Liberal ekonomilerde ekonominin itici gücü, serbest piyasa düzeninde özgürce işlev gören birey ve bireysel girişimcilerdir.

Bireysel yeteneklerin rekabete dayalı serbest piyasa koşullarında en iyi şekilde değerlendireleceğine, bireyin ve toplumun yaratıcı gücünün, dinamik müesseselerin özgürce oluşmasının başlıca nedeni olacağına içtenlikle inanmak gerekmektedir.

Serbest piyasa ekonomisi (liberal ekonomi) benimsemesi sonucu sosyal ve ekonomik yapıda müthiş bir gelişme sağlanacağı kesindir. Unutulmamalıdır ki bugün devletin elinde hala 57 kit mevcuttur.

Devletin ekonomiye müdahale etmesi yani devletçilik anlayışı devlette çalışan işçiler ve memurlar dahil olmak üzere herkesin ve toplumun aleyhinedir. Doğası gereği olarak devlet dünyanın hiçbir yerinde hiçbir yapıda kaliteli ve ucuz mal ve hizmet üretemez, üretememiştir. Üstelik, ürettiği pahalı mal ve hizmetin faturasını da yüksek vergilerle yine birey ve topluma yansıtır.

Ekonominin belirleyicisi siyasi irade yani siyasi tercihler olduğuna göre, başarılı olan siyasi partilere de bakmamız gerekir. Yakın geçmişimizde akla gelen en başarılı siyasi liderler, Büyük Atatürk’ten sonra Mendere, Özal ve Erdoğan’sa, bu üç liderin uyguladığı ekonomik politikalardan kaynaklı olduğu gerçeğini görürüz. AK Parti ilk yıllarında çok başarılı politikalar uygulamasına rağmen zamanda hız keserek durağan bir ekonomi hatta küçülen ekonomi diyebileceğimiz bir konuma geldiğimiz bir gerçek.

Ekonominin başında bulunanların maalesef yeni çözümler üretememekte olduğunu görüyoruz.

Ekonomide bakış açıları çok önemlidir. Yukarıda açıklamaya çalıştığım liberal ekonominin ışığında AK Parti’de tanıdık simaların olduğunu biliyoruz, ama bu değerlerin parti içinde veya yürütmede değerlendirilmediğini de biliyoruz. Tarım ve ekonomiyi çok iyi bilen ve geçmişte büyük organizasyonlarda başarılı çalışmalar yapan örneğin, Recai BERBER gibi çok başarılı gerek mecliste gerek meclis dışında hep başarıyı yakalamış iş dünyasıyla yakından ilgili işadamları ile sıcak ilişkiler kurabilen bir dehadan yararlanmamak bence bu başarısızlıkların başlıca nedenlerinden biridir. Kaç partide kaç Recai Berber bulunur bilmiyorum. Örneğin Ereğli Demir Çelik Fabrikaları zarar üzerine zarar yaparken, bu fabrikaların başına getirilen sayın Berber ekibiyle birlikte müthiş bir dinamizm sergileyerek, iş adamlarıyla sık sık toplantılar düzenleyerek bazen bire bir görüşerek Türkiye’de ilk kez büyük karlar elde eden bir konuma getirmiştir.

3 Dönem Milletvekilliğinde TBMM’de geldiği tüm görevlerde başarılı olmuş TBMM Plan Bütçe Komisyon Başkanlığı döneminde de Plan ve Bütçe altın yılını yaşamıştır.

AK Parti’de getirilen ve üç dönem kuralı nedense bazılarına uygulanmış bazılarına ise, 3-4-5-6 dönem hiç de önemli değilmiş gibi görevler devam ettiğini de görüyoruz.

Recai Berber de bu üç dönem kuralına takılanlardan biri. Üç dönem kuralını anladık anlamasına hadi vekil yapmadınız. Partili olmayan Bakanlar yürütmede olması çok doğal çünkü, Başkanlık Sistemi var diyelim bu sistemde doğal olduğunu da kabul edelim ama Türkiye henüz bu altyapıya hazır değil. Bakanlar talimatla değil, özgür iradeleri ve birikim deneyimleriyle görevlerini icra ederler.

Fikir üretebilen alternatif ve çözüm önerileri ile kamuoyuna bir şeyler paylaşabilen Bakanlara ihtiyaç olduğuna inananlardanım yakın köylüm olmasına rağmen ne yazık ki kamuoyunda yaygın bir kanının olduğu gerçeğini kabullenmemiz gerekir. Örneğin, Damat Bakan belki çok iyidir. Bana görede öyle ancak büyük tepkilerin olduğu gerçeğini kabullenmemiz gerekir.

Ben bunları yazarken kimseyi tukala etmek için değil, sadece tespit ettiğim gerçekleri yansıtmaya çalışıyorum. Türkiye’de tarım politikalarında neden başarılı olmadığımızın nedenlerini bir türlü masaya yatıramadık.

Bunun nedenleri de Recai Berber’lerin birikim ve deneyimlerinden yararlanmak istemeyenlerden kaynaklandığı gerçeğini kabul etmeyenlerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42