Yeni yargı yılımız başladı. Adaletin tecelli ettiği bir yıl temenni ederim. Ancak, mevcut yargı sistemimizin adaletin tecelli ettiği konusunda kamu vicdanını mütmain edecek bir durumda olmadığı da yadsınamaz bir gerçek. 

Peki, nasıl bir yargı sistemi ve devlet gücüne karşı bireyin hakkını koruyacak bir sistem inşa edilebilir? Benim tahayyülümde (kendi küçük hayali devletimde) şunlar söz konusudur:

1) Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olarak iki ayrı kurul oluşturulmalıdır. 

a) Hakimler Kurulu’nda yürütmeyi veya yasamayı temsil eden hiç bir görevli (bakan, bakan yrd, müsteşar vb) KESİNLİKLE BULUNMAMALIDIR. 

9 üyeden müteşekkil bu Kurul, mesleğinde en az 5 yıl ilk derece mahkemesinde kürsü hakimliği, en az da 3 yıl Yargıtay’da veya Danıştay’da üye olarak görev yapmış, 15 yıllık mesleki deneyime sahip hakimlerden oluşmalıdır (Hatta bu üyelerin son görev yeri Adalet Bakanlığı da olmamalıdır).

Bu Kurul’un görevi; hakimlik mesleğine kabul için şart olan yazılı ve sözlü mülakatları yapmak, hakimlerin özlük haklarını düzenlemek, atama, tayin, terfi ve disiplin işlemlerini gerçekleştirmek olmalıdır.

b) Savcılar Kurulu da 9 üyeli olup ilk derece mahkemelerinde en az 5 yıl ve 3 Yargıtay’da da 3 yıl bir fiil savcılık yapmış 15 yıllık mesleki deneyime sahip savcılardan oluşmalıdır. Savcılar Kurulu, bir yönüyle de yürütmeyi de temsil ettiğinden bu Kurulda Adalet Bakanlığı’nın 1 veya 2 temsilcisi olabilir. Ancak Adalet Bakanlığı’nı temsilen seçilen üyeler,  Başkan ve Başkanvekilliği gibi Kurulda idareci bir görevi üstlenmemelidir. 

Savcılar Kurulu’nun başlıca görevi ise; mesleğe alım amacıyla savcılık yazılı sınav ve mülakatını yapmak, savcıların özlük haklarını, atama, tayin, terfi ve disiplin işlemlerini gerçekleştirmektir.

2) Hakimler Kurulu’nun ve Savcılar Kurulu’nun kimi kararlarını re’sen veya talep üzerine denetleyen ve iki Kurul arasında mesleki eşgüdümü ve koordinasyonu sağlayan bir Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kurulmalıdır. 

Bu Yüksek Kurulu’nun üyeleri arasında yürütmeyi veya yasamayı temsilen hiç bir üye KESİNLİKLE OLMAMALIDIR. 

HSYK üye yapısı şu kişilerden oluşmalıdır: Yargıtay Başkanı, Danıştay Başkanı, Hakimler Kurulu Başkanı, Savcılar Kurulu Başkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı. 

Belli günlerde toplanan bu Kurul’un görevleri ise şunlardır:
- Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu tarafından verilen disiplin cezalarını kesin olarak karara bağlamak (sadece meslekten çıkarma kararında son karar mercii Anayasa Mahkemesi olmalıdır)
- Hakimler Kurulu’nun veya Savcılar Kurulu’nun bir alt bölgeye veya üst üste iki kez aynı bölgeye görevlendirme kararlarına karşı re’sen veya aynı bölgeye görevlendirme kararına karşın talep üzerine nihai kararını vermek,
- Hakimlikten savcılığa, savcılıktan da hakimliğe geçmek isteyen görevlilerin bu taleplerini ilgili Kurullarının görüşünü aldıktan sonra (kabul veya ret olarak) karara bağlamak, 
- Hakimler Kurulu’nun veya Savcılar Kurulu’nun mesleğe alım için açmış olduğu yazılı veya sözlü sınavlardaki usulsüzlük iddialarını re’sen veya talep üzerine incelemek ve karara bağlamak,
- Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu arasında eşgüdümü ve koordinasyonu sağlamak.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri olan Hakimler Kurulu Başkanı ile Savcılar Kurulu Başkanı, başkanlığını yaptıkları kurulun kararına ilişkin işlemlerin karara bağlanmasında kurulu adına görüş bildirebilirler AMA OYLAMAYA KATILAMAZLAR.

Yazının Devamı Yarın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42