Seçim meydanlarının alabildiğine kızıştığı bugünlerde belki de hayatımızda hiç rastlamadığımız, görmediğimiz manzaralarla karşılaşıyoruz. Saf, temiz, inançlı kişilerin tamamen dışlandığı laf ve siyaset cambazlarının siyasi parti farklılığı gözlemlemediği garip bir ortam. Elmalarla armutlar birbirine karışmış ne elmayı ne de armutu sayamıyoruz. Armutların çoğunlukla kol gezdiğini görüyoruz. Bir bakıyorsunuz armutlarla, elmalar birlikte toplantı üstüne toplantı yapıyorlar ve bu toplantılarda ne yazık ki ülke sorunları falan kimse tartışmıyor. Varsa yoksa koltuk derdi. Yıllarca siyasi partide dava adamlığı, partinin hafızası olduğunu iddia edenlerin çoğunlukta olduğunu görmek insanın ürpermesine neden oluyor. Evet gözlemlerimizle bu olayları gördük ve yaşadık. İşin en ilginç yanı da mensubu olduğu siyasi partide birçok makamlara hak etmeden gelmiş kişilerin bu trafik içerisinde yoğunlaşmaları çok garip değil mi?

Yıllarca mensubu olduğun parti seni üst yönetim erklerine getirmiş sana başkanlıklar vermiş. “Vermiş diyorum” çünkü kimse bileğinin gücüyle tırnakları ile kazıya kazıya o makamlara gelmemiş hep ağabeyler, amcalar onların kaderini çizmiş siyaset kurumu gittikçe irtifa kaybediyor. Ülkeyi ve kentleri yönetecek kadrolar hep ahbap çavuş ilişkileri ile seçiliyor. Çalışkan ve ülke sorunları ile siyaset yapmaya çalışanlar dışlanıyor. Yalan dolan ve insanların arkasına dolanıp 2 puanın peşinde olanlar siyaset sahnesinin ne yazık ki baş aktörleri oluyor. En yukarlara yalan yanlış istihbaratlar gidiyor ve yukarılar da hep onlarla muhatap olduğu için onlara güveniyor ve inanıyor neticede de böyle bir fotoğraf sergileniyor. Şimdi mantık şu. “Ben odunu koysam seçilir” Bu mantığın tutacağını sananlar artık yanıldıklarını seçim sonrasında anlayacaklar çünkü bu millet her şeyin farkında bu malzemeden içerisinde çok değerli dostlarımız da elbette yok değil.

Gerçek anlamda ülkesine hizmet etmek isteyen değerlerimiz var olmasına var da onlara da rahat verilmiyor. Kendi kadrolarını kurma imkanı tanınmıyor. Beceriksiz ama kendi menfaatlerinde büyük beceri gösteren menfaatlerine ters düşen becerikli gerçek anlamda işini yapan kurum müdürlerini anında yok eden zavallıları bir siyasi partinin listelerine sokma gayreti niye var anlayamıyorum. Kendilerini üst makamlara gelince ben bilirim, ben yaparım, ben seçerim mantığını güdenler gökten zembille inmiş gibi “ya ben neymişim” kendimi bile keşfedememişim sarhoşluğuna düşenlere bu millet gereken cevabı gerektiği gibi elbette verir. Verecektir de ister akıllanın ister akıllanmayın biz bu ülkede nelerini gördük ne idiler? Ne oldular?

Gerçek anlamda ülkesine hizmet etmek isteyen değerlerimiz var olmasına var da onlara da rahat verilmiyor, önleri kapatılıyor. Kendi kadrolarını kurma imkanı tanınmıyor.

Beceriksiz ama kendi menfaatleri için kendilerine ters düşen güzellikleri ellerinin tersi ile itenler kurumlarda becerikli, çalışkan adam gibi görevlerini yapanları çok rahat bir şekilde harcayabilen siyaset cellatlarını belediyenin yönetim listelerine koyma gayretisi niye?

Unutulmamalıdır ki üst makamlara gelenler ahbap çavuş ilişkileriyle o makamlara gelenlerdir. Yöntemler anti demokratiktir. Size tabanın insiyatifi dışında o mevkileri verenler sizlere bir takım yetkileri de veriyor olması o da ayrı bir handikap! Sizin o yetkileri ahbap çavuş ilişkileri ile kullanmanız sizi ve kurumunuzu buharlaştırır ve yok eder. Şimdilerde baktığımızda aday olacaklar belli, siyasi partileri de belli ama hangi partiden aday olacakları belli değil. Bu adaylar da “yahu Allah Allah ben neymişim” adam kendisini yeni keşfetmiş gibi “Ben bugüne kadar kendimi tanıyamamışım” havasına giriyor.

İster inanın, ister inanmayın 1980 öncesi siyaset çok farklıydı inançlı ve gerçek dava adamları vardı ve ülke sorunları ön planda idi. Ancak 1980’in izleri hala silinmedi ve 1980 ihtilali amacına ulaştı. Farklı bir toplum mühendisliği ile hem PKK’yı oluşturdu hem de ülke insanını apolitik bir hale getirdi ve MALZEME BU OLUNCA da bu malzemeden bu çıkıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.