Son yılların en büyük vahşi ve hunharca saldırısını yaşadı yeni Zelanda'daki Müslümanlar. Faşizm ve terörizm bir kez daha gösterdi kanla ve gözyaşıyla beslenen yüzünü. Bu mübarek günde, Allah'a olan inançlarını yerine getirmek için toplanmıştı insanlar. Acımasızca katledildiler.

Evet ister adını islamofobik terör olarak verin ister faşizm olarak verin, adı her ne olursa olsun, yapılan terörizmdir ve bir terör eylemidir. Bu çapta büyük bir saldırıyı, sadece kendi idealleri ve geçmişi takıntılarla dolu olan birisine yüklemek hiç de adil değildir.

BATI DÜNYASI  "HRİSTİYANCI TERÖR" DİYEBİLECEK Mİ?

Batı dünyası, her saldırının ardından alışıla gelmiş bir açıklamalarıyla meşhurdur. Nedir bu açıklamalar? Yapılan eylemlerin hemen Müslüman terör örgütlerine bağlamak ve Müslümanların Dünya genelinde itibarını bitirmek üzerine olduğunu hepimiz iyi biliriz.

Kendini çok çağdaş bulan, gelişmiş ve etnik yapısı son derece ilerde görülen batı medeniyetleri, kendi içlerinden çıkmış bu cani teröriste ne cevap verecekler acaba?  Kan ve gözyaşıyla beslenmiş bu teröristin içlerinden çıkmasına ve müslüman bir topluluğu katletmesini nasıl açıklayacak. Her fırsatta saldırıların sürekli kendilerine yapıldığını ve bu yüzden tüm Dünya Müslümanlarını, kendi huzurlarını kaçıran ve bir tehditmiş  gibi görmeleri gerçeği hiç de yansıtmıyor.

BATI ÜLKELERİNİN İÇİ HALA KİN DOLU

Her fırsatta Konstantinopolis bizim olacak yada olmalıdır, gibi söylemlerle ne istediklerini hiç saklamadan isim vermeleri, hala bizim ülkemizdeki ve topraklarımızdaki emellerinin bitmediğini göstermektedir. Kin ve nefret boyutlarını o kadar ileriye götürmüş bir topluluktan, yeni Zelanda'daki saldırıyı gerçekleştiren katil gibi insan müsvettelerinin çıkması doğaldır.

Savaşarak ve mücadele ederek kazanamadıkları her girişimin ardından bu tip eylemlere baş vuracakları aşikardır. Gayelerinin Müslümanlara yaptıkları saldırılar üzerinden amaç Türkiye'ye mesaj vermektir. Zaten seçmiş olduğu ülkede yaşayan ve ibadet etmek için geldikleri camide bu vahşete şahit olanların kendine zarar veremeyeceğini bildiği için burasını seçmiştir.

TERÖRÜN TANIMI HER ÜLKEDE AYNI OLMALI

Unutulmamalıdır ki terör her yerde terördür. Bugün bana yarın sana yapılabilir. Bugün camiyi tarayan Hıristiyan terörist ise başka bir gün kiliseyi bombalayan Müslüman olduğunu iddia eden bir işidli yada bir daeşli olabilir. Ülkeler kendi çıkarları doğrultusunda bir mafya gibi besledikleri terör örgütlerini beslediği sürece bu huzursuzluk daima sürecektir. Refah ve huzurlu bir nesiller yetiştirmek ve güvenli bir ülkede yaşamak istiyorsak, terörün her türlüsüne karşı olmalıyız. Bu konuda en çok canı yanan ülkelerin başında geldiğimiz için, bunun sosyal boyutunu ve ekonomik boyutunu en iyi bilen ülkelerin başında gelmekteyiz.

Terör eylemleri ve masum insanları katletmeler derhal bitmeli Dünya'mızda. Hiçbir ülke yardım ve yataklık etmemeli cani terör örgütlerine. Kanla,  savaşla barış ve adaletin gelmeyeceğini anlamalı ülkeler. Birleşmiş Milletler Konseyi acilen toplanmalı ve bu gibi eylemlerin bir daha yaşanmaması için en ağır yaptırımları uygulamaya almalıdır. Ve ülkeler kendi  halkını kin ve nefrete sürükleyecek söylemlerden kaçınmaları konusunda acilen uyarmalıdır.

Mutlu ve huzurlu bir Dünya'da yaşamak çok zor değil. Terör ve teröristlerin olmadığı, çocuklarımızın daha huzurlu ve güvenilir bir ortamda yaşamaları için yapmamız gerekenler belli. Ülkeler ve toplumlar sadece üzerine düşen görevleri yaparlarsa, Dünya'mızda ne terör nede terörist kalır. Yeter ki ülkeler kendi menfaat ve çıkarları için, terör ve bu tip örgütleri kullanmasın.   

Saygılar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42