Modern dünyada insanlar çeşitli şekillerde şiddetle karşı karşıya kalmaktadır. Hiç şüphesiz bu şiddet olaylarından özellikle etkilenen en savunmasız konumda olan çocuklardır.

Son yıllarda ülkemiz medyasında şiddet haberlerine daha sık rastlanmaktadır. Verilen haberler arasında ise okullarda yaşanan olaylar önemli yer tutmaya başlamıştır. Bu durum önemli bir toplumsal sorun haline gelen ve giderek yaygınlaşmakta olan şiddet sorunu üzerinde, daha bir ciddiyetle durulmasını zorunlu hale getirmiştir.

Günümüzde yaşanan hızlı toplumsal değişim bütün kurum ve kuruluşların yapısını ve işlevlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Okullar ise bu etkilenmenin odağında yer alır. Yaşanan hızlı değişimin getirdiği olumsuzluklardan biri belki de en önemlisi, okul çevresinde ve okulda karşılaşılan şiddet olaylarıdır. Esasında bu gelişmenin arkasında yatan gerçek, toplumda artan şiddetin eğitim ortamlarına yansımasıdır. Peki çocuklarda ve gençlerde şiddet eğilimleri, suça yönelişler neden hızla artmaktadır?

Devlet olarak, toplum olarak çocuk suçluluğu olgusunun neresindeyiz? Neler yapıldı ya da yapılmadı?

Ülkemizde güvenli okullara sahip olmak için neler yapılmalı?

Önce psikolojik boyuttan işe yaklaşalım. Herkes Kurtlar Vadisi başta olmak üzere bazı dizilerin gençlerimizi suça ittiğinden söz ediyor. Ancak burada gözden kaçan bir şey var. Acaba gençlerimizin, çocuklarımızın bu etkilenme durumunda bizim rolümüz nedir? Aile olarak bunu sorgulamalıyız. Yani acaba biz çocuklarımızın iç dengesini doğru anlayıp kişilik gelişmeleri için sağlıklı ortamları sunabildik mi? Onları her türlü olumsuz etkilenmelerden, her türlü yanlış yönlendirmelerden uzak tutabildik mi?

Şunu görmeliyiz; sosyal olayları tek bir nedene bağlı olarak açıklayamayız. Basının çocuk suçluluğundaki kışkırtıcı etkisini yok saymak mümkün değil. Ancak bu etkiyi kendi boyutunda ve olduğu kadar almak, değerlendirmek gerekir. Basın konusu fazla abartılırsa diğer sorumlu faktörleri gözden kaçırabiliriz ve bu ciddi bir risktir.

Sıra dışı olayların ülkemizde yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Eğer bir toplumda sıra dışı olaylar yaşanıyorsa, meselelere sıra dışı bakmak zorundasınız. Sıra dışı önlemler almak zorundasınız.

Gerçekten de intiharlar ciddi bir şekilde artmaya başladı. Çocukların karıştığı suçların oranı ciddi bir şekilde artıyor. Çocuklarda ve gençlerde hem okul hem de aile ortamlarında davranış bozuklukları artmaya başladı. Ama daha önemlisi bu gidişat herkesi, tüm toplumu tedirgin, rahatsız eder hale geldi.

Analizlerimizi doğru yapmak zorundayız. Örneğin cezaevlerinde 18 yaş altında ki çocuk sayısı, geçen yıl ne kadardı? Bu yıl ne kadar? Hızlı bir artış hızı olduğunu göreceğimizi sanıyorum. Genel suç artışları ne yazık ki okullarımızdaki güven ortamını etkilemiştir. Okul toplumun bir parçasıdır, o zaman okuldaki şiddeti anlamak için çevreyi ve toplumu incelemeliyiz. Bu anlayışla baktığımız da ise, illerimizin birbirinden farklı sosyolojik yapıları olduğunu görüyor ve değişik suç faktörleri gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz. İşin psikolojik boyutunda ben burada özellikle çocuklarla aramızdaki iletişim becerilerimize değinmek istiyorum. Bu noktada çocuklarımızın kendi aileleriyle, okullarıyla sıkıntıları vardır. Yetişkin insanların, gençlerin, çocukların kendilerini yalnız hissettikleri bir dünyada yaşıyoruz.

Çocuk ve gençlerin intihar denemelerinde en çok bu gerçekle yüzleşiyoruz;

“Annem beni anlamıyordu”

“Babam beni anlamıyordu”

“Beni kimse anlamıyordu”

Geride bırakılan mektuplarda bu ifadelere çok sık rastlıyorsunuz. İntihar başarısız sonuçlanırsa yapılan terapilerde bu ifadelere çok sık rastlıyorsunuz.

Bu bizim gerçeğimiz, görmemiz gerekir. Çocuklarda artan şiddet ve saldırganlık eğilimlerinin sebeplerini doğru anlamamız gerekir.

Elbette büyüklerin burada kendilerini savunacakları bir sürü nedenleri vardır. İş, güç, yoğunluk, zaman ayıramama vs.

Tabi ki aileyi de göz ardı edemeyiz. Aile de toplumun en küçük parçası. Anne, baba, tutum ve davranışlarını göz ardı edemeyiz. Kadına şiddete hayır diye sloganlar atarken kadının çocuğuna uyguladığı şiddeti ne tarafa koyacağız bilemem. Ancak bildiğim tek şey eğitimi önce ailelerden başlatmamız gereğidir. Şimdi sizce kim suçlu çocuklar mı bizler mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42