Sevgili Okuyucularım;

   Berrak Ege Denizinde, bataklık neden yaratılıyor? Deniz yosun tutar mı, soruları sorulmaya başlamış olunmalıdır. “Yosun tutar, Girdap oluşturur, asla bataklık olmaz” diye genelde tanım yapılır!

    Türkiye ve Yunanistan arasında güven arttırıcı tedbirleri canlandırma amacıyla,
Türk askeri yetkililerinden oluşan bir heyet, iki ülkeden diplomatların katılımı ile Yunan mevkidaşlarıyla görüşmek üzere Atina'da toplandı.

     Türkiye'nin Kıbrıs'ın  ( EEZ 'si içinde hidrokarbonlar için keşif sondaj çalışmaları yürütme planları üzerine, Ankara ve Lefkoşa arasında yaşanan bir gerginlik döneminde yapılıyor bu toplantılar.

    Türkiye Petrolleri gerekse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile beraber doğu Akdeniz’de yapmış oldukları anlaşma gereği petrol ve doğalgaz arama sahaları ve ruhsat noktaları için ortak çalışma belirlemiş durumdalar.

     Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRK) 12 blok olarak ayırdığı Doğu Akdeniz’de petrol arama planı yapmıştır. Kısa süre önce birçok firma ile ortaklık halinde, örneğin Amerika’nın Exon Mobil, Fransa’nın Total, İtalya’nın Eni firmalarıyla petrol arama işbirliği kapsamında yoğun çabalara girdi. Güney Kıbrıs Rum kesimi Afrodit sahası diye adlandırılan sahada petrol arama programı yaptı. Aynı bölgede İsrail Tamar ve Levithan sahalarında doğalgaz rezervleri tespit ettiler, üretim yapmak üzere planlamalarını geliştirerek yürütüyorlar.

       Türkiye, Kıbrıs'ta bir anlaşmaya varılıncaya kadar Kıbrıs Rum Kesiminin Akdeniz'de hidrokarbon arayışında olamayacağı düşüncesinde olduğu izlenimi vermekte. Beraberinde, Rumların hidrokarbon sondajı yapmalarını engelleyeceğini ilan etmiştir.
      Bir taraftan da, K.Kıbrıs deniz bölgesinin bazı bölgelerinin kendi yetki alanına girdiği beyanıyla, Adanın kuzeyindeki Türk bölgesinde bağımsız olarak gaz rezervleri araştırmasına başlamıştır.
     Ankara'nın açıkça duyurduğu, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'yle birlikte hidrokarbon yataklarında işbirliği yapmak ve bölgesel enerji rotalarını kontrol etmektir.

     Bu düşünceler kapsamında, Kıbrıs'ın statüsü ile ilgili müzakereler Ağustos 2014' te başladı.

    Anlaşma'nın siyasi eşitlik temelinde iki toplumlu, iki bölgeli federasyona dayalı olması, Birleşik Kıbrıs'ın BM ve AB üyesi olarak tek uluslararası hukuki kimliğe ve Kıbrıslı Türkler ile Rumların eşit ve tek egemenliğe sahip olmasıdır. Birleşik Kıbrıs Federasyonunun iki tarafta eşzamanlı yer alacak referandumda onaylanması sonucu ortaya çıkması, Federal Anayasa'nın Birleşik Kıbrıs'ın iki eşit statüye sahip iki kurucu devletten oluşacağını belirtmesi ve bunu güvence altına alması esas alınmıştı.

       Zamanla taraflar arasında Garantiler ve Ülke Güvenliği, Yönetim ve Güç Paylaşımı,

Ekonomi ve AB ile ilişkiler, Mülkiyet, Harita ve Yüzdelikler, Toprak ve Güvenlikler başlıklarında muhtelif anlaşmazlıklar oluştu.

      Yunanistan, Türkiye'nin Kıbrıs  ( EEZ'de ve Ege'deki eylemlerinin, Kıbrıs ve Yunanistan'ın egemen haklarının pahasına fiili durum oluşturmayı hedeflediğine inanıyor.
        Yunan Dışişleri Bakanlığı, Ege ve Doğu Akdeniz'deki durumu yakından takip ediyor.
Yunan Donanması, Ankara'dan gelen herhangi bir zorluğa cevap vermek için sürekli hazırlıktadır!
        Ankara da, Doğu Akdeniz'de yeni bir güçler yoğunlaşmasından endişe duyuyor.
 İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan’ın yakın müttefikleridir. İsrail'den Kıbrıs'a ve Girit'ten Yunanistan'a ve Avrupa Anakarasına denizaltı boru hattı inşa etme iddiası gibi büyük bir stratejik çıkarı paylaşıyorlar...

       İsrail, Türkiye ile ilişkilerin bozulmasından sonra, Akdeniz ülkeleriyle birlikte çeşitli askeri hava, deniz ve kara kuvvetleri tatbikatlarına katıldı. Hem Kıbrıs hem de Yunanistan ile işbirliğini sürdürüyor.
       Türkiye, İsrail ile 1960'larda başlayan savunma sanayi, güvenlik işbirliği, istihbarat değişimi ve askeri eğitim konusunda yakın müttefikti. İlişkiler 1990'larda doruğa ulaştı.
2010'da Mavi Marmara krizinden sonra çıkan diplomatik soğukluk ilişkileri etkiledi.
Ankara tüm savunma projelerini ve askeri işbirliğini askıya aldı. İsrail'in Kıbrıs Rum hükümetleri ile daha sıcak bir ilişki kurmasının yolunu açtı. Bugün İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan yakın müttefiklerdir.

     2010’a kadar İsrail Türkiye’nin dış Lobi hareketine büyük destekler vermekteydi! 2010 sonrası başta ABD’nin Ekonomik ve Ermenistan’ın (sözde soykırım ) iddiaları saldırılarına maruz kalması İsrail Lobisinin taraf değiştirmesinden kaynaklanan büyük ölçüde dış politikada da etkilenmesine neden olmuştur.
    Türkiye ile Kıbrıs arasında Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarından istifade etme konusundaki yükseliş, bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski taşıyor yorumlarına neden olmaktadır.
      Türkiye'nin "Dış Diplomasisi" politikası ve buna mukabil Kıbrıs, Yunanistan, Mısır ve İsrail'in ortak askeri tatbikatlarıyla benzer politikaları, Doğu Akdeniz deniz kaynakları üzerindeki gerilimlere işaret ettiği yorumları da beraberinde yapılmaktadır.

        AB, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ( EEZ'sinde yasadışı sondaj faaliyetleri gerçekleştirmesi halinde buna cevap vermeye hazır olduğunu yinelemiştir.
      Avrupa Konseyi Başkanı D.Tusk, "AB, G.Kıbrıs'ın arkasında duruyor, Türkiye AB üye devletlerinin egemen haklarına saygı duymalıdır" diyor.
     Yunanistan Başbakanı A.Tsipras, 20 Mayıs'ta Türkiye'yi "fırsatçı" olarak kınamıştır..
Ankara'yı diyalog masasına oturmaya ve hiçbir yere götürmeyen davranışları geride bırakmaya çağırdığı söylenmektedir.
 

     Araştırma, Denizcilik rekabetinde Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkiler gaz politikasından ciddi biçimde etkileniyor.

     Türkiye, Kıbrıs Rum tarafının tek taraflı keşif çalışmalarına tahammül etmeyeceğini bildirirken, diğer yandan Kıbrıs Türk tarafının haklarını savunuyor, bir yandan da büyüme hedefleri ve yerel enerji güvenliği ile ilgili kaygılarına Doğu Akdeniz'i "Mavi Vatan" sayıyor.

      Kıbrıs Rumları, İsrail, Mısır ve Yunanistan arasında enerji ortaklığı ile artan işbirliği giderek artan bir hızla bölgede yaşanan enerji sorununa duyarlı hale geliyor.

       Bu noktada ABD, Türkiye'nin Kıbrıs adası açıklarında hidrokarbon arama faaliyeti yürütme niyetini beyan etmesinden endişe ettiğini ve çalışmalarına son vermesini istiyor.

     ABD izni olmadan bölgesel veya ulusal kararlar alınamayacak mı?  Gerek Ulusal savunma, Ekonomik kalınma, Milli çıkarlar, Dış ve İç yönetimimizde özgür olunmamama, bağımlılık hareketinde bulunma zorunluluğumuz nereden kaynaklanıyor? İrdelenmesi gereken konular galiba.

      Düşünürken sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalın.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42