Türkiye’de siyasi dalgalanmalar zaman zaman yaşanır. Genelde az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin kaderidir.

Sistem gereği liderler hep emir komuta zincirini koparmayacak aidiyet duygusuyla hareket edecek, kişileri tercih ederler bu da sistem gereğidir. Ve bu sistem lider sultasının tetikleyicisidir.

Lider olanlarda bu sistemi değiştirmek istemezler çünkü açıklık, şeffaflık onların işine gelmez aldıkları demokrasi kültürü de budur. Kısacası demokrasiden korkarlar çünkü orada tartışma kültürü vardır. Ben dedim olacak, ben yaptım oldu yoktur. Bu silsile birbirini takip eder. Teşkilatlara kadar iner ve bu ülke yönetimini derinden etkiler, örneğin şehrin mülkiye amirleri perde arkasında siyasilerdir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Sistem bu olunca siyasi yalakalık çoğalıyor ve toplumsal bir büyük sorun haline geliyor ve de toplum yalaka olmaya yönlendiriyor.

“Yalakalık yaparsam bir yerlere gelirim” mantığı hakim oluyor. Böyle olunca da niteliksiz bir idari yapı ortaya çıkıyor. Birikimi deneyimi olmayan liderine bağlı gibi gözüken aslında lider mider umurunda olmayan ama öyle davranmak zorunda kendini hissediyor.

İşte bu yapıdan bu çıkıyor ve bu üfürükle bu gemi yürümüyor ve de yürümeyecektir. Elbette bu gemi böyle yol alamaz almayacaktır da 1980 sonrası oluşturulan projelerle gençlerimizi bar ve diskotekler ve de sanal ortamlara itiverdik.

Ülke sorunlarına duyarlı gençler yerine bireysel menfaatlerini düşünen gençleri siyaset arenasına sürükledik ve de bunlardan geleceğin siyasetçilerini oluşturamadık, oluşturamayacağız da. Milletin seçmediği liderlerin seçtiği ve halkın onaylamadığı vekiller sistemi devam ediyor. Mecliste sözde bizi temsil edenler aslında bize değil patronları olan üst düzey yöneticilerine şirin görünme adına her türlü özveriyi sergilemekte ve bunun sonucunda bir yerlere gelebiliyor vekillikleri sürecinde liderlerini çeşitli platformlarda allayıp pulluyor ve görev süresince partisibe ve sisteme toz kondurmuyor.

Ancak hele siz bunlara görev vermeyince neler yapabileceklerini hemen görüyorsunuz. Şansı varsa veya tanınmışsa da mensubu olduğu parti sayesinde olmuştur. 3 dönem, 4 dönem milletvekilliği almıştır. Kendi birikiminden donanımından değil, biat kültürünü iyi alma becerisinden daha sonra onun biraz dinlenmesi gerektiğini söylerse hemen alternatif arayışına geçerler. Çünkü bunlar ülkeyi yönetenleri hep gözlerinde büyütmüşlerdir ama o kutsal çatı altına girdiklerinde bir bakarlar ki gözlerinde büyüttükleri kişilerde boş ama menfaatleri gereği yalakalığa devam ederler ta ki görevleri sonlanıncaya kadar. İşte kıyamet orada kopuyor ve 4 dönem milletvekilliği görevi verdiği partisine dönüyor. İşte parti demokrat değil, aldatıldık, partinin tüm politikalarda yanlışlar yaptığını altına kalın çizgilerle çizerek, halka anlatmaya çalışırlar ama şunu hiç düşünmezler; çünkü gittikleri ve bunları anlattıkları yerde bir sorgulama becerisi olan birine rastlarlar da bize “yahu sen bu anlattıklarını 4 dönem milletvekilliği yaparken neden anlatmadın da şimdi hikaye okuyorsun”

Devam edelim acaba bu dönem milletvekili olsaydın bunları söyleyecek miydin?

Dikkat edersek hep eski il başkanları, eski milletvekilleri, hatta eski başbakanlar… Yahu olacak şey mi?

Başbakan icranın başı neden o görevdeyken yapacaklarını yapmadın? E beni engellediler diyorsan başbakanken niye bunu söylemedi diye sormazlar mı adama. Sizden başka bu ülkeyi yönetecek birikimli, deneyimli, dürüst milyonlarca insan var. Türkiye’nin elit tabakası var ama siyasete bulaşmıyorlar. Nedenini biliyor musunuz? Cevabını ben vereyim:

Sizin gibi siyasetçilerden ürktükleri için, Vatan Kurtaran Şabanlar çoğunluk olduğu için. Bu sorunlar biter mi? Elbette biter ancak bu yapı devam ettiği sürece bitmez.

Yeniden yapılanmaya da kimsenin gitmeye niyeti yok çünkü, bu antidemokratik yapı işlerine geliyor. İktidarıyla, muhalefetiyle hep bu işin üstüne sünger çekiliyor. Bu ülkede seçme seçilme hakkını vermemeye çalışanlar demokrasiden bahsedemezler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemal Balcıoğlu 1 ay önce

Allah biliyor bu yazmış olduğunuz yazınız ülkemizin Meclisindeki koltukları meşgul eden milletvekillerin yüzde 90 sanı bu meselenin mensupları sahi bu vekiller Ülgemiz için ne icraatları var bu vekillerin memlekette ne faydaları var Meclis yan gelip yatma yeri değildir bize icraat lazım lakin sala başını al mağışını oh ne ala haksız hak edilmeyen alınan para dinen haramdır. Bir kac gün önce bir köye cenazeye gittim cenaze yakınlarına başsağlığı dileyerek taziyemi sundum o esnada ezan okunuyor abdestim varken cemaat ile kılmak için camiye gittim sünneti kıldım cami hocası ortalıkta yok ha geldi ha gelecek o esnada gözüme cam kenarındaki becede gözüme ilişti baktımki etrafında örümcek ağı sarmış belliki hoca efendi ve cemaat uzun zamandır bu mekana uğramamış namazı kılıp camiden cıktım, şahsım 8 bin iş günü gendi işimde calışarak Devlet kasasına birim yazdırdım aldığım mağış 1200 TL oysa bir camide imam. müezzin var aldıkları mağış nereden baksan 5000 tl'ye yakın görev yerinde yoklar şimdi soruyorum balık baştan kokar eğer bu ülkede herkes kendi işini yaparsa bilelimki o ülke kalkınmaya ve refaha ulaşabilirsiniz hic iyiye gitmiyen bir Ülkede yaşıyoruz, daha doğrusu yaşayan insanların dini imanı para olmuş selamlar abi.

banner42