Sevgili Okuyucularım;

    Tarihe karşı sorumlulukları olanlar mürekkep yerine kan doldurdukları kalemlerle Tarihe yön vermeye çabalıyorlar.

    Geçmişe süzülerek baktığımız da, Türkiye ve Pakistan iki başlı bir Kartal gövdesi gibidir. Bir başı avını izlerken arkasını kollar, öbür başı da avını yakalar. Selçuklu  Devletinin simgesi gibi.  Bizim ne zaman başımız sıkışsa kardeş ülke Pakistan’ı hep yanımızda bulmuşuz. Osmanlı-Rus Harbi''nde kendileri kıtlık ve yokluk içinde iken, Pakistanlılar topladıkları 125 bin Osmanlı lirası değerindeki parayı Osmanlı-Rus Harbi (1877-1878) de kullanılsın diye Osmanlı Padişahına  gönderiyorlar.

     Osmanlı-Yunan Savaşında, olduğu gibi, Trablusgarpta, Balkan savaşlarında, Birinci Cihan Harbin de ve Milli Mücadelede, Kurtuluş savaşında ve Kıbrıs Barış hareketinde Pakistanlılar Osmanlı Devletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin yanında olmuşlardır.

    Pakistan’ın Kurtuluş savaşında Mustafa Kemal Paşa''ya gönderdikleri paraların bir kısmı Büyük Taarruzdan önce Batı Cephesi Komutanlığı emrine verilmişti. Atatürk’ün Çankaya’daki Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak anılarına dayanarak, bu paradan geri kalan üç yüz seksen bin  liranın Atatürk’e iade edildiği ve iade edilen paranın Milli Banka''nın kurulması zarureti hasıl olduğundan, elindeki paranın 250 bin lirasını temel sermaye olarak bu işe tahsis ettiği. Atatürk ayrıca, bankanın 2 numaralı hesabına da kendisi 207 bin lira yatırdığı.  Atatürk’ün İş Bankasına yatırdığı toplam Para 457 bin 400 lirayı olduğu bilinmektedir.

      Bu banka Türkiye İş Bankası adıyla kuruluyor. Kurucusu ve ilk genel Müdürü de Celal Bayar olmuştur.

        Pakistanlı Müslümanlardan gelen para ve yardımlar Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyetinin her sefasında Kardeş yardımı olarak yer almıştır.  

    Neler oluyor kardeş Pakistan da, veya hangi oyunlar tezgahlanıyor?

     Müslümanların ağırlıkta olduğu Cammu Keşmir, halen Hindistan’ın işgali altındadır ve Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu tek eyalet olma özelliği taşıyor. Pakistan ise kendi kontrolü altındaki Keşmir'e “AZAD KEŞMİR” (Bağımsız Keşmir) ve (Gilgit Baltistan) adıyla iki özerk bölge statüsü vermiştir. Bu bölünme olayları 1947-1948 ‘li yıllarda yaşanıyor.

   Pakistan ve Hindistan’ın itilaflı bölge üzerinde taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da da savaş yeniden çıkıyor.

     Afganistan - Pakistan arasındaki gerginlik iki hafta önce yeniden yükselmeye başladı. Hindistan kontrolündeki Keşmir'de 14 Şubat'ta Paramilis konvoyunu hedef alan bombalı saldırıda 44 asker hayatını kaybetti, 20 asker yaralandı. Hindistan yönetimi saldırıyla ilgili Pakistan'ı suçladı. Saldırıyı kınayan Pakistan suçlamayı reddetti.

Keşmir ne durumda; Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde bulunuyor. Bölgenin yüzde 20'sine ise Çin hakim durumda.

Nükleer savaşın eşiğindeki iki devlet ABD’yi Rusya’yı endişelendirirken,  Pakistan Başbakanı İmran Han hükümetinin dış politikada insan dostu, kalkınma odaklı ve barış merkezli bir gündem izlemek için yeni bir Pakistan inşaa etmeye çalıştığını vurgulayarak ABD ve diğer ülkelere Pakistan'a yatırım yapmaları çağrısında bulundu.   İmran Han, şunları söyledi: "Şu an 2,7 milyon Afganlı mülteciyi ülkemizde ağırlıyoruz. Terörizme karşı yoğun çabalar sarf ediyoruz. Öte yandan Hindistan'a karşı sınırlarımızı korumaya çalışıyoruz. Bunlara rağmen bizim bölgede barışın sağlanması konusunda yeteri kadar çaba sarf etmediğimizi söyleyen var. Pakistan, Afganistan'ın kendisi ve komşu ülkeleriyle barıştığını görmek istiyor ve bunun için elinden geleni yapıyor.” diyor.

   Türkiye olarak arabuluculuk istem Afganistan tarafından kabul edilmese de Türkiye Barış için ve Barış çağrısında bulunan Pakistan’ın duyarlıkları doğrultusunda Pakistan’ı yalınız bırakmayacağını biliyoruz. Pakistan bizler için Kıbrıs ve Azerbaycan kadar önem taşımaktadır.       

Sağlıklı yaşayın, sağlıcakla barış umuduyla kalın.

   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vedat Türkan 2 hafta önce

Bõlge ülkelerindeki olaylara duyarliliğinizdan dolayı tebrik ediyorum kalemine sağlık