Öne Çıkanlar EGE kula Kırkağaçın Projelerine Destek manisa Mimar Sinanın eseri inşaat teknolojisine meydan okuyor

HEGEM’den Ceren Damar Cinayeti İle İlgili Bildiri

BÜTÜN KAMUOYUNA Ceren DAMAR cinayeti hakkında bildirimizdir;

(Ceren DAMAR ŞENEL, Şiddet üzerine bilimsel çalışmaları olan, Şiddetle Sivil Mücadele çalışmalarında Vakıflarımız ve STK'lar Birliği yönetimlerinde aktif olarak yer alan Dr. Mustafa DAMAR hocamızın evladıdır.) 1. Ceren DAMAR ŞENEL cinayeti sıradan bir olay değildir; Çünkü, olay ıssız bir ormanda, metruk bir binada ya da karanlık bir gecekondu sokağında değil, ülkenin başkentinin ortasında ve bir üniversitenin hizmet alanında, öğretim elemanının bilim ürettiği, dinlendiği odasında meydana gelmiştir. 2. Katilin eylemi klasik suç teorilerine uygun değildir; yani, katil ne kara cahil, ne ekmek bulmakta zorlanan bir yoksul ve ne de eski bir hükümlüdür; aksine kana buladığı üniversitenin hukuk son sınıf öğrencisidir. 3. Bu menfur olayın katili, kurbanını işkence tarzını kullanarak vahşice öldürmüş; cinayete değil bir vahşete imza atmıştır. Yukarıda ortaya konan belirlemeler neyi düĢündürmelidir: A- Bu sıradışı olay, 21. yüzyılda genel olarak dünyada ve özel olarak ülkemizde yaşanan sosyal travmaların, yaygın radikal Ģiddete dönüşmeye başladığının habercisi bir olaydır. B- Bu olay, şiddetin büyük şehirlerden küçük şehirlere, ilçelere, mahallelere ve dahası her bireyin aile çevresine kadar uzandığı bir döneme gelindiğinin göstergesidir. C- Bu olay, artık cinayetlerin DAHA VAHŞİCE işlendiğinin, vahşetlerin sıradanlaştığının ürkütücü bir tablosudur. D- Bu olay her sınıftan, her meslekten aile bireylerinin (özellikle çocuk ve gençlerin) her tür ortam, mekan ve zamanda, fail ya da kurban olabileceğinin somut bir göstergesidir. Gençlik ve Ģiddet boyutunda ne durumdayız ? Ülkemizde şiddet, dahası cinnet sınırında yaşayan çocuk ve gençlerin oranlarında son bilimsel araştırmalara göre, (HEGEM Gençlik ve Şiddet Raporu: 2018) aşırı bir artış gözlenmektedir. Örneğin; liselerde okuyan 120 bin gencin; %58'i kendinden, %84'ü diğer insanlardan nefret ettiğini; %20'si cinsel taciz/saldırı olayıyla karşılaştığını ve %83'ü aşırı öfke ve saldırganlık duyguları yaşadığını … beyan etmiştir.

ACĠLEN neler yapılmalıdır ? SON araştırma verileri çok ciddi sosyal risklerle karşı karşıya olduğumuzun açık göstergesi olduğuna göre; acilen etkili hizmet stratejiler geliştirilmeli; önleyici rehberlik, koruyucu hukuk ve onarıcı adalet projeleri ülke düzeyinde bir milli seferberlik sistematiğiyle hayata geçirilmelidir. ġiddetle Sivil Mücadele eksenli resmi hizmet ve araştırma projelerini keyfi olarak engelleyen bürokratlar (halen böyle il milli eğitim müdürleri var) görevden alınmalı, insan ve topluma hizmet merkezli yönetim anlayışı ülkemizin her yerinde hakim kılınmalıdır. Son 20 yılda, aile, çocuk ekseninde yapılan şiddet konulu bilimsel araştırmaların (doktora ve yüksek lisans tezi, bilimsel araştırma raporları ve makaleler …) Meta - Analiz çalışması yapılmalı, sonuç rapor tüm toplumla paylaşılmalıdır. İlgili resmi kurumlarca aile, çocuk, şiddet ve suç istatistikleri belli bilimsel standartlarda güncel olarak tutulmalı ve en azından üniversitelerle, şiddetle mücadele eden STK'larla ve diğer ilgililerle kolaylıkla paylaşılmalıdır. Aile, çocuk eksenli ve şiddet konulu sosyal projeler yaygınlaştırılmalı, projeler işi zaten bu alanlar olan devlet memurları ile değil. STK'larla, üniversitelerin araştırmauygulama merkezleriyle yürütülmeli; her sosyal proje sisteme yeni aktörler, programlar katmalıdır. İnsanların toplu olarak yaşadıkları, iş gördükleri her yerde, anlaşmazlıklar, ihtilaflar olabilir; bu bağlamda ülkemiz için sadece "hukukta arabuluculuk uygulaması" olması asla yetmez; bütün okullarda ve sosyal kurumlarda "müzakere ve arabuluculuk" sistemlerinin kurulması zorunlu hale getirilmelidir. Ülke düzeyinde Kızılay, Yeşilay benzeri olarak, Samsun ilinde "Şiddet ve Sosyal Travmalar Uluslararası Kongresi" açılışında Sayın il Valisi tarafından ilan edilen, "MAVĠAY: ġĠDDETLE SĠVĠL MÜCADELE HAREKETĠ" oluşumuna destek verilmeli; daha güvenli bir toplum olma yolunda STK'lar ve üniversitelerin ilgili araştırma uygulama merkezleri devlet tarafından yeterli düzeydi desteklenmeli; Şiddetle Sivil Mücadele bütün ilgili Bakanlık Strateji Geliştirme ve Eylem Planlarında yer almalıdır. "Kuru duayı bırakın; ağaç isteyen tohum eker." (MEVLANA)

banner33
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42