“Yalnız adamlar, zor zamanlarda ateşten gömlek giyerler ve tarihin akışını değiştirirler…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir süreden bu yana ısrarla altını çizdiği konuların başında; “Türkiye neden kendi göbeğini kendi kesmesin” olduğu idi. Türkiye başta bölgesinde olmak üzere, kâğıt üzerindeki müttefiklerinden destek almak bir yana köstek olmasalar… Müttefiklerin Türkiye’ye açıktan zarar verdiği bir dönemi yaşıyor.

Şurası bilinmeli ki; bu durum Türkiye’nin bir politika hatasından değil, önceki dönemlerin aksine biçilen rolü oynamak yerine kendi güvenliğini ve uzun vadeli çıkarlarını ön plana koymasından kaynaklanıyor.

Söyle bir geriye dönersek; takvimler 2003 yılını gösterdiğinde, ABD’nin başını çektiği koalisyon güçleri “Saddam’ın kitle imha silahları var” gerekçesi ile Irak’ı işgal etmişti.

 Aradan yıllar geçti, milyonlarca insan; çocuk, masum hayatını kaybetti. Bölge hala yanıyor…

2016 Temmuzunda ise: İngiltere Başbakanı Blair “İstihbarat değerlendirmelerinin yanlış olduğu ortaya çıktı” diyerek Irak’ın işgaline ilişkin pişmanlığını ifade etmesi. 2019 Ekim’inde ise ABD Başkanı Trump; istihbarat yanlıştı ve Irak’ta kitle imha silahı asla yoktu” demesi…

Ya Suriye: 911 km. sınırımız olan Suriye'deki iç savaş, sadece yüzbinlerce insanın hayatına mal olmakla kalmadı. İnsanlık tarihine ışık tutan zengin bir kültürel miras da yerle bir oldu.

2011 yılından bu yana devam eden iç savaş, tüm insanlığın ortak acısı.

İç savaşın sona ermesi ile birlikte insanlık tarihi açısından yaşanan kayıpların boyutu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak.

Evet, mesele Suriye’nin huzuru yanında kuzeyinden ülkemizi vuran ve on yıllardır bu ülkeye ağır bedeller ödeten terördür. Bu terörün arkasında koca bir dünya vardır. Terörü kullanarak, maşa savaşı yöntemini kullanıp Türkiye ile savaşan, yüz yıl önceki karın ağrısını bugüne taşıyan, “yeni yükseliş” dönemini terörle ve tüm imkanları seferber ederek boşa çıkarmaya çalışan çokuluslu bir Batılı cephe; “tek dişi kalmış canavar” koalisyonu...

Görünüşte Türkiye, PKK, YPG ve DEAŞ’la mücadele etmekte. Ama asıl bu çokuluslu cephe ile mücadele diliyor.

Barış Pınarı Harekâtı; YPG, PKK’nın, DEAŞ’ın hatta Suriye savaşının çok ötesinde...

ABD, Avrupa merkez ülkeleri, Suud ve BAE ve İsrail ile karşımıza dikilen güç ve akıl, küresel bir akıldır. Türkiye Barış Pınarı Harekâtı ile böyle bir akıl ve güç ile “bilek güreşine” girmiştir.

Bırakın terör örgütlerini, onlar bile Türkiye’yi durduramayacaktır…

Yavru İsrail’in kurulmasına izin verilmeyeceği bu hainleri çıldırtıyor...

Bu coğrafyada Türkiyesiz denklem kurulamaz…

 Bu coğrafyada Türkiyesiz hiçbir harita çizilemez…

Ahh Kılavuzu İsrail karkası… olan; Suudiler başta olmak üzere, ABD, AB, Arap Birliği,  Mısır ve Ana Vatan’ın ekmeği kursağında nankör Mustafa Akıncı… Türkiye karşıtı safta yerinizi alsanız ne yazar...

Türkiye, Suriye’de yavru bir İsrail’in kurulmasına asla izin vermeyecektir!

Kim ne dersen desin, ne anlarsa anlasın kim ne kadar bağırıp çağırırsa çağırsın, ; “Barış Pınarı Harekâtı” ile Türkiye siyasi tarihinin en büyük mücadelesi başlamıştır.

Yüz yıl sonra kurulan yeniden paylaşım masası devrilmiştir. 

Yavru İsrail hayalleri yerle yeksan olmuştur.

“Türkiye” Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'iyle; kökleri derinlere, dalları göklere ve istikbale uzanan 1000 yıllık koca bir çınarın gölgesi burası...

Hiçbir hesap kitap yapmadan vatana sevdalananların, vatan, bayrak, ezan uğruna şehadete yürüyenlerin ülkesi burası…

82 milyon birlikte #BizTürkiyeyiz! Diye haykırıyor…

Dualarımız kahraman askerlerimiz ile...

 ALLAH (C.C) ORDUMUZA ZAFER İHSAN EYLESİN... AMİN!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42