Hep siyaset hep siyaset, o kadar siyasetle uğraşıyoruz ki,etrafımızda olan biten en önemli olaylardan bile haberimiz yok. Evet genelde yazarların gündemi, hep siyaset ve güncel olaylar olduğu için,genellikle bu konuları gündeme almaları da normal tabi. Duyarlı ve ülkesini seven bir yazarın görevi ve sorumlulukları, bunlar değildir sadece. Yazarın en asli görevlerinin başında,toplumun ve ülkenin milli değerlerine zarar veren, her konu hakkında cesurca ve doğru bir şekilde yazmak ve o konu hakkında vatandaşı ve yetkilileri uyarmaktır. Evet bugün siyaset yazmak yok,aday adaylarını yazmak yok,kim kimle ittifak kurmuş,kim kimin adayı olmuş,yerelde ittifak varmış yokmuş, umurumda bile değil bugün.

Bugünkü yazımı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilgili bütün birimlerine yolladım. Hatta sayın Cumhurbaşkanımıza dahi.

BU BİR GIDA İSRAFI TERÖRÜ

Son yıllarda ülkemiz,çok ciddi oranlarda gıda da dışa bağımlı olmaya başladı. İsraf boyutları o kadar ciddi bir hal almaya başladı ki bizim ülkemiz gibi yüzde doksan dokuzu müslüman bir ülkede ve " israf haramdır" anlayışının katledildiği bir başka ülke yok sanırım.

Asıl konuya gelecek olursak,son iki haftadır yaşadığım ve şahit olduğum olaylar ülkemiz ve milletimiz açısından hem çok israf olması hem de milli bir servetin yok olmasınına sebep oluyor. 2019 yılından itibaren marketlerde poşet başına 0.25 krş alınacağı ve bunun sebebinin ise poşet israfının önüne geçileceği iddiasıydı. Sosyal medyada hemen tepkiler verildi ve marketler adına hemen hesaplar yapılıp ne kadar para kazandıkları yazıldı çizildi.

ASIL FACİA HER GÜN YAŞANIYOR

İsmini vermeyeceğim marketin görevlisinin, iki market arabası gıdayı çöpe atarken gördüm ve gözlerime inanamadım. Atılan gıdalar arasında tavuk,kaşar peyniri,salam ,sosis,yoğurt,ayran,tost ekmeği,mandalina,biber,elma,domates,marul ve buna benzer bir dünya gıda ürünü ve bu yetkili arkadaşa sordum. Niye bunları çöpe atıyorsun? yazık değil mi, niye ihtiyaç sahiplerine vermiyorsunuz? yada niye hayvanlara vermiyorsunuz deyince, bana bir şey sormayın bu market yönetiminin aldığı bir karar dedi. Ve mutlaka imha edilmesi gerekiyormuş. Hani o havalı havalı alışveriş yaptığımız,elimizle istediğimizi seçtiğimiz,sıcacık klimaların çalıştığı,albenisi on numara olan marketlerden bahsediyorum.

DEVLET POŞETİ DEĞİL, MARKETTEKİ İSRAFI ÖNLEMELİ

Her köşe başına konup bakkalı,manavı,kasabı,mandırayı,kuru yemişçiyi bitiren dev marketler,çıkarınız oldu mu nasıl da devletin sizin için çıkardığı kanunların yanında yer alıyorsunuz. Bir bakkalda evine çocuklarına bir ekmek götürsün istemiyorsunuz. Okul zamanı geliyor bir kırtasiye oluyor işinize gelince bir manav oluyorsunuz. Ve de çürümeye yüz tutmuş malların sayılarını ve son kullanma tarihlerini bildiğiniz halde bekletip çöpe atıyor ve imha ediyorsunuz.

Lafa gelincede poşeti parayla satıp,güya ülke ekonomisine katkıda bulunuyorsunuz. Sevsinler sizin yalanınızı. Ama elbet sizi de denetleyen ve bu israfınıza dur diyecek olan birileri çıkacak. Devletimizin bu tür market politikalarını ele almasını ve bu büyük israfı önlemesini bekliyoruz.

TÜM DEVLET YETKİLİLERİNİ GÖREVE DAVET EDİYORUM

Başta Market sahipleri,Tarım ve Orman bakanlığı,Ekonomi Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı,81 ilin Valiliği,Belediyeler,Kaymakamlıklar ve bunun gibi tüm Devlet yetkilileri. Elinizde bütün imkanlar var. Yasa ise yasa,kanunsa kanun,ne yapılması gerekiyorsa yapın lütfen.

Her belediye hayvanlar için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kimi ekmek toplama kutuları,kimi mama kapları koyuyor sokaklara. Belediyeler merkezdeki tüm büyük marketlerle anlaşıp protokol imzalayıp son kullanma tarihi geçmiş gıda ürünlerini toplayabilir. Sonuçta Manisa'mızda spil dağında yüzlerce hayvan var,Büyükşehir belediyesinin hayvan barınağı var. Çok soğuk günler geçiriyoruz. Yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar açlıktan ölüyor ve yok oluyor.

 Saygıdeğer Manisa'lı hemşerilerime sesleniyorum. Ne olur bu çağrıya kulak verin. Tarihi geçmiş gıda ürünlerinin lütfen ama lütfen çöpe atılmasını önleyin. Doğadaki hayvanları düşünün. Çevreniz de bu olaylarla karşılaşınca daha duyarlı olun. Onlar da can onlarında yemeye içmeye ihtiyacı var. Evine sıcacık odasına bir kedi almakla hayvan sever olunmuyor.

İNANMAYACAKSINIZ AMA İSRAFIN BOYUTU ÇOK BÜYÜK

Rapora göre, 1 Ocak 2018 itibarıyla gıda perakendesinde toplam market sayısı 28 bin 544 seviyesinde yani bu marketlerin her biri haftada bir market arabası yiyecek atsa ayda 4 araba yapar.

28.544 market çarpı 4 market arabası = 114.176 market arabası

114.176 market arabası çarpı 30 kg gıda ürünü= 3.425.280 kg gıda ürünü ve bu ürünler tarihi geçmiş olsa bile hayvanlar tarafından tüketilebilir ürünlerdir. Yani ülkemizde her hayvan otalama günde 1 kg gıda yese yaklaşık 3.425.280 hayvanın yiyeceği sağlanmış olur.

Değmez mi bu çalışmaya soruyorum size?

saygılar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.