsız daha güçlü kuruluş olmak.                                                                                                    - Kendi iç hukukuna ship olabilecek, kendi kamulaştırma yetkilerini kullanabilmek.

- Vergi, harç gibi konuları ilgilendiren ayrıcalıklardan faydalanmak.                                     -Devletin  Ekonomik destek fonlarından faydalanabilmek.                                                                        -Siyaset kurumları içerisinde söz hakkı gibi birçok hak ve yetkiye sahip olmak.                                                

 -Aleviliği kendine özgü bir inanç olarak kabul edilişi.

-Alevilik Derslerini Alman Devlet Okullarında verilmesini sağlanması.                                                                               -Üniversitelerde Alevilik Kürsüleri kurulmasına ön ayak olunması.                                                                                – Eyaletler de Hak Eşitliği kazanmak.                                                                                                                                          -Alevilerin kutsal sembolleri Almanya Federal Parlamentosu inançlar odasında yer bulmasının sağlanması.                                                                                                                                                                 - Almanya  Radyo-Televizyon üst kurulu üyesi olmak.                                                                                                                   - Almanyada Kültür Sanat dünyasının da bir paçası olmak.                                                                                        – Almanya’nın önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olmak.                                                                  Bütün bu hakların elde edilmiş olması tartışılmaz bir hak kazanımdır.

   İnanç tablosunu oluşturan mozaik Tanrıya ibadette; Görsel sanatlar gibi parçalar halinde yer alan mozaik misali, farklı parçaların bir araya getirilmesiyle yapılan tablo gibidir.

    İslamiyette üç boyutlu ve birbirine benzemeyen parçaların bir araya getirilip ibadette şekil oluşturma esasına dayanan varlıklar Tanrının zenginlik kaynağı sayıla bilinir.

          Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) nin başarılı kazanımı; Yaşamsal inançta bir ortak, kendine özgü bir inanç olarak kabul göreceğine inanıyorum. İnanıyorum Diyanet Cem Evlerini ve Caferi ŞİÎ Ehlibeyt Camilerini de diğer 61 Bin cami misali ibadethane olarak tek mozaik içerisinde görür.                                                                                                                    

Ülke bütünselliği içerisinde “Bir olmak, diri olmak, iri olmak“ yani örgütlü olmak” dileğiyle.

Sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42