Sevgili Okuyucularım;

 Türkiye’nin “BARIŞ PINARI” hareketi sonrası;  

     İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Türkiye’nin yakalanan IŞİD mensuplarını vatandaşı oldukları ülkelere geri göndereceğini açıklarken, Avrupa ülkelerinin bu konuda adım atmamasından yakındı.

     Teröristler ülkeleri tarafından vatandaşlıktan çıkartılıyor!

    . Yabancı uyrukluların, yasal işlemlerin ardından kendi ülkelerine gönderileceğini açıklayan Soylu, “ben ne yapayım senin teröristini, nereme koyayım senin teröristini? Nasıl tutayım nerede tutayım? Diyelim cezaevinde tuttum. Çıkınca senin teröristine vatandaşlık mı vereyim.” Haksız olmayan bir seslenişle;

     Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Süleyman Soylu, Avrupa ülkelerinin kendi Vatandaşı IŞİD mensuplarını vatandaşlıktan çıkarmasını eleştirirken;

     “Bu sadece Hollanda'nın ortaya koyduğu süreç değil, İngiltere de yapıyor. İşin kolayını herkes bulmuş. DEAŞ'lı birisi olduğunda kendi vatandaşlığından çıkarıyor.         Yani vatansız bir hale getiriyor. Ondan sonra bulunduğu ülkede onun herhangi bir yere gitmesi hususunda kendine ait bir sorumsuzluk ortaya koyuyor. Bu önümüzdeki günlerde bütün dünyada konuşulması gereken bir süreçtir.

     Biz kimsenin DEAŞ mensubunun oteli değiliz.”  Diyor.

   Ne diyelim arsıza,  Avrupalılarda alıştı “Gayrimeşru çocuklarını Cami avlusuna koymaya.”

Eskiler rafa kaldırıldı!  Öldürüldü görüntüsü verilirken;

Geçmişe baktığımızda, terör odaklarının nasıl yaratıldığını Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) karşı açılan savaş sırasında fiilen görmekteyiz. Pakistan'a göç eden mülteciler savaş sonrası geri dönmeye başladı. Pakistan'da, özellikle Deobandi Medresesi'nde eğitim görmüş öğrenciler de geri dönen mülteciler arasındaydı. ABD ajanları tarafından örgütlenen Molla Ömer etrafında birçok öğrenci ve Peştun mücahitleri alarak Taliban'ı kurdu.

11 Eylül sonrası ABD öncülüğündeki NATO koasliyon güçleri Afganistan’a saldırdı ve Taliban devrildi. Ancak örgütün lideri Molla Ömer yakalanamadı!  Soru işareti?

Taliban, 11 Eylül 2001 de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne düzenlenen saldırılar sonrası dünyanın gündemine oturdu. Örgüt, saldırıları düzenlediği düşünülen Usame Bin Ladin ve El Kaide’ye yataklık yapmakla suçlandı. Usame Bin Ladin de öldürüldü.

Denize gömüldü mü, El-Bağdadi gibi gerçeği bilinmiyor?

Ne güzel değil mi, Örgütü kur, bakır tepsi de, içerisini kanla doldur dünyaya sun, zamanı gelince tepsiyi kalayla! Tertemiz oldu deyi ver!

     Yeni Terörist başları, yeni Bağdadiler yaratılmak isteniyor!

ABD Başkanı Donald Trump, Afganistan'daki 9 bin Amerikalı askerini geri çekmesi konusundaki en büyük problemin "ülkenin teröristler için bir laboratuvar olması" olduğunu söylemesi..

     Fox News kanalına konuk olan Trump, "Ben Afganistan'a teröristler için Harvard diyorum" dedi.

     Yeni lider geliyor ABD kırmızı halıyla karşılıyor.  Hu…

    El Kureyiş mı geliyor yok sa, Ferhat Abdi Şahin mi geliyor! 

    Pek çok basın kuruluşu ve analist, El Kureyşi'nin, Bağdadi'nin Ağustos ayından beri yardımcılığını yaptığı konuşulan Iraklı Türkmen IŞİD yetkilisi Abdullah Kardaş'ın kod adı olabileceğini iddia etti.

   Yeni liderin (Yeni Halife nin) kod adındaki "El Haşimi el Kureyşi" isimleri, Muhammed Peygamber'in soyundan geldiği iddiasına işaret ediliyor.

      İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Öldürülen el-Bağdadi ne kadar teröristse Ferhat Abdi Şahin de o kadar teröristtir.” Diyor.

   1969 Afrin doğumlu ve terör örgütü PKK'ya 1990 yılında katıldığı söyleniyor. Suriye'de bulunduğu 19 yıl boyunca terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın sözde idari işler yardımcılığını yaptığı,  Abdullah Öcalanın “manevi oğlu” olarak biliniyor.

     1996'da PKK örgütünün sözde Hakkari /Şemdinli sorumlusu olan Abdi listesi kabarık eylem planlayıcısı ve katılımcısı olarak tanınmaktadır.

     Buyurun beyler, buyurun.  Rafta APO geliyor ABDİ

     ABD boş durmuyor, Suriye operasyonuyla şaşıran ABD Temsilciler Meclisi, Ermeni tasarısına sarıldı.

     ABD ile Türkiye arasında ateşkesle ilgili anlaşma yapılmış ve halihazırda askeri operasyon durmuş olsa da, (Demokratlara ilaveten) bazı Cumhuriyetçi senatörler halen Türkiye'nin YPG/PKK'ya yönelik adımının "cezalandırılması" gerektiğini düşünüyor. ABD Temsilciler Meclisi, 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıyan karar tasarısını kabul etti.

     Temsilciler Meclisi'nden geçen tasarının hayata geçebilmesi için Senato'da da aynı şekilde kabul edilmesi gerekiyor.

     Oysa, alınan bu kararın, 1948 tarihli Soykırımın Önlenmesi Sözleşmesi hükümleriyle bağdaşmayacak şekilde soykırım isnadında bulunması hasebiyle ABD hukukuna ve uluslararası hukuka da aykırı olduğu bilinmektedir.

    "Uluslararası hukukta 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanımlayan bir karar bulunmamaktadır. Aksine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu konunun meşru bir tartışma konusu olduğunu hükme bağlamıştır.

    1915 te vuku bulan gelişmeler siyasetin değil tarih biliminin alanıdır.

    Yüz yıldır İravan Hanlığının gadim Türk yurdu Topraklarında, İravan’da  Gümrüde, Kars’ta Erzurum’da Van’da şimdi ise Azerbaycan da Karabağı işgal eden Hocalı, Şuşa, Kelbecer, Ağdam’da soykırım yapan Ermenistan’ın soykırım yalanı ile ABD’nin emperyalist kirli amelleri tarihin güneşini balcıkla sıvayamaz.

    ABD Teröristlerle görüşmeyi kabadayılık olarak saymaya devam etmektedir. Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağın kanunsuz rejimin temsilcisi Masis Mavilyan’ı da ağırlamayı ihmal etmemektedir.

 

     Mahsuni Şerif’in söylediği gib;

Devleti devlete çatar
İt gibi pusuda yatar
Kan döktürür silah satar
Amerika katil katil.

 

     Sağlıklı yaşayın, sağlıcakla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42