Başlığı ironi yapmak için yazmadım. Çünkü olay tam da böyle oldu. Yazının devamında neyin neden ve nasıl olduğunu anlatacağım. 

“HDP hem seçime giriyor ve kazanmak istiyor, hem de seçim yarışını önde biten adaylarına mazbata verdirmiyor, böyle bir şey olabilir mi? Şayet böyle bir şey olmuşsa HDP’de akıl tutulması vardır” dediğinizi duyar gibiyim. 

HDP bunu neden yaptı? İşte cevabı; 
2,5 yıl süren kayyum yönetimleri döneminde halk ile devlet arasında ciddi yakınlaşma oldu. Halka "kayyum hizmetlerinden memnun musunuz?" sorusunun sorulduğu ankette memnuniyet oranı yüzde 70’in üzerinde çıktı. Bu oran HDP’nin hiçbir zaman yakalayamadığı halk desteği düzeyidir.

İşte derin HDP bu ilişkiyi bozmak için düşündü taşındı ve mağduriyet edebiyatı yapmak ve halk ile devletin arasındaki yakınlaşmayı bozup, halkı devletten uzaklaştırmak, yeniden geçmişte olduğu gibi kullanabilmek için bir plan kurguladı. 

Derin HDP kimsenin görmediğini zannettiği yerde kendisine tokat attı, sonra da “imdaaatt beni dövüyorlar” diyerek sirk kurnazlığı yapmak istedi. 

Ama kusura bakmayın sirke insanlar inanmak için değil sadece gerçek olmadığını bildikleri halde eğlenmek için giderler. O nedenle bu sahte çığlıklar hiçbir şekilde karşılık bulmadı ve bulmayacak da. 

Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve devlet yöneticilerini dünya kamuoyunda küçük düşürmek ve uluslararası arenada aleyhte kampanya yürütmek istediler. Fransa’nın sözde Ermeni soy kırım günü ilanının da aynı süreçlere rastlıyor olması hiç de tesadüf değil.

DERİN HDP, KHK İLE İHRAÇ EDİLENLERİ BİLE BİLE ADAY GÖSTERDİ
Kanunları ve boşluklarını en ince ayrıntısına kadar bilen HDP ve hukukçuları, KHK ile ihraç edilmiş olanların kamu görevi yapamayacaklarını, seçilmeleri halinde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından mazbatalarının verilmeyeceğini biliyordu. Adaylar da kendi durumları hakkında bu bilgiye sahipti. Yani sonucu bile bile adaylık mürcaatları yapıldı.

HDP KURALLARIN BAZILARINA UYUP BAZILARINA NEDEN UYMUYOR?
HDP seçim kuruluna adayları ile ilgili müracaatlarını süresi içinde yaptı. Devletin ilan ettiği seçim takvimine şartsız ve harfiyen uyan HDP, adaylardaki sicil temizliği ve hukuki ehliyet şartına neden uymuyor?

Ayrıca; sicili temiz, suça bulaşmamış ve bulaşmama iradesi olan, seçilmesi halinde çok güzel hizmet yapabilme yeteneğine sahip aday adayları varken, haklarında terör davaları bulunanları da mahkûmiyet almaları durumunda yerlerine kayyum ataması yapılma ihtimalini bile bile aday gösterdi. Ancak bu durumdaki adaylar haklarında kesinleşmiş hüküm bulunmadığı için, YSK mazbatalarını verdi ve görevlerine başladı. 

HDP KENDİSİNE OY VEREN SEÇMENE TUZAK KURDU
Dolayısıyla durumlarını bile bile aday olmaları, sonucu baştan belli olan kasıtlı bir plan kurmaları demekti. Durumu sıkıntılı kişiler aday olacak, YSK’da mazbata verilmesi için hukuki şartları taşımayanlara mazbata vermeyecek ve derin HDP’de “devlet halkın iradesine saygı göstermiyor”diyerek halkı devlete karşı kışkırtmaya zemin hazırlamış olacaktı.

Yani derin HDP kendisine oy veren seçmene PKK/KCK terör örgütünün işine yarayacak bir tuzak kurdu. Hukuki durumları mazbata almaya uygun olmayan kişileri aday gösterip sonra da mazbatamız verilmedi diyerek halkı sokağa dökmek istedi. 

Bir başka ifade ile derin HDP halka hizmet yerine, halkın sırtından PKK/KCK aklı ile kaos planları yaptı. 

DEVLET TUZAK KURMAZ, KURULAN TUZAKLARI BOŞA ÇIKARIR
Devlet tuzak kurmaz, kural koyar, hukuku belirler, ona göre karar verir ve uygular. Böylece tüm tuzakları da boşa çıkarır.

Devletin en tepesindeki yetkili isim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 8 ay öncesinden “terör örgütü irtibatlı ve iltisaklı kişileri, sicili sıkıntılı kişileri bir saniye dahi tutmaz görevden alırız” şeklinde uyarıda bulunmuştu. 

Biz gazeteciler olarak da “HDP seçimlere neden terör suçlarından mahkemelik isimlerle gidiyor?”başlıklı haberimizle derin HDP’nin seçimler üzerinden bir kaos planı yapmaya çalıştığına dikkat çekmiş, hem HDP yöneticilerinin hem de oy veren seçmenlerin dikkatini çekmiştik.

Çok şükür basiretli halk devlete inandı ve güvendi. Derin HDP’nin kendisine kurduğu seçim mağduriyeti tuzağına düşmedi ve PKK/KCK terör örgütleri yararına yapılan kaos planları boşa çıktı. 

KHK İLE İHRAÇ EDİLEN HDP ADALYARINA MAZBATA NEDEN VERİLMEDİ
Şimdi gelelim yarışı önde bitiren adayları mazbatalarının verilmemesinin nedenlerine;

Terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu kuruluşlarında çalışan kişiler Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden ihraç edildiler. KHK ile ihraç edileneler bir daha hiçbir zaman kamu görevi yapamazlar. 

Kanun gereği belediyelerde vasıfsız bir işçi olarak dahi çalışamacak olan kişilerin seçilerek belediyelerin başına başkan yetkisi ile gelebilmeleri kanunen mümkün değil. Dolayısıyla seçim yarışını önde bitirmiş olmaları demokrasi, ancak o görevi yapabilecek hukuki ehliyetinin olması şartı da ayrı hukuk devletinin gereği. Demokratik olarak seçilmiş olabilir, ancak görevi yapabilecek hukuki ehliyeti yoksa o görevin yetkisi o kişiye verilmez. Yani bu durumda olan kişinin partisine, dinine, etnik kimliğine de bakılmaz.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti Demokratik Hukuk Devletidir.

HDP ADAYLARINA MAZBATA VERİLMESİNE NASIL ENGEL OLDU?
HDP seçim kuruluna adayları ile ilgili müracaatlarını süresi içinde yaptı. YSK aday gösterilen kişilerin adaylıklarına engel bir durum var mı yok mu diye döndü yargı arşivinden baktı. Aday olmalarına engel teşkil edecek bir yargı kararına rastlamadı ve adaylıklarını onayladı. 

Ancak KHK bir yargı kararı değil kanuni bir karardır. Yargı kararı olmadığı için YSK’nın karşısına o zaman çıkmadığı için adaylıkları onaylandı. 

Seçimler tamamlandı HDP adayları seçim yarışını önde bitirdi ve kanuni bir hak olan itiraz süreçleri başladı. Bu süreçlerde KHK ile ihraç edilen HDP adayları ile ilgili YSK’ya “KHK ile ihraç edildikleri ve kamu görevi yapamayacakları “ gerekçesi ile itirazlar yapıldı. Bu itirazları değerlendiren YSK seçim yarışını önde bitiren HDP adaylarının KHK'de yer alan "Bu şekilde görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, kamu, kurum ve kuruluşlarında görev alamaz"gerekçesi ile mazbataların verilmemesi, en çok oyu almış olan ikinci partiye verilmesi kararını verdi. 

Muş'un Rüstemgedik beldesinde seçim yarışını önde tamamlayan CHP adayına YSK tarafından "adli sicil kaydı" gerekçesi ile verilmeyen mazbata, ikinci sırada en çok oyu alması nedeniyle HDP adayına verildi.

Yani YSK’nın bu kararı eldeki delillere göre verilmiş bir karar herhangi bir partiye göre verilmiş bir karar değil. Şayet YSK’nın ve devletin hedefinde HDP olsaydı Muş’ta CHP adayına değil HDP adayına mazbatanın verilmesine karar vermezdi. 

Böylece derin HDP yöneticilerinin bir kaos hamlesi daha boşa çıkmış oldu. 

Artık derin HDP ve işbirlikçilerinin kaos planları ve tertipleri hiçbir zaman tutmayacak. Çünkü devlet içerideki işbirlikçileri teker teker temizliyor. İşbirlikçiler temizlendikçe güçleniyoruz, halkımız ve ülkemiz huzura kavuşuyor.

Beyler takke düştü kel göründü...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42